Orhan Yıldız

Artvinli Orhan

TürkBirDev >Türk Birliği




TürkBirDev Türk Birliği
TürkBirDev > Türk Birliği
TürkBirDev
Şah ve Mat: Tüm Oyunları Bozan Bir Hamle - Özet
Biz "Türkler"le sorun nedir? ve Tepkiler
Türk Birleşik Devletleri Kurmanın Gerekliliği. Türk Birliği Neden Kurulmalı?
Bölüm I: TürkBirDev ve Çalişmaları
Bölüm II: Ben ne Yapabilirim?
Bölüm III: Yazi ve Mektuplar
Bölüm IV: Birlige dair Söz ve Şiirler
Bölüm V: Soru ve Yanitlar
Temsilcilikler
Türk Birliği
2007 Türk Kurultayı Sonuç Bildirisi
Türk Dünyasında Dil ve Alfabe Birliğinin Önemi
Türk Kültür Evi
Türk Birliğine Evet Kampanyası İçin
Türk Birliğine Evet Kampanyası

TRT Haber Haberler

Son Dakika Haberleri | Haber Manşetleri



   
  AVRASYA KARDEŞ LKELER BİRLİĞİ TRK BİRLİĞİ
  Kirgizistan Cumhuriyeti
 

KIRGIZİSTAN   CUMHURİYETİ

  
I. KIRGIZ CUMHURİYETİ İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER

 

Resmi Adı       
:
Kırgız Cumhuriyeti
 
 
(5 Mayıs 1993 tarihinde Yüksek Şura Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararla devletin resmi adı Kırgız Cumhuriyeti olmuştur. Ülkenin resmi kısa adı ise, Kırgızistan olarak kullanılmaktadır).
Egemenliğin Kabulü
:
15 Aralık 1990
Bağımsızlığın Kabulü
:
31 Ağustos 1991
Anayasanın Kabulü
:
05 Mayıs 1993
Yönetim Şekli
:
Cumhuriyet
Cumhurbaşkanı
:
Kurmanbek BAKİYEV
Başkenti
:
Bişkek (803 800)
Resmi Dil
:
Kırgız Türkçesi (Devlet Dili), Rusça, (Resmi Dil olarak anayasal statü verilmiştir.)
Bayrak
:
Kırmızı fonun merkezinde 40 sarı ışın ve ortasında tunduk* sembolü bulunmaktadır. (Tunduk, Kırgız geleneksel çadırı “Yurta”nın üst kısmına verilen isimdir.)
Devlet Forsu
:
Kırgız Cumhuriyeti Devlet Forsu, 14 Ocak 1994 tarihinde kabul edilmiştir. (Devlet Forsu’nda yer alan dağ kartalı, dağlık ülkede yaşayan Kırgız halkının cömertliğini, uyanıklığını ve yüksek erdemini temsil etmektedir. Issık Göl, tabiat güzelliği, yaşam ve enerji kaynağı sembolü olarak kullanılmıştır. Dağlar, yüksek tepeli ve beyaz buzullu Ala Dağları ve Tanrı Dağları’nı temsil eder. Güneş ise, ülkedeki iyilik, barış ve bolluğu ifade etmektedir. Forsun etrafındaki buğday ile pamuk ise, Ülke için önemli olan tarım sektörünü sembolize etmektedir.)
Milli Marş
:
Kırgız Milli Marşı’na ait şiir, Calil SADIKOV ve Şaban KULUYEV tarafından yazılmış ve yarışma ile seçilmiştir.
Para Birimi
:
Kırgız Somu (1 Kırgız Somu=100 Tiyin) (Ülkenin milli para birimi Som, Mayıs 1993’te tedavüle girmiştir. Kırgızistan BDT ülkeleri içinde, milli para birimini tedavüle çıkaran ilk ülkedir. 2005 yılı Nisan ayı
İtibariyle 1 ABD Doları 41 Som’a tekabül etmektedir.)
Coğrafi Yerleşimi
:
Orta-Asya’nın kuzeydoğusunda, Tien Şan ve Pamir Altay dağ sıralarında bulunmaktadır. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 2 750 m'dir.
Coğrafi Koordinatlar
:
75 Doğu Boylamı, 41 Kuzey Enlemi
Yüzölçümü
:
198 500 km2 (kara 191 300 km2, su 7 200 km2)
Komşuları
:
Kuzeyinde Kazakistan, güneydoğu ve doğusunda Çin Halk Cumhuriyeti, batısında Özbekistan ve güneybatısında Tacikistan bulunmaktadır.
Kara Sınırları
:
Sınırlarının toplam uzunluğu 3 878 km’dir. Buna göre Kazakistan ile 1 051 km, Çin Halk Cumhuriyeti ile 858 km, Özbekistan ile 1 099 km ve Tacikistan ile 870 km uzunluğunda sınırı bulunmaktadır.
Deniz Sınırları
Kara Suları
:
Denize kapalıdır.
Doğal Afetler
Çevre Sorunları
:
Ülkede toprak kayması, deprem, sel ve kuraklık gibi doğal afetler yaşanabilmektedir. Ülkede temiz su bol olmasına rağmen, altyapı eksiklikleri dolayısıyla, kırsal kesim nüfusunun çoğu su ihtiyacını kirli akarsu ve kuyulardan gidermektedir. Ayrıca hatalı sulama sonucu topraklarda tuzlanma artmaktadır.
Coğrafi Yapı
:
Genellikle dağlık olan ülkenin ½’si 1000 m’den, ¾’ü 1500 m’den, ¼’ü 3000 m’den yüksektir. Ülkenin doğusuyla batısı arasındaki uzunluk 925 km, kuzeyi ve güneyi arasındaki uzunluk ise, 454 km’dir.Kuzeyde Çuy Vadisi bulunmaktadır. Güneybatıda Oş ve Calal-Abad Bölgeleri Özbekistan’daki Fergana Vadisi’ne komşudur. Ülkenin diğer bölgeleri Tien Şan sıradağları üzerinde bulunmaktadır. En alçak nokta Kara Darya 132 m, en yüksek nokta ise Ceniş Çokusu (Pobeda Zirvesi), 7 439 m’dir.
İklimi
:
Yükseltiye göre önemli iklim değişikliği olmakla beraber ülkede genellikle az yağışlı kara iklimi hakimdir. Yılda ortalama güneşli gün sayısı 240 gündür. Yılda ortalama yağış miktarı ise, 300-600 mm civarındadır.
Önemli Nehirleri
:
Narın (535 km), Çatkal (205 km), Çuy (221 km).
Önemli Gölleri
:
Ülkede bulunan 1923 gölün kapladığı alan, 6 836 km2 'dir. Bunlardan en önemlisi, aynı zamanda dünyanın ikinci büyük krater gölü olan Issık-Göl (6 236 km2) 'dür.
İdari Bölgeler
:
Ülke Başkent dışında 7 idari bölgeye ayrılmıştır. Başkent Bişkek’e ise özel bir statü verilmiştir. Kırgız Cumhuriyeti’nin idari bölgeleri; Çuy, Issık Göl, Narın, Talas, Calal-Abad, Oş ve Batken’dir.
Önemli Şehirler
:
Bişkek, Oş (226 400), Karakol (77 200), Calal-Abad, Tokmok, Kara-Balta, Çolpan Ata, Narın, Talas
Karayollarının Uzunluğu
:
30 300 km (22 600 km asfalt, 7 700 km asfalt konmamış)
Demiryollarının Uzunluğu
:
372 km (endüstriyel hatlar dahil değildir.)
Havaalanları
:
Ülkede toplam 50 civarında havaalanının mevcut olduğu bilinmekle beraber, 4 sivil ve 1 askeri havaalanı asfaltlanmış ve ihtiyaca cevap verebilecek durumdadır. Ülkenin en büyük havaalanı Bişkek’e 35 km uzaklıkta bulunan Manas Havaalanı’dır.
Su Yolları
:
600 km
Doğalgaz Boru Hatları
:
200 km
Petrol Boru Hatları
:
Bulunmamaktadır.
Telekomünikasyon Yapısı
 
Ülke genelinde, 1997 yılı itibariyle toplam 351.000 adet telefon abonesi bulunmaktadır. Yine aynı yılın verilerine göre Ülkede yaklaşık 210.000 adet kayıtlı TV, 520 000 adet ise radyo alıcısı mevcuttur. 1998 verilerine göre, Rusya, Özbekistan ve Kazakistan’a ait programları nakleden tekrarlayıcı TV istasyonları ile AM 12, FM 14, Kısa dalga 2 radyo istasyonları bulunmaktadır. Ayrıca, yaklaşık
10.000’in üzerinde de internet kullanıcısı olduğu bilinmektedir. Devlet kuruluşu olan Kırgız Radyo Televizyon Kurumu ülke geneline Rusça ve Kırgızca dillerinde, 07:00-23.30 saatleri arasında yayın yapmaktadır. Ülkede yayın yapmakta olan Piramida TV, KOORT ve NBT gibi özel kanalların yanı sıra yayınları son derece güçlü olan ve ülke genelinde izlenen Rusya Federasyonu Devlet Televizyonu birinci kanalı ORT ve ikinci kanalı RTR ile NTV televizyonuna bağlı TNT televizyon kanalı Rusça olarak yayın yapmaktadır. Kırgız resmi radyosu ile Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’ne ait “Radio Manas (Manas FM), “Piamida”, “Almaz”, “Europa Plus”, “Ruskoye Radyo” özel radyoları gün boyu yayın yapmaktadır. 56 kanalın bulunduğu ve içlerinde TRT-INT yayınlarının da yer aldığı ALA TV ülkenin kablolu yayın kanalıdır. Özel çanak antenle ülkemizde yayın yapmakta olan ulusal televizyon kanallarının yayınları izlenebilmektedir. Devlet kuruluşu olan Kırgız Kabar Kırgızistan’ın resmi haber ajansıdır. Günlük, Kırgızca, Rusça ve İngilizce bültenler yayınlamaktadır. Özel haber ajansı Akipress ise, günlük, Rusça ve İngilizce bültenler yayınlamaktadır.
Önemli Doğal Kaynakları
:
Hidrolik kaynaklar, kömür, altın, gümüş, civa, antimon, kalay, volfram, çinko, kurşun, vollastonit, infelin siyanitler ve değerli taşlar.
Temel Tarımsal Ürünleri
:
Pamuk, yün, deri, ipek, tütün, sebze, meyve, pirinç,et, süt, şeker pancarı, saman ve kenevir.
Temel Sanayi Dalları
:
Tekstil, gıda, maden ve metalürji endüstrisi, elektronik, demir dışı metaller, şeker, ipek ve koza işleme, deri işleme, tarım ve iş makineleri, konservecilik.
Temel Sanayi Ürünleri
:
Elektroenerji, petrol, doğalgaz, kömür, çimento, mazot, benzin, elektronik eşya, radyatör, cam ürünleri, ahşap ürünler.
Elektrik Üretimi/Tüketimi
:
13 978/9 818 milyon kWh
Nüfusu
:
4 822 938 (Haziran 2004 tahmini 5 092 000)
Toplam Kadın Nüfus
:
2 442,5 bin kişi
Toplam Erkek Nüfus
:
2 380,4 bin kişi
Kentsel Nüfus
:
1 678,6 bin kişi
Kırsal Nüfus
:
3 144,3 bin kişi
Nüfusun Kompozisyonu
:
Kırgız Cumhuriyeti Milli İstatistik Komitesi verilerine göre, ülkede 80 civarında farklı etnik grup mevcuttur. Kırgız (67,4), Özbek (14,2), Rus (,3), Uygur (%1) Ukraynalı (%0,7), Diğer (%6,4).
Nüfusun Dini Dağılımı
:
Müslüman Rus Ortodoks  Diğer % 1
Nüfus Yoğunluğu
:
24.1 kişi/ km2
Nüfus Artışı
:
56.0 (bin kişide)
Ortalama Yaşam Süresi
:
67.0 yıl1999 yılı “Kırgız Cumhuriyeti 1.Milli Nüfus Sayımı” sonuçları esas alınmıştır.
Nüfusun Yaş Gruplarına
Göre Dağılımı
:
Çocukluk ve gençlik çağındakiler % 38.1 Çalışma çağındaki nüfus % 52.7 Çalışma çağının üstündeki nüfus % 9.2
Doğum Oranı
:
22.2 (bin kişide)
Okur-yazar Oranı (2001)
:
% 90
İlköğretim Okulları
(2003-2004)
:
2 080
İlköğretimdeki Öğrenci
Sayısı (2003-2004)
:
1 156 800 kişi
Üniversiteler (2003-2004)
:
47 (31 Devlet Üniversitesi, 16 Özel Üniversite)
Yüksek Öğrenimdeki
Öğrenci Sayısı (2003-2004)
:
203 000 kişi
Toplam Sağlık Kurumu
Sayısı (2003)
:
151
Doktor Sayısı (2004)
:
13 600
GSMH (2003)
:
1.986 milyar ABD Doları
GSMH Yapısı (2003)
:
6.70 tarım, .20 sanayi, % 17.48 inşaat, .88 ticaret, %1.12 ulaştırma, %0.61 iletişim ve .01 diğer
Kişi Başına Milli Gelir(2003)
:
363.-ABD Doları
Enflasyon Oranı (2003)
:
% 5.6
Büyüme Oranı (2003)
:
% 6.5
Konsolide Bütçe (2003) Gelir
:
16 214.9 milyon Som
Gider
:
16 895.9 milyon Som
Kons. Bütçe Açığı (2003)
:
-681 milyon Som
Fakirlik Seviyesi (2004)
:
Nüfusun D.4’ü
Ortalama Ücret (2003)
:
1 916 Som
Yaşam Standartları
:
Nüfusun .4'ü elektrik, .6’sı ise temiz su kullanma imkanına sahiptir.
İşsizlik Oranı (2004)
:
% 8.8
Dış Borç
(1.09.2004 itibariyle)
:
1 milyar 834.6 ABD Doları
Dış Borçların GSMH’ya
Oranı (2003)
:
% 95
Dış Borçların İhracata
Oranı (2003)
:
% 326
Dış Ticaret Hacmi (2003)
:
1 298,7 milyon ABD Doları
Dış Ticaret Dengesi (2003)
:
-135,3 milyon ABD Doları
Toplam
İhracat (FOB) (2003)
:
581.7 milyon ABD Doları
Toplam
İthalat (CIF) (2003)
:
717.0 milyon ABD Doları

 
Kırgızistan'ın Ticaret Yaptığı Başlıca Ülkeler
İhracat                                    : Türkiye, Rusya, Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan, Belarus, Ukrayna,
             Çin Halk Cum., Almanya,  ABD, İsviçre
İthalat                                     : Türkiye, Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Ukrayna,Türkmenistan ,ABD,
 Almanya, Kanada, İngiltere, Çin Halk Cum., G.Kore
Başlıca İhracat Kalemleri       : Tarım ürünleri, gıda alkollü içecek, deri-kürk, elektroteknik teçhizat,
   kereste, altın.
Başlıca İthalat Ürünleri          :Petrol ve petrol ürünleri, doğal gaz, makine ve teçhizat, kimya ve yan
   sanayi ürünleri, tıbbi malzeme, tekstil, gıda.
 
Türkiye ile Ticareti (2003) :
Dış Ticaret Hacmi                               : 36.9 milyon ABD Doları
 
Kırgızistan’ın Türkiye’den İthalatı     : 25.1 milyon ABD Doları (2004 yılı ilk 9 ay)
 
Başlıca İthalat Kalemleri                    : Kazanlar, makineler, halılar, elektrikli makineler, mobilyalar, plastikler, sabunlar
 
Kırgızistan’ın Türkiye’ye İhracatı       : 9.5 milyon ABD Doları (2004 yılı ilk 9 ay)
 
Başlıca İhracat Kalemleri                    : Ham postlar, pamuk, ipek, sebze, yağlı tohum ve meyveler, yapağı, yün.
 
Dış İlişkiler                                          : Kırgız Cumhuriyeti 178 ülke tarafından tanınmış, 100 ülke ile diplomatik ilişki kurmuştur.
 
Kırgızistan'ın Dış Temsilcilikleri : Ankara, Washington, Pekin, Brüksel, Tahran, Londra, Berlin, Yeni Delhi, Ottava, Bern, Moskova, Kiev, Minsk, Astana, Taşkent, Aşkabat, Duşanbe, Viyana, Kuala Lumpur, Tokyo.
Büyükelçilikleri; Dubai, İstanbul, Frankfurt, Karaçi, Almatı, Ekaterinburg Baş Konsoloslukları; BM nezdindeki Daimi Temsilcilik, BM Cenevre ve AGİT Viyana Ofisleri nezdindeki Daimi Temsilcilik.
 
Kırgızistan'da Mukim Büyükelçilikler : Türkiye, ABD, Almanya, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, İran, Belarus, Kazakistan, Hindistan, Pakistan, Özbekistan, Ukrayna, Afganistan, Tacikistan, Fransa (Maslahatgüzar), AB Komisyonu Temsilciliği (Maslahatgüzar)
 
Kırgızistan’ın Üye Olduğu Bazı Uluslararası Kuruluşlar : BM, AGİT, Avrupa Atlantik Ortaklık Konseyi (AAOK), ECO, İKÖ, Dünya Bankası, IMF, ILO, Avrupa Kalkınma ve İmar Bankası (EBRD), Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO), UNIDO, WHO, UNESCO, Uluslararası Finans Kuruluşu (IFC), İslam Kalkınma Bankası, Uluslararası Enerji Ajansı, Asya Kalkınma Bankası, BM Asya Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCAP), Dünya Ticaret Örgütü, Bağlantısızlar Örgütü (gözlemci).
 
Kırgızistan'da Faaliyet Gösteren Uluslararası Organizasyonlar: ADB, EBRD, EU-TACIS, GTZ, IMF, IOM, Japanese Center, Swiss Coordination Office, TICA, UNDP, UNICEF, USAID, WHO, UNHCR, UNESCO, ILO, World Bank, ICRK, ACCELS, USIA, OSCE.
 
I.1. Tarihçe
“...... Kırgızlar, Orta Asya'daki en eski milletlerden biridir. Kırgızlar ile ilgili ilk yazılı belgelere, M.Ö. III. yüzyıla ait Çin kaynaklarında rastlanmaktadır. Bu dönemde Hun yöneticisi Modeu tarafından Kırgız toprakları zapt edilmiş ve Kırgızlar uzun asırlar boyunca birçok göçebe imparatorlukta aktif bir şekilde savaşmışlardır. M.S. I. asrın sonlarında Kırgızlar Uygur Kağanlığı’nı yıkarak güçlü bir devlet olan Kırgız Kağanlığı’nı kurmuşlardır.
 
Kırgızların galibiyeti Tan İmparatorluğu, Tibet ve Orta Asya’nın ilgisini çekmiştir. Kırgızlar, daha sonraları askeri başarıları sayesinde Orta Asya’daki tarihi olayların akışına büyük bir etkide bulunmuşlardır. Daha M.S.VI-VII asırlarda Kırgız devletçiliği Yenisey kıyılarında büyük bir atılım gerçekleştirmiştir. O dönemlerde Kırgızlar, Bizans ve Çin tarihçilerinin ilgi alanına girmiş ve bu tarihçiler daha sonraları, Kırgızların Yenisey devletinin ekonomik refahının nasıl arttığını anlatmışlardır. Bugün için atalarımızın devletlerinin kuruluşunu, yapısını, yönetici ve komutanlarını anlattıkları, tarihin Yenisey dönemine ait 120’den fazla Kırgız metni bilinmektedir.
 
1207 yılında Yenisey Kırgızları Moğol devletine bağlılıklarını bildirmişler, ancak belirli ölçüde bağımsızlıklarını sürdürmüşlerdir. Kırgızlar 13.asır boyunca Moğol boyunduruğundan kurtulmaya çalışmışlardır. Bunda ancak 1273 yılında başarılı olmuşlar ve ne yazık ki 20 yıl sonra 1293 yılında Moğol orduları tekrar Kırgız ordularını mağlubiyete uğratmıştır.
 
Yenisey
Kırgızlarının devleti nihai olarak tasfiye edilmiş ve diğer Türk boylarına karışmıştır. Yenisey Kırgızlarının zengin ve özgün orta çağ kültürünün ulaştığı seviye günümüze kadar Avrupalı, Rus ve Çinli Kırgızolog bilim adamlarının, tarihçilerin, arkeolog ve etnografyacıların ilgisini çekmeye devam etmektedir. XV.asırda Altay Kırgızlarının bir kısmı Tien-Shan’a göç etmiş ve daha sonraları gelen kabilelerle yerli akraba kabileler kaynaşmak suretiyle bugünkü Kırgız halkını oluşturmuşlardır.
 
Kırgızların kendi devletini kurma yolundaki yolları hem çok zorlu, hem de çok uzundu. Bugünkü toprakları içinde egemen Kırgız devletini oluşturma imkânının tohumu 1924 yılının Ekim ayında atıldı ve o tarihte Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti bünyesinde Kara-Kırgız Özerk Bölgesi kuruldu. Daha sonra Şubat 1926’da, Bölge’nin adı Kırgız Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olarak değiştirildi.
 
1936 yılında ise, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği bünyesinde Kırgız Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti oldu. Sovyet iktidarı döneminde Kırgızlar için başka bir çağ başladı. Kırgızistan’ın dünyadaki spesifik yeri kendi tarihi, gelenekleri ve kültürü tarafından benimsenmektedir.
 
Nüfusun çok milliyetli yapısı, farklı dinlere mensup oluşu Kırgızistan’ın kendine özgü gelişme şeklini belirlemiş ve gerek Asya’yla gerekse Avrupa’yla bağlarının kopmamasını sağlamıştır......”  “Kırgız Cumhuriyeti’nin İlk Cumhurbaşkanı Askar Akayev”, 1999 Ankara, Türkiye Kırgızistan, Gorbaçov yönetimi ve Glasnost-Perestroika süreci ile Sovyetler Birliği içinde başlatılan demokratikleşme çabalarının en belirgin olarak görüldüğü Orta Asya Cumhuriyetidir.
 
Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte “Kırgızistan Sovyet Cumhuriyeti” de tarihe karışmıştır. Kırgızistan Komünist Partisi'nin yönetimdeki etkisi, Ağustos 1991 sonrasında tedricen azalmış, bu hususta ülkede ciddi bir reform süreci başlatmış olan Cumhurbaşkanı AKAYEV'in önemli bir rolü olmuştur. AKAYEV, Kırgızistan Komünist Partisi'nin faaliyetlerini askıya almıştır. Kasım ayı içinde Kırgızistan Komünist Partisi'nin ılımlı üyeleri Sosyal Demokratik Partisi'ni kurarak, AKAYEV'in reformlarına ve demokratik ilkelerine bağlı olduklarını ilan etmişlerdir.
 
1991 yılı
içinde Kırgız Cumhuriyeti'ndeki demokratik güçlerde etnik kutuplaşmalar görülmeye başlanmıştır. İlk tescil edilen siyasi hareket, Demokratik Kırgızistan Hareketi olmuştur. Kırgızistan 15 Aralık 1990'da egemenliğini, 31 Ağustos 1991 tarihinde de bağımsızlığını ilan etmiştir. Kırgız Cumhuriyeti Anayasası 5 Mayıs 1993 tarihinde Parlamento’da oy birliğiyle kabul edilmiş, yine aynı tarihte Yüksek Şura Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararla, ülkenin resmi adı Kırgız Cumhuriyeti olmuştur.
 
Askar AKAYEV, Kırgızistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından Cumhurbaşkanı seçilerek, 2005 yılına kadar bu görevini sürdürmüştür. Kırgızistan’da ilk turu 27 Şubat 2005’te, ikinci turu ise 13 Mart 2005’te gerçekleştirilen parlamento seçimlerini Devlet Başkanı AKAYEV yanlısı milletvekillerinin kazanması, ülkede gerilimi tırmandırmış, muhalefet seçimlerde hile yapıldığı iddiasıyla, AKAYEV’in istifasını talep eden bir ayaklanma hareketi başlatmıştır.
 
Kırgızistan’ın güneyinde Fergana Bölgesi ve ülkenin ikinci büyük kenti olan Oş şehrinde başlayan ayaklanma hareketi, Oş ve Celalabad şehirlerinde hükümet binalarının ele geçirilmesiyle hızlanmıştır. Yaşanan olayların ardından Devlet Başkanı Askar AKAYEV’in muhalefetle görüşmeye hazır olduğunu bildirmesi ve Yüksek Seçim Komisyonu’na parlamento seçimlerinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddiaları araştırması talimatı vermesine rağmen hareket devam etmiş, 24 Mart 2005 tarihinde ise Başkent Bişkek’te yaklaşık 10 bin civarındaki göstericinin Başkanlık Sarayına yürüyüşü ve Başkanlık Sarayı’nı ele geçirmesiyle son aşamasına gelmiştir.
 
24 Mart 2005 tarihinden sonra AKAYEV’in istifası, geçici devlet başkanlığı ve başbakanlığa muhalefet lideri Kurmanbek BAKİYEV’in getirilmesi ve geçici hükümetin kurulması ile siyasi karışıklık ortamı yerini sessiz bir bekleyişe bırakmıştır. Kırgızistan Parlamentosu, başkanlık seçiminin 10 Temmuz 2005’de yapılmasını kararlaştırmıştır.
 
I.2. Coğrafi Yapı
71 -80 Doğu Boylamı, 39 -43 Kuzey Enlemi koordinatlarında bulunan, Pamir Altay dağlarının güneybatı ve Tien Şan (Tanrı) dağ sırasının kuzeydoğu sınırında yer alan, Orta Asya'nın kuzeydoğu ülkesi Kırgızistan'ın yüzölçümü, 198 500 km2'dir. %4,4'ü su olan Kırgızistan'ın yüzölçümünün, %5,3'ünü ormanlık alanlar, T,1'ini tarımsal alanlar, 6,2'sini ise, diğer arazi oluşturmaktadır.
 
Kuzeyinde Kazakistan, güneydoğu ve doğusunda Çin Halk Cumhuriyeti, batısında Özbekistan, güneybatısında Tacikistan ile komşu olan Kırgızistan'ın sınırlarının toplam uzunluğu 3 878 km'dir. Kırgızistan'ın Kazakistan ile sınır uzunluğu 1 051 km, Çin Halk Cumhuriyeti ile 858 km, Özbekistan ile 1 099 km ve Tacikistan ile ise, 870 km'dir. Kırgızistan’ın denize sınırı bulunmamaktadır. Kırgızistan'ın kuzeyi ile güneyi arasındaki uzaklık 454 km, doğu ile batısı arasındaki uzaklık ise 925 km'dir.
 
Kırgızistan geniş çukur alanlara, derin vadilere ve yüksek dağ sıralarına sahiptir. Ortalama rakım 2 750 m'dir. En yüksek nokta (Pobeda Tepesi), deniz seviyesinden 7 439 m, en alçak nokta ise, deniz seviyesinden 132 m yükseklikteki Kara Darya’dır. Toplam alanın 'ünden fazlasının deniz seviyesinden yüksekliği 1 000 m'yi aşar ve toplam yüzölçümünün yaklaşık @'ı 3 000 m'den yüksektir.
 
Kırgızistan’ın nüfusunun neredeyse tamamı 1800 m'den daha yüksekte yaşamaktadır. Doğu batı istikametinde 2 000 km uzunluğunda ve 400 km genişliğinde bir kara kitlesi olan Tanrı Dağları’nın yaklaşık üçte ikisi Kırgızistan toprakları içinde yer almaktadır. Tanrı Dağları doğu, batı, kuzey, güney ve orta kısımlar olmak üzere, beş bölümde ele alınabilir. Karasal iklimin hüküm sürdüğü Tanrı Dağları’nın eteklerinde yazları çok sıcak, kışları ise çok soğuk olmaktadır. Gündüz ve gece sıcaklık farklarının çok yüksek olduğu bölgede nem oranı düşük, güneşli gün sayısı ise yüksektir.
 
Tanrı Dağları’nın orta kesimlerinde yer alan Terskey Ala Dağı, Kırgız Sırtları, Batal Kokşaal Dağı ve Akşırak Kuyluğu ile Güney İngilçek ve Kayında buzulları özellikle dağcılık açısından oldukça önemlidir. Güney İngilçek Buzulu Çin ve Kazakistan sınırı arasında yer almakta olup, 62 km uzunluğu, 3.5 km genişliği ve 200 m kalınlığıyla dünyanın en büyük buzullarından biridir.
 
Bölgede 7 000 m’yi aşan iki zirve (Tengri ve Pobeda), 6 000 m’yi aşan 23 zirve ve 5 000 m’yi aşan 80 zirve bulunmaktadır. Kırgızistan’ın güneyinde yer alan Pamir Dağları’nda iklim genel olarak Tanrı Dağları’ndaki iklime benzemekle beraber daha durağan ve daha az nemlidir. Zaalaya, Türkistan ve Alay Dağları’nda bulunan zirveler özellikle dağcılık açısından önemlidir. Ülkede genel olarak büyüklü küçüklü yaklaşık 40 000 dere ve ırmak bulunmaktadır. Kırgızistan'ın en önemli nehirleri; Narın (535 km), Çuy (221 km) ve Çatkal (205 km)'dır.
 
Kırgız Cumhuriyeti'nde 1 923 adet göl bulunmakta ve kapladıkları alan 6 836 km2'ye ulaşmaktadır. Issık Göl (6 236 km2), Son Göl (275 km2) ve Çatır Göl (175 km2) Kırgızistan'ın en büyük gölleridir. Bunlardan en önemlisi, aynı zamanda dünyanın en büyük ikinci krater gölü olan Issık Göl'dür. 668 m derinliği ile dünyanın en derin göllerinden biri olan Issık Göl’ün kuzey ve güney kıyıları, bu kıyılara paralel uzanan Tanrı Dağları tarafından çevrelenmiştir ve bu dağlardan gelen 80 civarında irili ufaklı ırmak göle akmaktadır. Issık Göl’ün biraz tuzlu olan suyu en soğuk havalarda bile donmaz.
 
Issık Göl sahip bulunduğu büyük su hacmiyle çevresinin iklimini de büyük ölçüde etkiler. Çevresi karla kaplı olduğu halde, kışın bölgede ılıman bir iklim hüküm sürer. Yaz aylarında ise, Kırgızistan’ın diğer bölgelerinden daha serin ve daha az nemli olmasıyla, kaliteli kumsalı ve zengin bitki örtüsü ile turistik bir cazibe noktasıdır. Kırgızistan’ın genel bitki örtüsünü orman, makilikler, bozkır, step, çayır ve su bitkileri oluşturur. Bitki örtüsünde görülen başlıca türler ise çam, ceviz, fıstık, huş ağacı, akağaç ve kavaktır.
 
Güneybatı Tien Şan’da bulunan ceviz ormanı özel bir öneme sahiptir. Kırgızistan karasal iklime sahiptir. Deniz seviyesinden yüksekliği 2 000-2 500 m arasında olan bölgelerde kışlar, sıcak ve kurudur. Kış mevsimindeki hava sıcaklıkları özellikle dağlar ve dağ vadilerinde oldukça düşüktür. Dağlık bölgelerde kış aylarında sıcaklık -40οC'ye düşebilmektedir. Yaz aylarında ise, özellikle güney bölgelerde sıcaklık 40οC'ye ulaşmaktadır. Başkent Bişkek'in ise, yıllık sıcaklık ortalaması 2οC'dir.
 
Kırgızistan'da yılın yaklaşık 240 günü güneşlidir. Kırgızistan yılda ortalama 450 mm yağış almaktadır. Yıllık nem miktarı yüksekliğe bağlıdır ve 100 ile 1 000 mm arasında değişir. Ancak, genellikle 300-600 mm arasında seyreder.
 
I.3. Demografik Yapı
Kırgız Cumhuriyeti'nin 1.Milli Nüfus Sayımı 24 Mart-01 Nisan 1999 tarihleri arasında yapılmıştır. 1.Milli Nüfus Sayımı'nın sonuçlarına göre, Kırgızistan'ın nüfusu, 4 822,9 bin olarak hesaplanmıştır. Nüfusun 2 380,4 binini erkekler, 2 442,5 binini ise, kadınlar oluşturmaktadır. Kırgızistan nüfusunun 1 678,6 bini kentlerde, 3 144,3 bini ise, kırsal bölgelerde yaşamaktadır. 1999 yılında yapılan son nüfus sayımına göre, Kırgızistan nüfusu, 1989 yılında yapılan bir önceki nüfus sayımına oranla ,3 artış göstermiştir.
Tablo1.3,1. Kırgız Cumhuriyeti Nüfus Sayısının Yıllara Göre Değişimi 

 
Yıllar
Toplam
Nüfus
Toplam Nüfus
İçinde
Toplam Nüfusa
% olarak
Ortalama Yıllık
Nüfus Artışı
(Bin kişi)
(Bin Kişi)
Kentsel
Kentsel
Kırsal
Kırsal
1913 (yılsonu)
863,9
105,8
12,3
87,7
758,1
-
 1926 (17 Şubat
Nüfus sayımına göre)
 
1001,7 
 
122,3
 
12,2
 
87,8
 
879,4
 
10,6
1939 (17 Ocak
Nüfus sayımına göre)
 
1458,5
 
270,1
 
18,5
 
81,5
 
1188,4
 
38,1
 1959 (15 Ocak
Nüfus sayımına göre) 
 
2066,1
 
696,2
 
33,7
 
66,3
 
1369,9
 
30,4
1970 (15 Ocak
Nüfus sayımına göre) 
 
2933,2
 
1097,5
 
37,4
 
62,6
 
1835,7
 
78,8
1979 (17 Ocak
Nüfus sayımına göre) 
 
3529,0
 
1366,3
 
38,7
 
61,3
 
2162,7
 
66,2
1989 (12 Ocak
nüfus Sayımına göre)
 
4290,5
 
1640,9
 
38,2
 
61,8
 
2649,6
 
76,2
1999*(24 Mart
Nüfus sayımı)
 
4850,7
 
1713,8
 
35,3
 
64,7
 
3136,9
 
56,0

Kaynak: Kırgız Cumhuriyeti 1.Milli Nüfus Sayımı Temel Sonuçları,2000. *Geçici nüfus da dahil edilmiştir.
Söz konusu bölgelerdeki nüfus artışı ülkenin güneyindeki yüksek doğum oranı ile açıklanmaktadır. Bişkek şehrindeki nüfus artışı ise, iç migrasyona bağlıdır. Issık-Göl bölgesinde (%2,3), Talas bölgesinde (%3,8), ve Narın bölgesinde (sadece %0,5) nüfus artışı gözlenmektedir. Çuy bölgesi nüfusu ise, 1989 yılı ile karşılaştırılmalı olarak %3,2 azalmış bulunmaktadır. Bu durumun nedeni olarak ise, Narın, Issık-Göl ve Talas bölgesindeki nüfusun Bişkek'e doğru göç etmeleridir.Kırgızistan'da nüfus yoğunluğu 24.1 kişi/km2 olarak hesaplanmaktadır. Nüfusun en yoğun olduğu bölgeler Oş, Calal-Abad ve Çuy'dur. 1989 yılı nüfus sayımı ile mukayeseli olarak, 1999 yılında kentsel nüfus %3,3, kırsal nüfus ise, % 19,4 artış göstermiştir. En yüksek nüfus artışı, Batken (",7), Calal-Abad (,9), Oş ($,9) bölgelerinde ve Bişkek (#) şehrinde görülmüştür.
Çuy bölgesindeki nüfusun azalmasının nedeni ise, insanların Kırgız Cumhuriyeti sınırları dışına migrasyonudur. Bunun yanında, Talas ve Issık-Göl bölgesinden Kırgız Cumhuriyeti sınırları dışına göç eden Alman ve Rusların sayısı da oldukça yüksektir.
 
Tablo 1.3.2. Kırgızistan'da Nüfusun Yerleşim Bölgelerine Göre Göstergeleri (1999)

Bölge (Oblast)
Toplam Nüfus (Bin Kişi)
Bişkek
762,3
Çuy
770,8
Issık-Köl
413,1
Narın
249,1
Talas
199,9
Calal-Abad
869,3
1 176,0
Batken
382,4
Kırgız Cumhuriyeti
4,822,9

 Kaynak: Kırgız Cumhuriyeti 1.Milli Nüfus Sayımı Temel Sonuçları,2000.

1989 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre, kentsel nüfusun sayısı 8,2'den 4,8'e kadar azalmış bulunmaktadır. Aynı zamanda kırsal nüfusun payı a,8'den e,2'ye kadar büyümüştür. Örneğin, Batken bölgesindeki 2 şehir ve 5 şehir tipi yerleşim noktasında oturan kentsel nüfusun sayısı 10 yıl içinde toplam bölge nüfus sayısına göre 0'dan 'a kadar azalmıştır. Aynı biçimde, Calal-Abad bölgesinde oturan toplam bölge nüfus sayısına göre kentsel nüfusun payı 0'dan % 23'e kadar, Oş bölgesinde de (,5'den # kadar düşmüştür. Geçmiş on yıllık süre içerisinde Issık-Göl bölgesi kentsel nüfus sayısı %3,1, Narın bölgesi kentsel nüfus sayısı  ve Çuy bölgesi nüfus sayısı % 25 azalmıştır. Bu durum her şeyden önce ekonomik nedenlere dayanmaktadır. Şehirlerde ve şehir tipi yerleşim noktalarında kömür, renkli metalurji, makina üretimi ve başka sanayi dallarının üretimi gittikçe azalmaktadır. Bu eğilimler ile birlikte bunlara bağlı sosyal-kültürel altyapı kuruluşları da kapanmaktadır. 1989 ve 1999 yılları arasında toplam nüfus artışı 565 bin kişiye eşit olup,
nüfusun ortalama yıllık artış hızı %1.2'ye ulaşmıştır. Bu dönem içerisinde bir önceki döneme göre yeni doğanların sayısı azalarak, ölenlerin sayısı artmış, migrasyon süreci de önemli bir güçlenme yaşamıştır. Dış göçün en yoğun olduğu dönem, 1993 yılına denk gelmektedir. Tajikistan ve Kafkasya ülkeleri dışında, tüm BDT ülkeleri ile böyle bir migrasyonun olumsuz dengesi gözlenmiştir. Dolayısıyla, ülkedeki nüfus sayısının
artışı, öncelikle doğum süreçleri ile açıklanabilmektedir. Kırgızistan nüfusunun 2005 yılında, 6.2 milyon, 2025 yılında ise, 7.5 milyon civarında olacağı tahmin edilmektedir. 1999 yılında yerleşik nüfus içinde erkek nüfus I,4, kadın nüfus ise, 50,6 olarak hesaplanmıştır. Şehirlerde erkek nüfus G,9, kadın nüfus R,1, kırsal kesimlerde ise, erkek nüfus P,2, kadın nüfus I,8 oranında yer almaktadır. 24 Mart 1999 tarihli Nüfus Sayımı sonuçlarına göre, ülkede 1 108 bin hanehalkı kaydedilmiştir.Nüfusun ,2'si hanehalklarında yaşamaktadır. Ülke genelinde, 1 hanehalkı 4,3 kişiden oluşmaktadır. Kentlerde bu sayı 3,5, kırsal kesimde ise 4,9 kişidir. En yüksek hanehalkını Oş Bölgesi 5,1, Calal-Abad ve Narın Bölgeleri 5, Talas 4,9, Batken ise 4,8 kişi ile oluşturmaktadıır. En küçük hanehalkı ise, 3,7 kişi ile Çuy bölgesinin şehir yerleşim noktalarında yaşamaktadır. Başkent Bişkek'teki hanehalkı sayısı ise, 3,3 olarak hesaplanmıştır. 1999 yılı verilerine göre, Kırgızistan nüfusu 0-9 yaş arası, şehirlerde ,9, kırsal kesimde &,4, 10-19 yaş arası, şehirlerde ,6, kırsal kesimde #,2, 20-29 yaş arası, şehirlerde ,0, kırsal kesimde ,9, 30-39 yaş arası, şehirlerde ,1, kırsal kesimde ,6, 40-49 yaş arası, şehirlerde ,3, kırsal kesimde %9,1, 50-59 yaş arası, şehirlerde %5,5 kırsal kesimde %4,3, 60 yaş ve üstü şehirlerde %8,6, kırsal kesimde %7.5 olarak hesaplanmaktadır.
Tablo 1.3.3. Kırgız Cumhuriyeti’nde Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (1999)

Yaş Grupları
Şehirlerde (%)
Kırsal Bölgelerde (%)
0-9 yaş arası
% 18,9
% 26,4
10-19 yaş arası
% 20,6
% 23,2
20-29 yaş arası
% 19,0
% 15,9
30-39 yaş arası
% 16, 1
% 13,6
40-49 yaş arası
% 11,3
% 9,1
50-59 yaş arası
% 5,5
% 4,3
60 yaş ve üstü
% 8,6
% 7,5

 
Kaynak: Kırgız Cumhuriyeti 1.Milli Nüfus Sayımı Temel Sonuçları, 2000.
 
Kırgızistan nüfusunun ortalama yaşı 26,2'dir. Yaş ortalaması, kadınlarda 27,2, erkeklerde ise, 25,2 olarak hesaplanmaktadır. Nüfusun kırsal kesimde yaşayan kesiminin yaş ortalaması 25,0, şehirlerde yaşayan kesimi ise, 28,5'tir. Kırgız Cumhuriyeti'nin resmi kaynaklarına göre, ülkede 80 civarında etnik grubun varlığından söz edilmektedir. Ülkede genel nüfus içinde, Kırgızlar, Özbekler ve Ruslar başlıca etnik gruplar olarak sayılabilir.
 
Tablo 1.3.4. Kırgız Cumhuriyeti'nde Nüfusun Etnik Yapısı (1999)
 

Etnik Halklar
Nüfus Sayısı % Olarak
Kırgız
3 128 144 64,9
Özbek
664 953 13,8
Rus
603 198 12,5
Müslüman Çinli (Dungan)
51 766 1.1
Ukraynalı
50 441 1,0
Uygur
46 733 1.0
Tatar
45 439 0,9
Kazak
42 657 0,9
Tacik
42 636 0,9
Ahıskalı Türk
33 327 0,7
Alman
21 472 0,4
Koreli
19 764 0.4
Diğer
72 408 1,5
Toplam
4 822,938 100

Kaynak : Kırgız Cumhuriyeti 1.Milli Nüfus Sayımı Temel Sonuçları, 2000.
 
“...... Bağımsızlığının başlangıcından itibaren Kırgızistan, milli politikasında planlı faaliyetler yürütmüştür. Milliyetler arasındaki barış ve dengeyi sağlamak için devlet politikasının temelinde 5 ilke yer almıştır: Hoşgörü, iyi niyet, her bir etnik grubun haklarına saygı göstermek, uyum ve işbirliği. Her bir etnik grubun dil ve kültürünü muhafaza etmek suretiyle tek bir ülkeye ait olacak şekilde kendini özdeşleştirmesi için elverişli koşullar oluşturulmuştur. Tüm bunlar ise “Kırgızistan-Ortak Evimiz” formülüyle ifadesini bulmaktadır.
 
1994 yılı Ocak ayında ilk Kırgızistan Halk Kurultayı düzenlenmiş ve Kırgızistan Halkları Asamblesi oluşturulmuştur. Bu kitlesel içtimai kuruluş, Kırgızistan halkını oluşturan etnik grupların milli çıkarlarını ifade etmek ve Kırgız Cumhuriyeti’nde geleneksel halk dayanışmasını sağlamak amacını gütmektedir. Kırgızistan Halkları Asamblesi’nin kurulması, ülkede etnik gruplar arasındaki uyum ve sivil barışın muhafazasına matuf devlet sisteminin oluşturulması için en etkin yol olmuştur.
 
Kırgızistan Halkları Asamblesi, halkların dostluğunun gerçek evi olan Kırgız topraklarında yaşayan herkesin ve her bir etnik grubun temsil haklarını sağlayan emsalsiz bir halk parlamentosudur. Kırgızistan’da yürütülen milliyetler politikasının dünyadaki en iyi örnek politikalardan birisi olduğu AGİT tarafından da teyit edilmektedir.
 
Toplumun sosyo-politik hayata katılması için eşit koşullar oluşturulmasına yardımcı olan tüm ülke halklarının girişimleri Kırgızistan’da devlet düzeyinde desteklenmektedir. Kırgızistan’ın bağımsızlığı aslında her bir vatandaşa ırk, etnik köken ve din ayrımı gözetmeksizin bağımsızlığın tüm nimetlerinden yararlanma konusunda eşit imkânlar sağlamıştır. Bu da Anayasa’da güvence altına alınmıştır......”
 
“Kırgız Cumhuriyeti’nin İlk Cumhurbaşkanı Askar Akayev”, 1999 Ankara, Türkiye
 
1.4.Kültürel Yapı
Kırgızistan'ın esas zenginliği halk kültürüdür. Yüzyıllardır kendi topraklarında yaşamakta olan farklı milletlerin kültürlerini algılayarak gelişen Kırgız kültürü, değişikliği ve derinliği ile ayırt edilmektedir. Bu misafirperver dağlık ülkede bugün, Kırgız, Rus, Kazak, Özbek, Dungan, Ukraynalı, Alman, Koreli, Uygur, Tatar, Çeçen gibi 80’den fazla millet yaşamaktadır. Kırgızistan'da edebiyat, sanat ve hatta milli yemekler benzer olduğu kadar, çok değişik özelliklerin birbirine sızmasının da izlerini taşımaktadır. Ülkeye gelen bir çok yabancı konuk, Kırgızistan’da gördükleri farklı kültürlerin ambiyansı ile büyülenmekte ve aynı anda her kültürün kendine ait özellikleri taşımasına da hayran kalmaktadır. Kırgızistan halkının en önemli kültürel özelliği ise, sözde kalmayan gerçek milletlerarası dostluğudur.
 
Kırgızistan, çok eski dönemlere uzanmış kültürü, değerleri ve örf, adetleri olan bir ülkedir. Sovyetler Birliği döneminden sonra, 1990–1994 yılları arasında net yurtiçi hâsıla kapasitesinin iki katı azalması, tarım sektörü üretiminin 1/3'e ve sanayi üretimin % 60'a düşmesine bağlı olarak, devlet, önceden ulaşılmış olan kültür gelişim seviyesini destekleme imkânını kaybetmiştir. Köy kütüphaneleri, kulüpler ve başka kültürel merkezler kapatılmaya başlanmış, kültür kuruluşları özelleştirmenin ilk kurbanları olmuştur. Restorasyon çalışmaları, tarihi ve arkeolojik kazım işleri durdurulmuştur. Kültür alanında faaliyet gösteren elemanlar ve eğitim kadroları, işletme, tarım gibi sektörlere yönelme eğilimi göstermiştir. Birçok kültür kuruluşu ve temsilcileri piyasa ekonomisi şartlarına hazır olamamıştır. Ayrıca, yaşam standartlarının düşmesinden dolayı, nüfusun sanat eserlerine olan tüketim talepleri ile, tiyatro, sinema ve kütüphanelere ziyaretler azalmıştır. Bütün bu olumsuzluklara rağmen, bağımsızlıktan sonraki dönemde Kırgızistan, önceki nesillerden süregelen manevi potansiyeli muhafaza etmeyi ve arttırmayı başarmıştır. Kendine özgü gelişim çizgisini sürdüren tüm dünya insanlarının medeniyetinin kendi türünde bir benzeri bulunmayan etnokültürel bölümüyle dünya toplumuna girme konusunda da stratejik bir yol belirlenmiştir. İzlenen bu yol bağlamında 1995 yılı Ağustos ayında halk kahramanlık destanı “Manas’ın 1000. Yıldönümü” kutlamaları gerçekleştirilmiştir.
 
1996 yılında Kültür Bakanlığı tasfiye edilerek, Eğitim ve Bilim Bakanlığı ile birleştirilmiş ve Eğitim, Bilim ve Kültür Bakanlığı oluşturulmuştur. Bölge düzeyinde de eğitim ve kültür kuruluşları birleştirilmiştir.
 
"Kültür ile ilgili Kanun", "Madaniyat" Cumhurbaşkanı Programı ile ilgili Cumhurbaşkanı Hükmü, 1997-2000 yılları için "Madaniyat” Kırgız Cumhuriyeti Kültür ve Sanatı Geliştirme ve Sağlama Devlet Programı ve Konsepsiyonu kabul edilmiştir.
 
Devletin sınırlı maddi imkanları çerçevesinde, kültüre devlet bütçesinden ayrılan pay oranı, 1991'de % 2.1, 1992'de % 1.2, 1993'de % 1,5, 1994'de % 2,4, 1995'de % 2,6, 1996'da % 2,3, 1997'de % 2,2, 1998'de % 2,2 olarak gerçekleşmiştir. 1998 yılı verilerine göre, devlet finansmanı ile yürütülen 14 devlet tiyatrosu, 3 filarmoni, 1024 kütüphane, 32 müze, 84 çocuk müzik okulu, 515 kulüp, 8 park, sirk ve bir halk sanatı merkezi bulunmaktadır.
Finansmanın yetersiz olması, yetenekli gençlerin ve kültür ve sanat işçilerinin desteklenmesi için, bütçe dışı kaynaklara müracaat edilmesini zorunlu kılmaktadır. Cumhurbaşkanı Sosyal Koruma ve Destek Vakfı'ndan, kitapların basımı, ressamların sergilerinin düzenlenmesi, oyunların, filmlerin yapımı, konserlerin, festivallerin gerçekleştirilmesi, heykellerin yapılması için kaynak tahsis edilmektedir.
 
Her yıl kültür işçileri için, geçiş döneminde maddi yardım sağlanması amacı ile Cumhurbaşkanı bursları düzenlenmektedir. Kültür alanında, uluslararası vakıfların hibelerinin, sponsorluk yardımlarının, gayri resmi kuruluşların ve özel iş adamlarının yardımlarının teşviki için gerekli koşullar hazırlanmıştır. Bu şartların sayesinde, eğitim kuruluşları binalarının genel tamiratının yapılması, müzik aletlerinin alınması gibi taleplerin yerine getirilmesi için maddi araçlar bulunmuştur. Bu konuda en çok "Meerim" Uluslararası Değer Vakfı, "Soros-Kırgızistan" Vakfı, Kabiliyetleri Destekleme Vakfı v.b. kuruluşların katkısı büyüktür.
 
1.4.1. Kırgızistan Ulu İpek Yolu'nda
Ulu İpek Yolu, Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan, Akdeniz limanlarından Çin'e kadar bütün Asya kıtası üzerinden geçen ticaret yolu olarak tanımlanmaktadır. Tarihi geçmişe bakıldığında, Asya'da, kendi ticaret yolları, merkezleri, malları ve adetleri mevcut olan iki büyük bölge oluştuğu bilinmektedir. Bu bölgelerden birincisi, Batı Merkezi, Mezopotamya eski devletleri arasında, diğeri, Doğu Merkezi ise, Huanhe ve Yandtzi nehirleri arasındaki bölgede oluşmuştur. Uzun süre iki bölge, birbiriyle belli bir temas kurmadan, gelişmeye devam etmiştir.
 
Pamir ve Tyan-Şan dağ sıraları, iki eski büyük Asya uygarlığını bölen aşılması çok zor bir duvar olarak nitelendirilebilir. Tarihi verilere göre, M.Ö-II.. yüzyılda, Tyan-Şan ve Pamir dağları engelinin giderilmesinden itibaren, Ulu İpek Yolu'nun oluşturulmasına da imkan sağlanmıştır. Ancak, bu ticaret yolunun daha M.Ö. IV. yüzyılda kullanılmaya başlanması konusunda fikirler de mevcut olmakla birlikte, Kırgızistan toprakları ve halkları, asırlar boyunca siyasi mücadelelere sebep olan, dünya tarihinin büyük kültür ve ekonomik harikası "Ulu İpek Yolu"nun başlangıcı ve merkezinde bulunmaktaydı.
 
Farklı kültürlerin mücevher kutusu gibi tanımlanabilecek bu yol üzerinde, her türlü tüccar ve keşişin (Budist, Hıristiyan, Müslüman olsun) dolaşmasını görmek doğaldı. Ulu İpek Yolu'nu belli yerleşim yerleri ve ticari merkezleri üzerinden geçen, düz, taştan yapılan bir yol şeklinde tasvir etmek mümkün değildir.
 
İpek Yolu'nun kullanıldığı 1500 yıl içinde pek çok farklı devlet ortaya çıkıp, daha sonra yok olmuş, eski imparatorlukların ticari merkezleri ve başkentleri güçlenip, daha sonra zayıflayarak kaybolmuştur. Dolayısıyla, Ulu İpek Yolu, Doğu-Batı esas istikametinin dışında, birçok ara noktayı da değiştirmektedir. Yolun toplam uzunluğu, 7000 kilometreye yakındır. Ancak, Tyan-Şan ve Pamir dağlarının şartları ticari yolların, isteğe göre ilerlemesine engel olmaktadır.
 
Bu bölümlerde doğal coğrafi faktörler etkilidir. Bu nedenle de, Kırgızistan toprakları üzerinden geçen yollar, yüzyıllar boyunca değişmeden aynen kalmıştır.
 
Eski çağlardan beri Kırgızistan üzerinden Ulu İpek Yolu'nun üç dalı geçmektedir: Güney Dalı, Fergana Dalı ve Kuzey Dalı. Ulu İpek Yolu'nun Güney Dalı, eski Merv şehrinden (Türkmenistan) Balh ve Termez'e doğru yöneliyordu. Termez'de Amudarya nehrinin sağ kıyısına geçiş yapıldıktan sonra, gezginler Alay'a doğru gidip, buradan İrkeştan iline ve Kaşgar'a (Çin) gidebiliyorlardı.
 
Ulu İpek Yolu'nun Fergana ve Kuzey dalları Semerkant'ta başlayıp, Zamin'e kadar aynı yolu takip ederek devam ediyor, Zamin'de ünlü ticaret yolu ikiye ayrılıyordu. Fergana Dalı, Zamin'den İsfara, Sohu ve Oş şehrine yöneliyordu. Oş şehri, ulu yolunun büyük bir ticari ara noktasıydı. Oş'tan kervanlar iki ayrı istikameti takip ediyorlardı. Biri Irkeştam'dan Çin’e dönmekteydi, diğeri ise Issık-Göl kıyısında ikinci büyük ticari ara nokta olan, Üst Barskoon'un bulunduğu Issık-Göl bölgesine doğru yöneliyordu.
 
Kuzey Dalı, Zamin'den Bilkent'e (şimdiki Taşkent), devam ediyor, daha sonra şimdiki Kazakistan toprakları üzerinden geçerek ve Kırgızistan'ın kuzey şehirleri ile temas kurarak, Issık-Köl bölgesinde bulunan Üst Barskoon şehrine geliyordu. Burada yol ikiye ayrılıyordu. Biri, Çin'e, diğeri Sibirya ve Moğolistan'a doğru ilerliyordu. İpek Yolu üzerinde seyahat eden kervanlar çok yavaş hareket ederlerdi.
 
Küçük gündüz geçişi 4 farsah (24-25 km) uzunluğunda, büyük gündüz geçişi ise 8-10 farsah ( 50-60 km) uzunluğundaydı. Kervanların büyüklükleri çok farklı olabiliyordu. 10 bine kadar deveden oluşan çok büyük kervanlar da mevcuttu. Enesay'da bulunan eski Kırgızların yaşadıkları bölgelere, çoğunlukla 24-25 develi kervanlar giderdi, bu da her yıl için geçerli değildi. Yollarda kervansaraylar, derin akarsular üzerinde köprüler kurulmuştu. Belirtilmesi gereken noktalardan biri de, Akdeniz'den başlayarak Çin'e kadar ilerleyen kervanların çok saydam olmasıdır. Böyle uzun seyahatleri genellikle sadece Büyükelçi Kervanları gerçekleştiriyordu. Mallar ise çoğunlukla bir büyük ticari kentten diğerine satılarak, uzak ülkelerdeki sahiplerini bulabiliyordu.
 
1.4.2. Kırgız Edebiyatı
Kırgız halk edebiyatı oldukça zengindir. Ozanların her türlü şarkılarından, eğitici atasözlerine ve sihirli masallara, esrarengiz efsanelerden, kahramanı destanlara kadar farklı yönlerde gelişerek güzelliği ve çok yönlülüğü ile büyüler. Daha çok eğitici nitelikteki Kırgız sözlü edebiyatı, toplumun ahlaki gelişimini sağlayan ve ruhi güzelliği, adaleti, cesareti ve asaleti öğreten bir özellik taşımaktadır. Bunun yanında toplumun istek ve hayallerini yansıtan akınların (ozan) yönlendirici sanat eserleri ve dokunaklı aşk şarkılarının şiirleri de dikkat çekmektedir.
 
Kırgız yazılı edebiyatının kökleri 8. yüzyılda Minusinsk vadilerinde taşlar üzerinde saklanmış Orhun Yenisey yazıtlarına kadar uzanmaktadır. Ancak daha sonra bu yazı şekli unutularak, yüzyıllarca kullanılmamıştır. 19. Yüzyılda bilginler ve mollalar Arap alfabesini kullanmıştır. 1924 yılında Kırgızlar Sovyet Birliği içinde sınırlı bağımsızlığına ilk adımını attıktan sonra resmi olarak Arap alfabesi milli Kırgız yazısı olarak kabul edilmiştir.
Ancak, arap seslerinin Kırgız diline iyi uymamasından dolayı, daha sonra 1928 tarihinde Kırgızistan, latin alfabesine geçmiştir. Latin alfabesi 12 Eylül 1941 yılında Sovyet Birliği içinde yaşayan tüm Türk milletlerin Kiril alfabesine geçişine kadar kullanılmıştır. 7 Kasım 1924 tarihinde Kırgız dilinde ilk gazete olan “Erkin Too” gazetesi yayınlanmış ve Kırgız profesyonel yazılı edebiyatı gelişmeye başlamıştır.
 
Kırgızistan’ın profesyonel nesir edebiyatının başlangıcı 1928 yılında yayınlanan Kasımali Bayalinov’un “Ajar” hikayesi olarak kabul edilmektedir. Eser, Acar adlı genç kızın karanlık ve cahillikten kurban edildiğini tasvir ederek, 1916 yılında yaşanmış trajik olayları anlatmaktadır. İlk Kırgız dram eserlerinin arasında, 1926 tarihli Moldogazı Tokombayev’in “Bahtsız Kakey” piyesi önemli bir yer tutmaktadır. Dramda, fakir bir Kırgız kadının kölelikten kurtulması için yaptığı çabalar etkili bir şekilde anlatılmakta ve o dönemin geniş sosyal fonunu göstermektedir.
Kırgız Sovyet edebiyatı iki yönde oluşmaktadır, Sovyet kuvvetini alkışlayan akımın temsilcilerinin eserleri yayınlanma şansını daha çok bulurken, Kasım Tınıstanov, Moldo Kılıç gibi bazı yazarlar ise milliyetçi ve gerçek siyasi ortamı anlayacak kadar olgunlaşmamış insanlar olarak eleştirilmektedir. Kırgızların en önemli şairi olarak Alıkul Osmonov bilinirken, en sevilen ve ünlü nesir ustası olarak Cengiz Aytmatov kabul edilir.
 
Aktüel toplumun problemlerini felsefi açıdan ele alan ve canlı suretleri vasıtasıyla gerçeği maharetle eleştiren, Cengiz Aytmatov dünyanın en önemli yazarlarından biridir. Eserleri dünyada 130 dilde yayınlanan dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un jübilesi 1999 yılı Mayıs ayında UNESCO'nun himayesinde gerçekleştirilmiştir.
 
Manas Destanı *
Orta Asya Türk boylarından biri olan Kırgızlar, Türk boylarının en eskilerindendir. Çin kaynaklarında adlarına M.Ö. II. yüzyıldan itibaren rastlanmaktadır. Elbette, böyle eski bir halkın kültürünü oluşturan parçalardan biri olan sözlü eser hazineleri çok zengin ve çeşitlidir. Bu eserlerin en görkemlisi ve kapsamlısı, Kırgız Türklerinin hayatını ve kültürünü her yönüyle yansıtan millet ansiklopedisi, ölmez "Manas" destanıdır.
 
Kırgız halkının ebedi destanı "Manas", kahramanlığı, yiğitliği, vatanseverliği alkışlayan anıtsal, heybetli bir eserdir. Yüzyılları kapsayan tarih boyunca Kırgız halkı kendi hürriyetini ve bağımsızlığını korumak için, sürekli bir mücadele içinde olmuştur. Her mücadele, milletin sadık oğul ve kızlarının özverili kahramanlıklarını ortaya çıkarmıştır. "Manas" Kırgız destanlarının eski bir örneği olarak, Kırgız milletinin hürriyet ve bağımsızlığı için yapmış olduğu mücadeleyi ve adalet, iyilik, barış hayallerini yansıtan geniş edebi bir eserdir. Destanın özelliği, çok çeşitli bilgiler içermesidir.
İnsan yaşantısının her yönüyle ilgilidir ve bu bakımdan anıtsal bir eserdir. Destan, bir kahramanlık manzumesi olmasının yanı sıra, Kırgız Türkü'nün politik mücadelesini, asırlar boyunca öğrendiği, yarattığı, tecrübe ettiği her şeyi, ekonomisini, gelenek ve göreneklerini, dilini, hayat tarzını, estetik zevklerini, ahlaki değerlerini, tıbbi, coğrafi, dini bilgilerini, uluslararası ticaret bağlantılarını ve diğer konulardaki bilgilerini içerir. Dolayısıyla, destan, Kırgızların tarihi, etnografyası, söz sanatları, psikolojisi vb.
 
Alanlarda araştırıcılara tam bilgi verebilecek, özgün bir kaynaktır. Ünlü Kazak etnografı Çokan Valihanov,"Manas Destanı Kırgız Türklerinin bütün efsanelerinin, hikâyelerinin ve sözlü şaheserlerinin, tek bir şahsiyetin, Manas'ın etrafında toplanmış ansiklopedik bir bütünü, bir bozkır İliada'sıdır" demiştir.
 
Destan'ın ana konusu, Manas adında bir bahadırın Kırgız Türklerini esaretten kurtarıp bir bayrak altında toplama çabasıdır. Destana göre, kahraman Manas, Kırgız milletinin önderi ve ilham kaynağıdır. Destandaki bütün olaylar, bu esas kahramanın etrafında gerçekleşmektedir. Manas'ın heybeti, onun "kırk çorosu"nun (yakın yiğitleri) karakterleri vasıtasıyla vurgulanmaktadır. Bazı ozanların Manas karakterine feodal kağan özellikleri verme isteklerine rağmen, Manas halk kahramanı olarak kalmaktadır. Her muharebedeki zafer, Manas'ın sade asker olarak, savaşa şahsen katılması ile temin edilmektedir.
 
Manas, kuvvete düşkün değildir ve dolayısıyla, Beycin'e yaptığı Ulu seferinde asker başı olarak danışmanı Bakay'ı, daha sonra kahraman Almambet'i görevlendirmektedir. Manas Destanı'nda kadın karakterine ait hususiyetlerin arasında, esas olarak, kadının dış güzelliği değil, göçebe halkın yaşam tarzında oluşan etik kriterler öne çıkmaktadır. Destana göre, kadın güzelliği, ilk önce cesareti, mahareti ile, daha sonra dış güzelliği ile ölçülmelidir. Destan'daki kadınlar sadece anne ve ev sahibi olarak kalmadan, cesur savaşçı olarak geçmektedir.
 
Manas'ın eşi Kanıkey, zor dönemlerde saçlarını miğferin altına toplayarak, ata binerek cepheye, düşmana karşı koşturmaktadır. Barış dönemlerinde ise, Kanıkey hünerli el sanatçısıdır.
 
Destanın birçok bölümünde yer alan halk oyunları, at üzerindeki yarışmalar, doğancılık ve özellikle halk sanat eserleri alkışlanmaktadır. Her sade eşyanın özelliği, işleme sanatı, süsleniş tarzı detaylı olarak anlatılmaktadır.
 
* Doğan Gürpınar
Destan üç ana bölümden oluşmaktadır:
I. Bölümde : Manas'ın kahramanlıkları,
II. Bölümde : Manas'ın oğlu Semetey'in kahramanlıkları,
III. Bölümde : Manas'ın torunu Seytek'in kahramanlıkları anlatılmaktadır.
 
Manas'ın adıyla bütün halkın birliği, iradesi ve gücü ifade edilmektedir. Destanda kahraman ile halk arasında tam bir dayanışma, bir tür ruhsal bağ vardır. Kahraman gücünü bu sağlam bağdan alır ve bu bağın sayesinde yücelir. Bu yücelmenin sonucunda da halkını zafere ve mutluluğa ulaştırır. Sadece böyle bir birlik ve bütünlük içerisinde düşmanın yenilebileceği bütün kahramanlar tarafından bilinmektedir. Destanda bu birlik ve beraberliğin güzel örnekleri arasında, Çinlilerle yapılan Çon Kazat'ta (Büyük Gaza) Manas'a hıncı olan yedi hanın Manas'a katılarak o savaşta büyük kahramanlıklar göstermeleri, Manas'ın yiğitlerinden Almambet ve Çubak'ın orada meydana gelen bütün küskünlüklere rağmen savaşmayı elden bırakmamaları ve zafere bu bütünlük içerisinde ulaşılmasıdır. Manas destanının yaratıcıları halkın bağrından çıkan yetenekli ve bilge kişilerdir. Onlar aynı zamanda destanın içeriğini kuşaktan kuşağa aktararak, onun korunmasını sağlamışlardır. Bu yetenekli kişilere "Manasçı" adı verilir. Manasçılık büyülü bir meslektir. Sadece iç dünyası zengin, halkın dilini, efsanelerini, şeceresini, örf-adetlerini, yaşam felsefesini çok iyi bilen kişi "manasçı" olabilir. Halk arasında bu insanlara üst katmanlardan sihirli bir kudretin tesir ettiğine, bütün manasçıların destanı anlatmaya başlamadan önce düş gördüğüne ve düş gören manasçının derhal Manas'ı anlatmaya başlayabildiğine inanılır.
 
Manasçılar yaratıcı güçlerine ve yeteneklerine göre, dört gruba ayrılırlar. İlk grubu öğrenme çağındaki manasçılar oluşturur. Bu aşamadaki manasçılara: "Üyrönçük (öğrenci) Manasçı" adı verilir. Üyrönçük Manasçı profesyonel bir manasçıdan ders alarak ondan gelecekteki mesleğinin püf noktalarını öğrenir. İkinci grubu "Çala (Yarı) Manasçılar" oluşturur. Onlar destanın iyi bilinen ve ilgi çekici olaylarını öğrenirler ve kendilerinden çok az detay katarak bunları halka anlatırlar. Bütün büyük ve küçük “Manas ustaları” bu aşamadan geçerler, yeteneği ve kapasitesi olanlar bir üst aşamaya geçerek kendi rivayetlerini oluştururlar ve destanın usta anlatıcıları olurlar. Çala manasçılar sayıca fazladırlar ve destanın halk içinde popülerleştirilmesinde büyük rol oynarlar. Üçüncü grubu "Çınığı (Tam) Manasçılar" oluşturur. Onlar destandaki bütün olayları başından sonuna kadar bilirler ve kendi rivayetlerini oluştururlar.
 
Dördüncü grubu "Çon (Büyük) Manasçılar" oluşturur. Bu insanların destana karşı çok özel bir yetenekleri vardır. Destandaki bütün olayları çok iyi bilirler ve onları dinleyiciye detaylı bir biçimde anlatırlar. Gelecekte halk arasında çok iyi bilinip, tanınacak olan kendi rivayetlerini yaratırlar. Bu sanatsal yetenekleri sayesinde halk içinde çok saygın bir yere sahiptirler ve hafızalarda çok uzun bir süre yaşarlar. Örneğin, Keldibek, Balık, Tınıbek, Çoyuke eski kuşağın (19. yüzyılın), Sağımbay Orozbakoğlu (1867-1930) ve Sayakbay Karalayev (1894-1971) ise yüzyılımızın büyük Manasçılarıdır.“Manas” destanının başka milletlerin destanlarından ayırt edici en önemli özelliği, başından sonuna kadar şiir şeklinde yazılmış olmasıdır. Ayrıca, Manas Destanı yarım milyon mısradan oluşmakta olup, hacim bakımından da diğer dünya destanları arasında istisnai bir yer işgal etmektedir. Son büyük Manasçı Sayakbay Karalayev'in anlatımından kağıda aktarılan destanın üç bölümü (Manas, Semetey, Seytek) yarım milyondan fazla (500.553) şiir mısrasından oluşmaktadır. Bu hacim, İliada (15.963) ve Odysseia (12.110) destanlarının toplamından yaklaşık 18 kat, 100.000 dizeden oluşan Mahabharata'dan ise, en az 2,5 kat daha büyüktür. Günümüzde destanın üç bölümünün 65'ten fazla rivayeti vardır ve daha önce bilim dünyasınca bilinmeyen rivayetlerin kayda geçirilmesine devam edilmektedir. Destan kademeli olarak, nesilden nesile, yüzyıldan yüzyıla gelişmiştir. Manasçı ismini taşıyan, halk ozanlarının sayesinde, yeni tarihi olayları ve kahramanları da içine alarak büyük bir manzumeye dönüşmüştür.
 
Manas destanının ortaya çıkış tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur. Bilim adamlarının birleştikleri nokta, destanın Kırgız Türklerinin uzun tarihlerini yansıttığı ve destanda anlatılan tarihi olayların antik efsanelerle, peri masallarıyla, mitlerle karıştığı yönündedir. Bilimin destanın meydana çıkış tarihi ile ilgili üç görüş mevcuttur. Prof. M.O.Auezov ve Prof. A.N.Bernstam, Manas destanındaki olayların 7.-9. yüzyıllarda Kırgız Türklerinin Uygur Türkleriyle temas ve mücadele halinde oldukları dönemle bağlantılı olduğunu, Prof.B.M.Yunusaliyev, destanın analizinin tarihi gerçekler, etnografik, dilsel ve coğrafi bilgiler bazında muhakemesinden yola çıkarak, destanın 9.-11. yüzyıllarda Kırgız Türklerinin Kidan ve Karahitaylarla savaştıkları dönemde ortaya çıktığını, Akademisyen V.M.Jirmunskiy ise, destanın tarihi katmanlarının 15.–18. yüzyıllardaki olayları ortaya çıkardığını ileri sürmekteyse de, destan Kırgız Türklerinin antik inanışlarını yansıtan pek çok öğeyi içermektedir. Manas destanı hakkındaki ilk yazılı bilgi 16 yüzyılda Seyfeddin Ahsıkendi tarafından "Mecmu at Tavarih" adlı Tacikçe yazılmış bir dergide verilmiştir. 1856 yılında Kazak etnoğrafı, halk bilimcisi ve tarihçisi Çokan Valihanov tarafından kağıda geçirilen "Kökötöy'ün Aşı", 1904 yılında araştırmacının "Cungarya Öçerkleri" adlı çalışması ilk kez Rusça olarak yayınlanmıştır. "Kökötöy'ün Aşı’nın" faksimilesini 1973 yılında A.H. Margulan yayınlamıştır. Destanın Radloff’un kâğıda geçirdiği bölümlerinin Kırgızcası Sen-Petersburg'da, Almancası Leipzig'de 1885 yılında yayınlanmıştır. 1911 yılında Macar etnografı D.Almasy, "Keleti Szemle"adlı dergide, "Manas'ın, oğlu Semetey ile vedalaşması" başlıklı kısa metni yayınlamıştır. Destanın anlatım dili de güzellik ve etkinliği ile ayırt edilmektedir. "Manas"ta sanat, nasihat, koşok, masal gibi farklı edebiyat türleri bir araya gelerek, destana farklı bir ruh kazandırmaktadır. Destanın daha etkin olmasına halk atasözlerinin genişçe kullanılması da yol açmaktadır.
 
"Manas" destanının halk edebiyatının en büyük anıtı olarak, Kırgız edebi dilinin oluşmasında da payı çok büyüktür. Destanın tarihi ve kültür anlamı Kırgız milletinin etik zevklerinin, milli karakterinin oluşması açısından da önemli bir role sahiptir. Dolayısıyla, destan eğitici, terbiye edici özelliğini kaybetmemiştir. "Manas" destanı dünya sözlü edebiyat eserleri arasında özel bir yere sahiptir. UNESCO tarafından 1995 yılının "Manas" destanı yılı olarak ilan edilmesi bunun en açık delilidir. Bu yıl içinde dünya cemiyeti destanın bin yıllık yıldönümünü kutlamıştır.
 
"Manas" destanının yıldönümü etkinlikleri törenlerine, birçok ülkeden Cumhurbaşkanları ve pek çok ünlü konuk iştirak etmiştir. Manas Destanı’nın, içerdiği halk bilgeliği, işleniş zenginliği ve bu özelliğiyle insanlığa verdiği mesajların hayatiliği açısından ele alındığında büyüklüğü daha iyi anlaşılacaktır.
 
Destan’da bütün insanlık tarafından kabul gören, vatanına sahip çıkmak, sosyal adalet, halkın birliğine hizmet etmek, doğruluk, samimiyet, insancıllık, cömertlik, dil temizliği, barışseverlik, düşmana saygı göstermek, halkın ve ülkenin geleceği için eziyet çekmeye hazır olmak gibi ahlaki değerlere çok sık rastlanmaktadır. Destanda anlatılan olaylarda yer alan bu evrensel değerler her zaman için el üstünde tutulacak ve var olduğu sürece insanlığın en iyi yol göstericileri olacaktır.
 

KÖKÖTÖYDÜN KEREEZİ
Menden kalgan bir nuska
Ülgü bolsun kalganga:
Urmattap kütüp kalkını
Intımagın buzbağın
Irağı menen cakını.
Balağa aytsa cetebi
Atanın aytkan kereezi
Urugu Kırgız – uluu curt
Köpçülüğü kara kurt,
Kaadabız kalmak dininde
Kalmak boydon kala albas
Kara Kırgız zilinde
Arzımdı balam cetkirgin
Arstan Manas inime!
KÖKÖTÖY’ÜN VASİYETİ
Benden kalan bir misal
Örnek olsun kalana:
Sayıp koru halkını
Birliğini dağıtma
Irak ile yakını.
Çocuğa derse, yeter mi?
Babanın vasiyeti
Boyu Kırgız, koca yurt
Hepsi birer kara kurt,
Âdeti Kalmuk dinimiz
Kalmuk gibi kalamaz
Kara Kırgız sonunda
Arzumu balam sen yetir
ARSLAN Manas kardeşe!

 
1.4.3. Kırgız Halk Müziği
Kırgız müziği komşu milletlerin müzik kültürüne benzemekle birlikte, kendine özgü özellikleri, formları, ifade etme araçlarının sadeliği ile ve toplumsal demokratik içeriği ile ayırt edilmektedir. Eski Kırgızların şarkısal müzik sanatı üç istikamette gelişmiştir. Akınların ve ırkçıların (ozanların) eserleri, destancıların eserleri ve toplumda popüler şarkılar.
Akınların yaratıcılık faaliyetleri, Uçuraşuu, kuttuktoo gibi kutlama şarkılarını, maktoo gibi methetme şarkılarını, nasihat denilen eğitici şarkıları, aytış denilen ozanlar arası yarışmaları, alım sabak (bir ozanın şarkılarını başka ozanın satırları ile geliştirilmesi) gibi şarkıları içine almaktadır. Bu eserler, müzik ve şiir kabiliyetlerini birleştiren yüksek irtical gücüne sahip ozanlar tarafından söylenir.
 
Adetsel şarkıların arasında köylülerin kurban kesimi sırasında söyledikleri, Aydar Kel -rüzgârın daveti için-, Cayı -yaz kuraklığı döneminde yağmurların daveti için-, Çeç-Kor –hasat işlerinin bitmesinden sonra söylenen- şarkıları çok meşhurdur. Dambıl Taş şarkısı, kadınların ilkyaz yağmurlarının başladığı dönemde tabaklara vurarak, birbirleri ile el ele tutuşarak yurtlarında tanrıdan yaylalarda bol çimen, sığırlarda bol süt diledikleri şarkıdır. Yaylalarda hayvanları yırtıcı hayvanlardan korumak için kızların dolunay geceleri söyledikleri yanık Bekbekey, yılkı (at) çobanlarının söyledikleri neşeli Şırıldan Kırgız kültürünün ayırt edilemez özellikleridir.
 
Dilencilerin (Kulpende), şamanların (Bahşi, Bübü, Dumana) söyledikleri şarkılar sözlerinin esrarengizliği ve büyülü haykırışları ile dikkati çekmektedir. Adetsel şarkıların arasında, damat ile gelinin görüştüklerinde gençler tarafından söylenen Car Körüşü, düğün öncesi söylenen Kız Oyunu, Kız Uzatuu, gelinin damat akrabalarına tanıştırıldığında söylenen Bet Açmay gibi şarkılar çok popülerdir.
 
Ölenin ardından söylenen Koşok ve gerçekleşmeyen tutku üzerine söylenen Arman ve özellikle âşık olunan kızın başka birisiyle evlendirildiğinde söylenen Küyügön ve Seketbay’ın içerdiği anlam ve sözlerin derinliği dinleyeni ağlatacak kadar güçlü sanatsal niteliğe sahiptir. Bunların dışında, Beşik Irı, Baldar Irı, Kızdar Irı, Cigitter Irı gibi birçok şarkı da mevcuttur. Çalgı ile çalınan halk müziği de asırlar boyunca gelişme göstermiştir. Komuz, Kıyak, Temir Komuz, Çoor, Cığaç, Ooz Komuz gibi çalgı aletleri ile çalınan halk müziği eşsiz bir stil yaratmaktadır. Eski zamanlarda “Surnay”, “Kerney” gibi nefesli çalgıların ve “Dool”, “Dobulbas” gibi vurularak çalınan müzik aletlerinin eşliği ile oluşturulan orkestra, kağanların askeri seferleri, büyük düğün ve kutlamalar sırasında duyulurdu. Ama en yaygın ve en sevilen Kırgız milletinin sembolü olarak sayılan müzik aleti, elbette, “Komuz"dur.
 
Üç telli pizzikato ile çalınan Komuz'un, Orta-Asya’da yüzyıllar boyu yaygın olan tek usullü müzik aletlerinden farkı, esas tarzının yanında pizzikato, vibrasyon, flajolet ve glissando gibi etkili sanatsal üslupların sayesinde eşsiz güzel bir müziği yaratmasıdır.
 
1.4.4. Kırgız El Sanatları
Yüzyıllara uzanan bir tarihe sahip olan Kırgız el sanatları göçebe yaşam şartlarında doğmuştur. Yüksek dağlar, ayna gibi şeffaf göller, yerin canlı kilimleri -çiçekler ve çimenler-, Kırgızistan’ın emsalsiz tabiatı, el sanat ürünlerinde akislerini bulmuştur. Böylece renkli keçelerin mozaik tekniği ile işlenmesinde oluşan kilimler (şırdak), yurtanın ayrı parçalarının bağlanması için kullanılan kumaşlar (teriye taar), yurtanın parmaklığı için kullanılan işlemeli kamış (çınnalgan çiy), göçebe yaşama uygun süslü deri ve tahta ev eşyaları ve birçok başka güzel eşyayı yaratma geleneği meydana gelmiştir.
 
Kırgız halk hünerlerinin en muhteşem eseri de bir yerden başka yere at veya deve üzerinde kolayca nakledilip, kurulabilen Kırgızların evi - yurtadır. Hayvancılık ve ziraat gibi daimi esas faaliyetlerinin yanında, insanlar hane halkı üretimi ve esnaflık aracılığıyla, kendileri elde ettikleri (yün, deri vb.) veya başka yerlerden getirdikleri hammaddelerden (demir, gümüş vb.) günlük hayatlarında gerekli olabilecek eşyaları üretebilmekteydiler. El sanatları konusundaki bütün bilgiler babadan oğula, nesilden nesile aktarılarak, milletin tarihi ile birlikte gelişmekteydi. Milli el sanat ürünleri hüneri ve değişikliği ile ayırt edilmektedir.
 
Ürünlerin, sanat işlenişi ile pratik kullanımının bir arada bulunması gibi harika bir özelliği vardır. Göçmenlerin hayatında çok büyük önem taşımakta olan, nakliyatı ve kurulması kolay olan yurta ile o zamanki insanların esas yardımcısı at ile ilgili eşyaların işlenmesinde büyük sevgi, önemseme ve maharet hissedilmektedir. 19. yüzyılda Kırgız dekoratif el sanatları çok yüksek bir seviyeye ulaşmıştır.
 
Halkın ruhi hayatı ve kabiliyetlerini yansıtmakta olan renk ve desenler esas süsleme araçları olarak kullanılmaktadır. Halk uzmanların yarattıkları eserlerde sadelik ve güzelliğin muhteşem bir uyumu bulunmuştur. Kırgız milli kumaşlarının, kilimlerin, nakışların, işlemeli kamışın, desenli keçelerin kompozisyonları kırmızı renge önemli yer verilen çeşitli canlı renkleri ile dikkati çekmektedir. Desenler, halkın hayal ve tutkularını gösteren muhteşem bir sanat mirasıdır. Bazı desen formlarının ise, bronz dönemine ait olduğu ispatlanmıştır. Bu desenlerin başka bir özelliği de, Orta Asya, Kazakistan, Kafkasya ve Volga Vadisi'nden oluşan geniş bir bölgede yaşayan halkların kültür ortaklığını kendinde toplamasıdır.
 
Desenlerin birçoğu halk arasında adlandırılmıştır. Bu adlandırmalar çoğunlukla çok eski zamanlardan beri kullanılmakta, hayvan ve bitki, dünyasını, göçebe hayatı yansıtmaktadır. Bu desenlerin bazıları bugün bile birçok el sanat dalında geniş şekilde kullanılmaktadır. Bunların arasında en yaygın olanlar: "Koçkor Müyüz" (koçboynuzu), "Kıyal" (hayal), "Karga Tırmak" (karga tırnağı), "Toğuz Döbö" (dokuz tepe)'dür. Kırgız el sanatlarında koyunyününden, keçeden ve kumaşlardan elde edilen eşyalar önemli yer tutmaktadır. Keçe, göçmenin evi, yatağı, giyimi, at eyeri ve ev eşyalarının yapılmasında kullanılan temel malzemelerden birisidir.
 
Şırdak ve Ala Kiyiz gibi işlemeli keçe kilimlerinin yapımı konusunda yüksek uzmanlık seviyesine ulaşılmıştır. Keçe mamullerinde, Kırgız dekoratif el işlerinin temel sanat prensipleri, renklerin, desenlerin, fonların kompozisyon uyumu vasıtasıyla sunulmasıdır. Kamış saplarının renkli yünlerle dokunması yolu ile elde edilen orjinal işlemeli kamışlar büyük değer taşımaktadır. Deri, keçe, kadife gibi malzemeler üzerine yapılan nakış işlerinin, desen, motif ve teknik yöntemleri çok zengindir. "Tuş Kiyiz" adını taşımakta olan, nakış tekniği ile işlenen duvar kilimleri, Kırgızların nakış konusundaki onurudur. Eskiden kımızın saklandığı deri testiler (köökör) ve porselen tabakların saklandığı kaplar orijinalliği ile dikkati çekmektedir. İşlemeli desenler ile süslenmiş at koşumları da özel bir değere sahiptir.
 
Çağdaş halk kuyumcuları eski zamanlardan kalmış yöntemleri kullanarak at takımlarını, erkek kemerlerini, deri ve tahta ürünlerini gümüş plakalar ile süslemektedir. Kadınlar için yerel kuyumcular bilezik, yüzük, küpe gibi süsleri üretmektedirler. Çok sade bir eski tezgah (kırmacı) aracılığıyla uzmanlar nefis görünümlü tabaklar, testiler, kaseler yaratabilirler. Tahta ustaları (ciğaç usta) tarafından yapılan yurtanın tahta kapıları, sandukalar, farklı tahta kaplar ve raflar muhteşem, ince oymalar ile süslenir.
 
Kırgız milli kültürünün ayrılmaz bir parçası olan el sanatları, hem halkın eski kültürünü ve ruhi hayatını yansıtan tarihi bir kaynak olarak, hem de çağdaş düşünsel ve tasavvurların göstergesi olarak, çok değerli bir röle sahiptir.
 
Millet Beşiği : Yurta
Kırgız el sanatlarının ürünlerinin büyük bir çoğunluğu Kırgız evi yurtada yer almaktadır. "Ak Örgö” -“Beyaz Yurta”- olarak adlandırılan yurta, bütün Kırgız halkı için ev ocağını simgelemektedir. Göçebe bir millet için en uygun vasıta olan bu ev, binlerce yıldır değişmeden bugüne kadar kullanılmaktadır. Yurtanın yapısı ile düzeni, inanılmaz kolay ve elverişlidir. Bu yuvarlak ev, uzun ince sırıklardan, halatlardan, kapı ve evi tamamlayan yuvarlak tunduktan (çatı) oluşmaktadır.
 
Tunduk hem ışık geçiren pencere, hem de baca yerine kullanılır. Evin üst kaplaması "çiy" olarak adlandırılan hasır ve keçeden yapılmış olup, kış soğuğundan ve yaz sıcağından korumaktadır. Yurtanın tam merkezinde ocak, onun arkasında da evin refahını gösteren sandıklar ve yatak denkleri bulunmaktadır. Maharetli usta yurta parçalarını 25 gün içinde yaparken, bunlar ortalama olarak 25 yıl kullanılır.
 
Yurtanın esas iç süs donatımını milli desenlerin ihtişamı ve çeşitliliği ile büyülendiren duvar ve yer halıları temsil etmektedir. Bu nefis el sanatı ürünlerin renk ve esrarengiz şekilleri neşe ve sıcaklık taşımaktadır. Yurta sırıkları renkli şeritler ile sarılır. "Terme" desenleri, nakışlar ve saçaklar mutfak takımlarının ve diğer ev ürünlerinin saklandıkları "Baştık" duvar çantalarını, torba ve muhafazaları süslemektedir.
 
Zamanla yurtada bulunan birçok eşya eski işlevi ve önemini kaybetmiş ve oda süslerine dönüşmüştür. Modern apartmanlara göç edenler bu ev süsleri gelen misafirlere ev sahibesinin zevk ve kabiliyetlerini aktarırlar. Böylece, yurta sadece elverişli ve konforlu bir yaşama aracı olarak kalmayıp, zengin kültür mirasını taşıyan derin, kapsamlı ve estetik bir çerçeve haline dönüşmüştür. Kentsel yaşam tarzının gelişmesi ile yurta mukaddes bir hava ile çevrilmiştir.
 
Yurta'yı tamamlayan "tunduk" Kırgız Cumhuriyeti bayrağında yer alan güneşin tam merkezinde yer almaktadır. Yurtaya özgü şekiller, Bişkek'teki Pobeda merkezi caddesindeki mimari eserde olduğu gibi, birçok çağdaş mimari eserlerde de görülmektedir.
 
1.4.5. Kırgız Milli Kıyafetleri
Kırgız geleneksel giyimi bugüne kadar süregelmiştir. Kırgızların milli giysileri göçebe halka özgü olarak yabani ve ev hayvanlarının postları, işlenmiş deri, keçi, koyun ve deve yününden dokunan kumaşlar (taar) ve ipek gibi ev şartlarında elde edilen doğal malzemelerden yapılmaktadır. Ülkede giyilen giysilerdeki en büyük farkların esas sebebi iklim şartlarından kaynaklanmaktadır.
 
Dağlık kesimlerde kalın materyallerin (özellikle hayvan postu ve kürkü), ılıman bölgelerde ise ince materyallerin (ipekliler) kullanılması dikkati çekmektedir. Yine soğuk kesimlerde koyu renk tercih edilmekte ve işlemelerdeki stilize hayvan motifleri, özellikle ülkenin simgesi haline gelmiş geyik "Buğu" boynuzu ve koçboynuzu "Koçkormüyüz" motifleri kullanılmaktadır.
 
Sıcak kesimlerde "Gül" çiçek motifleri, açık renkler (özellikle beyaz) kullanılmaktadır.
 
1.4.6. Kırgız Mili Oyunları
Kırgız milli oyunları Kırgız kültürünün önemli bir parçasıdır. Birçoğu Manas Destanı'nda da tasvir edilen bu oyunlar, günümüzde de düğünlerde, kutlamalarda ve resmi törenlerde temsili olarak sergilenen bir eğlence aracı olmaktadır. Bu oyunların başlıcalar arasında, gözü pek erkeklerin at üstünde vuruşması şeklinde tanımlanabilecek "Er-Sayış" oyunu, dörtnala at sürerken yerdeki madeni parayı almak için oynanan "Tıyın-Enmey" oyunu, keskin nişancılığa dayanan "Cambı Atuu" oyunu, tarihte boylar, hanedanlar veya bölgeler arasında oynanan "Ulak Tartuu" oyunu, yine at üstünde oynanan ve diğer biniciyi bindiği atın eğerinden çekerek yere savurmayı amaçlayan "Er Odarış" oyunu, saçı olmayan kişiler arasında oynanan, "Taz Süzüştürü" ve "Öpkö Çabışuu" oyunları, kadınlar arasında oynanan "Ayaldarın Sayışı" oyunudur.
 
1.4.7. Kırgız Halk Örf, Adet ve Gelenekleri
Tarihteki, ataerkil feodal ilişkiler ve göçebe tarzı yaşam Kırgızların aile ve kamu ilişkilerine, milli örf, adet ve geleneklerine büyük etki yapmıştır. Tarihinde bir çok iç ve dış savaşlar yaşayan Kırgız milletinin vatanseverlik adetleri çok zengindir. Vatanını düşmanlara karşı korumak her askerin kutsal görevidir.
 
Savaşa gidecek askerlerin, kılıcı öperek, vatan namusunu yiğitçe korumaya ant içme geleneği mevcuttur. Milletin vatanını koruma, kahramanlık ve cesaret gibi değerleri bir çok atasözü, efsane, masal, şiir ve şarkıda yansıtılmaktadır. Kırgızlarda halk kahramanlarına büyük saygı ve değer gösterme geleneği oluşmuştur.
Kahramanların güç ve cesareti hakkında şiir ve şarkılar söylenip, mezarlarına ise kutsal yerler olarak saygı gösterilmektedir. Halkın kahraman idealleri destanlarda yansıtılmaktadır. Kırgız milletinin vatanseverlik ve kahramanlık konusundaki görüşleri "Manas" anıtsal destanında en etkili biçimde sunulmaktadır.
 
Aile ve kamu ile ilgili örf, adetler Kırgızların hayatında özel bir yere sahiptir. Yüzyıllar boyunca oluşmakta olan gelenekler, birçok neslin irfan ve bilgeliklerini kendinde toplamıştır. Yüksek ahlak seviyesi kendini, büyüklere ve özellikle ebeveynlere gösterilen derin saygıda, yardım yapma ve sıkıntıda olanlara destek verme arzusunda ortaya koymaktadır. Konukseverlik, daima Kırgız milletinin ayırt edici bir özelliği olmuştur. Son ekmek parçası bile olsa, onu misafire ikram etmek her Kırgız’ın görevi olarak kabul edilir.
 
Bir yerden başka yere göç eden insanların evlerini süsledikleri ve halk içinde yaşayan sade ustaların yarattığı değişik, güzel ve mutlaka pratik kullanıma sahip maden, tahta, kemik, keçe gibi hammaddelerden yapılan harika el sanat eserleri halk tecrübesini ve adetlerini yeni nesillere aktarma görevini de üstlenmektedir.
 
Dünyanın en eski milletlerinden biri olarak eskiden totemcilik dinlerine inanıp, gökyüzüne, güneşe, yere, suya, ateşe ve doğanın başka özelliklerine tapınırlardı. Daha sonra Müslümanlığın yayılmasıyla, 30 günlük oruçtan sonra, vefat etmiş ata-babalarının adına, borsok, selde, çak-çak gibi tatlılar hazırlanarak, mumlar yakılarak, Kuran okunarak Ramazan Bayramı'nın, kurban kesilerek, yaşamakta olan insanların adına Kurban Bayramı'nın kutlanması adetlere dâhil olmuştur.
 
Dinin etkisi altında, birçok aile ve kamu âdeti gelenekler ile sıkı bir biçimde karışmaya başlamıştır. Böylece, çocuk ilk adımlarını atmaya başlayınca, velileri tarafından yemek ikram edilerek, şaka oyun ve yarışmaların eşliği ile "tuşoo kesmey" (bağların kesilmesi) bayramı kutlanırdı. Tabiat dışı güçlere olan inançlara bağlı birçok gelenek hala yaşamaktadır, örneğin, çocuğu beşiğe ilk defa koyma âdeti (beşike saluu), çocuğun ilk saçlarının kesilmesi (çaç aluu).
 
Aile şölenleri arasında evlenme çok önemli bir yer almaktadır. Kırgızlarda evlenme saltanatı: gelin için damadın kalım ödemesi, gelinin ise zengin çeyiz (sep) getirmesi, gençlerin aileleri arasında bir sürü giyim değişimi, veda ağlamaları (koşok) gençler adına kurban kesimi (öpkpçabuu) gibi birçok güzel gelenekler ile gerçekleşir.
Düğünler, daha sonra uzun süre sohbet konusu olacak bir çok oyun ve yarışmalar ile renklendirilir. "kız oyun" (kız oyunları), "arkan tartış" (halat çekimi), “kempir öldü” (nine öldü), "aytış" (ozanların yarışmaları), "sarmerden" (ard arda şarkı söyleme) vb. Evlenmeye bağlı güzel geleneklerin biri de, gelinin damatın büyük akrabaları tarafından davet edilmesi "otko kirgizüü" (ateşe eğilme) geleneğidir. Bu geleneğin gerçekleştirilmesinden sonra gelin davet eden evin beklenen konuğu olur.
 
Kırgızların cenaze merasimleri hem İslam öncesi hem İslam dini geleneklerinin etkisi altında oluşmuştur. Bu geleneklerin arasında: ölüm günü at veya sığır kesimi, merasime gelmiş insanlara para, hayvan, kumaş dağıtımı, ölenin giyimlerinin hediye edilmesi ile işlenen “Kara aş”, “Canaza”, “Dooron”, “Cırtış” gibi gelenekler mevcuttur.
Sürekli kutlanan İslam dini öncesi bayramların biri: Nevruz - yeni yıl bayramı veya ilkbaharı karşılama bayramıdır. Nevruz’da insanlar yeni hayata başlamak üzere evleri çok temiz bir hale getirir, yeni giysiler giyer, dargınlıklar barışır ve güzel dileklerini sunarlar, her evde “Çon Köcö” gibi bazı buğday yemekleri yapılır.
Kırgız Cumhuriyeti'nin bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, Nevruz Bayramı milli resmi bayram niteliğinde kutlanmaya başlanmıştır.
 
2. SİYASAL VE İDARİ YAPI
2.1. Bağımsızlık Öncesi Durum
Kırgız Cumhuriyeti, Gorbaçov yönetimi ve glastnost-perestroika süreci ile Sovyetler Birliği içinde başlatılan demokratikleşme çabalarının en belirgin olarak görüldüğü Orta Asya Cumhuriyeti'dir. Kırgız Cumhuriyeti'ndeki demokratikleşme gayretlerinde, Cumhurbaşkanı Akayev, demokratik kişiliği ile önemli bir rol oynamış, iş başına gelmesiyle birlikte, siyasi ve ekonomik alanlarda liberalleşme, demokratikleşme ve pazar ekonomisine yönelik bir reform programı başlatmıştır.
 
1990 yılının ekim ayında Kırgız SSC Yüksek Şura Toplantısı’nda Kırgız SSC adının Kırgızistan Cumhuriyeti olarak değiştirilmesi kararı alınmıştır. 15 Aralık 1990 tarihinde Yüksek Şura Cumhuriyetin Egemenlik Bildirgesi’ni kabul etmiş, 31 Ağustos 1991 tarihinde ise, Kırgızistan’ın Bağımsızlık Bildirgesi kabul edilmiştir.
 
2.2. Mevcut Yapı
Kırgız Cumhuriyeti Anayasası 5 Mayıs 1993 tarihinde Parlamento’da oy birliğiyle kabul edilmiş, yine aynı tarihte Yüksek Şura Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararla, ülkenin resmi adı Kırgız Cumhuriyeti olmuştur. Kırgız Cumhuriyeti Anayasası'na göre, Kırgız Cumhuriyeti egemen, bağımsız, hukuki ve laik devlet esaslarında kurulan demokratik bir cumhuriyettir (Madde 1).
 
Kırgız Cumhuriyeti'nin Devlet Kuvveti, Cumhurbaşkanı, Yasama Meclisi ve Halk Temsilcileri Meclisi'nden oluşan Jogorku Keneş, Hükümet, Yerel Yönetim Organları ve Kırgız Cumhuriyeti Mahkemeleri eliyle yürütülmektedir (Madde 7).
 
Ülkenin en yüksek yasama organı Jogorku Keneş (Parlamento)’in iki kanadı vardır ve 105 milletvekili bulunmaktadır. Ülkenin en yüksek icra organı hükümet, en yüksek yargı erki ise, Anayasa Mahkemesi’dir.
 
Şekil 2.2.1. Kırgız Cumhuriyeti Devlet Yönetim Sistemi
Kırgız Cumhuriyeti Anayasası
Cumhurbaşkanı-Devlet Başkanı
Anayasa Mahkemesi
Yasama Kuvveti
Yürütme Kuvveti
Yargı Kuvveti
Jogorku Keneş
Parlamento
Başbakan Cumbşk.lığı
İdari Birimi
Yüksek
Mahkeme
Halk
Yasama Tems.
Meclisi Meclisi Hükümet _ Savcılık
İdari Bölge Mahkeme
Valileri Organları
Bişkek Belediye
Başkanı
Kaynak: Kırgızistan İnsani Gelişim Milli Raporu, UNDP, 1998
 
 
2.3. Anayasa
Kırgız Cumhuriyeti, eski Sovyetler Birliği ülkelerinden, Anayasa'sında değişikliler yapan ilk ülkedir. 14 Aralık 1990 tarihinde, "Kırgız Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti"nde "Devlet Organları ile Yönetim Yapısının Reorganizasyonu" ile "Kırgız Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Anayasa'sında Değişikliklerin Yapılması" kanunları kabul edilmiş ve devlet organları sistemi değiştirilerek, Anayasa Denetim Komitesi kaldırılmış, yerine Kırgız Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi oluşturulmuştur. 1991 yılının Ocak ayında, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın teklifi üzerine, Kırgız Cumhuriyeti Meclisi tarafından Kırgız Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Başkanlığı görevine Asanbek Şerşenaliyev, Yardımcılığına ise, Anatoliy Lemeşko seçilmiştir.
 
Kırgız Sovyet Sosyalist Anayasası gereğince, Anayasa Mahkemesi Başkanı, iki yardımcısı ve 6 hâkim 10 yıllığına seçilmekte idi. Kırgız Cumhuriyeti'nin yeni Anayasa'sı, 5 Mayıs 1993 tarihinde Parlamento'da oybirliğiyle kabul edilmiştir. Kırgız Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, kanunlar çerçevesinde bağımsız olarak fonksiyonlarını yürüten yargı kuvvetinin bir parçası niteliğindedir. Yeni Anayasa'ya göre, Anayasa'nın korunmasında mahkeme kuvvetinin en yüksek organı olan Kırgız Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi Başkanı, Yardımcısı ve 7 hâkimden oluşmaktadır. K.C.Anayasa Mahkemesi hakimleri, Kırgız Cumhuriyeti Meclisi tarafından, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın teklifi üzerine, 15 yıllığına seçilmektedir. 18 Aralık 1993 tarihinde, Kırgız Cumhuriyeti Meclisi tarafından "Kırgız Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi" ile "Kırgız Cumhuriyeti'nin Mahkeme Sistemi" kanunlarının kabul edilmesi, ülkede hukuki temelin oluştuğunu ifade etmektedir. Kırgız Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi binası, 1995 yılının Eylül ayında tahsis edilmiş olup, Mahkeme bütçesi 1996 yılında onaylanmıştır. Kırgız Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi birinci kararı 9 Kasım 1995 tarihinde çıkartılmıştır. 18 Aralık 1993 tarihinde, Anayasa Mahkemesi'nin faaliyetleri için, hukuki temel kurulmuştur. Kırgız Cumhuriyeti Meclisi tarafından "Kırgız Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi" ile "Kırgız Cumhuriyeti'nin Anayasa Mahkeme Sistemi" hakkında kanunlar kabul edilmiştir.
 
Kırgız Cumhuriyeti'nin yeni Anayasa'sında ilk değişiklikler 16 Şubat 1996 ve 21 Ekim 1998 tarihinde yapılmıştır. Rus diline resmi dil statüsü verilmesi konusunda 25 Mayıs 2000 tarihinde Kırgız Cumhuriyeti Yasama Meclisi’nden geçen kanun tasarısı, 29 Mayıs 2000 tarihinde dönemin Cumhurbaşkanı Askar Akayev tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiş, daha sonra Kırgız Cumhuriyeti Anayasası’nın 5.maddesi, Rusçanın resmi dil olduğu hükmünü içerecek şekilde değiştirilmiştir. Söz konusu değişikliğe ilişkin Kanun’un, önce Kırgız Cumhuriyeti Parlamentosu’nun her iki kanadınca ve 24 Aralık 2001 tarihinde de dönemin Cumhurbaşkanı Askar Akayev tarafından onaylanmasıyla, Anayasa’nın yeni maddesinde devlet dilinin Kırgızca, resmi dilin Rusça olduğu hükmü yer almıştır.
 
2.4. Cumhurbaşkanı
Kırgız Cumhuriyeti'nde devlet iktidarını temsil eden Cumhurbaşkanı, Kırgız Cumhuriyeti Anayasa'sına göre; geniş yetkilerle donatılmıştır. Cumhurbaşkanı, Devlet Başkanı sıfatıyla, devletin en yüksek pozisyonundadır, devletin egemenliği ve bölgesel dokunulmazlığı ile ilgili tedbirleri alır, kuvvetler birliğini, devlet organlarının işleyişini ve koordinasyonunu sağlar. Devletin iç ve dış siyasetini belirleyen Cumhurbaşkanı, hükümet yapısını ve hükümet üyelerini tespit eder, Halk Temsilcileri Meclisi'nin onayı ile, Başbakan'ı atar, Başbakan veya hükümetin istifası ile ilgili kararları alır, idari kuruluşların yöneticileri Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve Başbakan'a danışmak suretiyle görevden alınabilir. Cumhurbaşkanı ayrıca, yerel encümenlerin onayı ile, belediye başkanı, bölge valisi, ilçe belediye başkanlarını seçme ve görevden alma yetkisine sahiptir.
 
Devlet sekreterinin atanması, statüsünün belirlenmesi, ve yetkilerinin oluşturulması, hükümet kabinesine dahil olmayan icra organlarının oluşturulması ve kaldırılması, güvenlik kurulu ve diğer koordinasyon organlarının oluşturulması, Cumhurbaşkanı'na bağlı olan devlet koruma hizmetleri ve milli ordunun oluşturulması, Başbakan'a danışmak suretiyle, devlet organlarının finansmanının ve devlet görevlilerinin ücretlerinin tespiti, Halk Temsilcileri Meclisi'nin onayı ile, genel savcı ve yardımcısının Bölge savcılarının, Bişkek savcılarının ve askeri savcının görevlendirilmesi ve görevden alınması, Milli Banka Başkanı'nın atanması, Anayasa Mahkemesi Başkanı, Yardımcısı ve hakimleri, Yüksek Mahkeme, Yüksek Arbitraj Mahkemesi başkanları, yardımcıları, hakimleri ile ilgili tekliflerin Halk Temsilcileri Meclisi'ne sunulması, tüm mahkeme başkan ve yardımcılarının atanması yine Cumhurbaşkanı'nın yetkileri arasındadır. Kırgız Cumhuriyeti Anayasası'nda 16 Şubat 1996 tarihinde yapılan yeni düzenlemeler ile Cumhurbaşkanı'nın hak ve yetkileri arttırılmıştır.
 
Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı'nın idari yapılanmasını oluşturan birimler aşağıda belirtilmektedir.
 
1. Kırgız Cumhuriyeti Devlet Sekreteri;
2. Kırgız Cumhuriyeti İdari İşler Birimi Başkanı;
3. Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Müşavirleri;
4. Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcıları;
5. Kırgız Cumhuriyeti Güvenlik Kurulu Sekreteri;
6. Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının Yasama Meclisi'ndeki Yetkili Temsilcisi
7. Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının Halk Temsilcileri Meclisi'ndeki Yetkili Temsilcisi;
8. Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Basın Sekreteri;
9. Kırgız Cumhuriyeti Basın Hizmetleri Birimi;
10. Kırgız Cumhuriyeti Devlet Sekreteri Yardımcısı;
11. Kırgız Cumhuriyeti İdari İşler Birimi Başkan Yardımcısı;
12. Kırgız Cumhuriyeti Güvenlik Kurulu;
13. Devlet Yönetim Siyasetinin Organizasyonu Şubesi;
14. Dış Siyaset Şubesi;
15. Ekonomi Siyaseti Şubesi;
16. Sosyal Siyaset Şubesi;
17. Savunma ve Güvenlik İşleri Şubesi;
18. Hukuk Şubesi;
19. Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Ödüllendirme Komisyonu ;
20. Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Bilim İşleri Komisyonu;
21. Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Suçluların Affedilmesi Komisyonu;
22. Genel Şube;
23. Cumhurbaşkanı İşleri Yöneticiliği.
 
Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı seçimlerine, 35 yaşından büyük, 65 yaşından küçük, Kırgızca bilen, 15 yıl süre ile ülkede ikamet etmiş olan ve en az 50 bin seçmenin imzasını toplayabilen her Kırgız Cumhuriyeti vatandaşı katılabilir ve aday sayısı sınırlanamaz. Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı 5 yıllığına seçilir ve 2 kereden fazla Cumhurbaşkanı olamaz. Cumhurbaşkanı, Jogorku Keneş'de milletvekili olamaz diğer görevlerde bulunamaz. Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin bitimine 2 ay kala yeniden seçim yapılmaktadır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine nüfusun P'si katıldıysa, seçim geçerli sayılır. İki turlu yapılan seçimlerde, 1.turda katılan seçmenlerin P'den fazlasının oyunu alan, aday olur. 2.turda ise, en çok oyu alan Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.
 
Kırgız Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi 7 gün içinde seçim sonucunu teyit eder ve seçim sonucunu Anayasa Mahkemesi Başkanı 30 gün içinde açıklar. Cumhurbaşkanı 2 meclisli Parlamento huzurunda yemin ederek göreve başlar. 1990 yılı Ekim ayında Parlamento tarafından Cumhurbaşkanı seçilen Askar Akayev, 12 Ekim 1991 tarihinde yapılan ilk doğrudan katılımlı seçimlerde tek aday olarak tekrar Cumhurbaşkanı seçilmiştir. 30 Ocak 1994 tarihinde yapılan ve seçmenlerin .9'unun katıldığı referandumda ise, Akayev oyların .3'ünü almıştır. Kırgızistan'da 24 Aralık 1995 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılmış ve Akayev oyların çoğunluğunu alarak, tekrar Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Kırgız Cumhuriyeti'nde 29 Ekim 2000 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Askar Akayev t.4 oy ile yeniden Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Kırgızistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından Cumhurbaşkanı seçilerek, 2005 yılına kadar bu görevini sürdüren Askar Akayev, bağımsızlıktan sonraki dönemde, Askar Akayev, eskiden Komünist Partisi üst yönetiminde görevde bulunmamış olan tek Orta Asya lideri olarak nitelendirilmektedir. Askar Akayev, Kırgızistan’da ilk turu 27 Şubat 2005’te, ikinci turu ise 13 Mart 2005’te gerçekleştirilen parlamento seçimlerini Devlet Başkanı AKAYEV yanlısı milletvekillerinin kazanması, ülkede gerilimi tırmandırmış, muhalefet seçimlerde hile yapıldığı iddiasıyla, Akayev’in istifasını talep eden bir ayaklanma hareketi başlatmıştır.
 
Kırgızistan’ın güneyinde Fergana Bölgesi ve ülkenin ikinci büyük kenti olan Oş şehrinde başlayan ayaklanma hareketi, Oş ve Celalabad şehirlerinde hükümet binalarının ele geçirilmesiyle hızlanmıştır. Yaşanan olayların ardından Devlet Başkanı Askar Akayev’in muhalefetle görüşmeye hazır olduğunu bildirmesi ve Yüksek Seçim Komisyonu’na parlamento seçimlerinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddiaları araştırması talimatı vermesine rağmen hareket devam etmiş, 24 Mart 2005 tarihinde ise Başkent Bişkek’te yaklaşık 10 bin civarındaki göstericinin Başkanlık Sarayına yürüyüşü ve Başkanlık Sarayı’nı ele geçirmesiyle son aşamasına gelmiştir. 24 Mart 2005 tarihinden sonra Akayev’in istifası, geçici devlet başkanlığı ve başbakanlığa muhalefet lideri Kurmanbek Bakiyev’in getirilmesi ve geçici hükümetin kurulması ile siyasi karışıklık ortamı yerini sessiz bir bekleyişe bırakmıştır.
 
Kırgızistan Parlamentosu, başkanlık seçiminin 10 Temmuz 2005’de yapılmasını kararlaştırmıştır. Kırgızistan’da 10 Temmuz 2005 tarihinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Kurmanbek BAKİYEV kazanmıştır.
 
2.5. Parlamento (Jogorku Keneş)
SSCB zamanında son genel seçimler, 1990 yılı Şubat ayında yapılmış olup, mevcut Parlamento'nun üye sayısı 350 idi. Bağımsız Kırgızistan Parlamentosu'nun oluşturulması süreci ise, bir kaç aşamadan geçmiştir. 5 Mayıs 1993 tarihinde kabul edilen Kırgız Cumhuriyeti Anayasası'nda devlet yapısının esas prensipleri tespit edilmiştir. Devlet yapısı, yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinden oluşmaktadır. Yasama kuvvetini Kırgız Cumhuriyeti Meclisi temsil etmektedir.
 
Kırgız Cumhuriyeti Meclisi (Jogorku Keneş) bölgelerden çoğunluk seçim yöntemi ile seçilen 105 milletvekilinden oluşan tek organ olarak tespit edilmiştir. Ancak, parlamentoda tam temsillendirme ve bölgesel, etnik-kültür ve sosyal menfaatlerin düzenlenmesine ihtiyaç duyulması nedeniyle, 1994 yılının Ekim ayında anayasal parlamento reformunun gerektiği ortaya çıkmıştır. Kırgız Cumhuriyeti'nde bağımsızlıktan sonraki ilk ikili parlamento seçimleri, 5 Şubat 1995 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Seçimlerde Anayasa'da öngörülmemesine rağmen, Cumhurbaşkanı Akayev'in istediği ve 22 Ekim 1994 tarihinde yapılan referandum sonucu, Yasama Meclisi'nin çoğunluk seçim yöntemi ile seçilen ve devamlı çalışmakta olan 35 milletvekilinden, Halk Temsilcileri Meclisi'nin ise, bölgesel temsilcilik prensibine dayalı çoğunluk yöntemi ile seçilen ve dönemsel olarak çalışan 70 milletvekilinden oluşması öngörülmüştür.
 
5 Şubat 1995 tarihinde, ülkenin bağımsızlığa kavuşmasından sonra gerçekleştirilen ilk ikili parlamento seçimleri, çok partili esasta demokratik bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu dönem, Kırgız toplumunun siyasi katılımı dönemi olarak da tanımlanmaktadır. Daha önce ikili parlamento adetlerinin olmayışı ve yeni parlamentonun iki bölümünün anayasal teyidinin sağlanması, görev ve yetkilerinin bölünmesi ihtiyacı, Kırgız Cumhuriyeti Anayasası'nda gerekli değişikliklerin yapılması gereğini ortaya çıkartmıştır.
 
Kırgız Cumhuriyeti Anayasası'nda değişikliklerin yapılması ile ilgili kanun, 10 Şubat 1996 tarihinde yapılan referandumda halk tarafından kabul edilmiştir. Bu olay parlamento reformunun üçüncü etabı oluşturmuştur. Kabul edilen değişiklikler, Yasama Meclisi ile Halk Temsilcileri Meclisi yetkilerini tam olarak bölmüştür. Yasama Meclisi ve Halk Temsilcileri Meclisi olmak üzere iki bölümden oluşan Kırgız Parlamentosu, Kırgız Cumhuriyeti Anayasa'sında 16 Şubat 1996 tarihinde yapılan değişiklik ile, 105 milletvekilinden oluşmaktadır. Buna göre; Kırgız Cumhuriyeti Yasama Meclisi 35 Milletvekili, Kırgız Cumhuriyeti Halk temsilcileri Meclisi ise 70 milletvekili ihtiva eder. Kırgız Cumhuriyeti Anayasası'nda 21 Ekim 1998 tarihinde yapılan değişiklikle ise, Kırgız Cumhuriyeti Halk Temsilcileri Meclisi'nin milletvekili sayısı 45, Kırgız Cumhuriyeti Yasama Meclisi'nin milletvekili sayısı ise, 60 olmuştur. Ayrıca, milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılmıştır. Kırgız Cumhuriyeti'nde en son Parlamento Seçimleri 2000 yılının Şubat ayında yapılmıştır.
 
İlk turu 27 Şubat 2005’te, ikinci turu ise 13 Mart 2005’te gerçekleştirilen parlamento seçimleri ise seçimlerde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle ülkede siyasi karışıklığa ve Devlet Başkanı Akayev’in istifasına yol açmıştır.
 
Kırgız Cumhuriyeti Halk Temsilcileri Meclisi'nin Yetkileri;
> Kırgız Cumhuriyeti Anayasası ile ilgili değişiklikler ve ilavelerin yapılması, anayasal kanunların kabul edilmesi;
> Yasama Meclisi'nce kabul edilen kanunlarının onaylanması;
> Kırgız Cumhuriyeti Anayasası'nın resmi ifadesinin yürütülmesi;
> Ülke bütçesi ve bütçe kullanılması ile ilgili raporların onaylanması;
> Kırgız Cumhuriyeti sınırları ile ilgili değişikliklerin yapılması;
> Kırgız Cumhuriyeti'nin idari-bölgesel sorunlarının çözümlenmesi;
> Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılması;
> Cumhurbaşkanı teklifi ile Anayasa Mahkemesi Başkanı, onun yardımcıları ve hakimlerinin seçilmesi;
> Seçimler ve referandumun yürütülmesini organize eden Merkezi Seçim Komitesi görevlilerinin 1/3'ünün seçilmesi;
> Sayıştay görevlilerinin 1/3'ünün seçilmesi;
> Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın istifasını isteme;
> Başbakana güvensizliğin bildirilmesi. Kırgız Cumhuriyeti Yasama Meclisi'nin Yetkileri;
> K.C Anayasası'nda değişikliklerin yapılması;
> Kırgız Cumhuriyeti kanunlarının oluşturulması;
> Kırgız Cumhuriyeti sınırlarının değiştirilmesi;
> Halk Temsilcileri Meclisi'nce kabul edilen kanunların onaylanması;
> Cumhurbaşkanı'nın teklifi üzerine Anayasa Mahkemesi Başkanı, onun yardımcıları, hakimlerin seçilmesi. Anayasa düzeni gereğince onların görevden alınması;
> Seçimler ve referandumun yürütülmesini organize eden Merkezi Seçim Komitesi görevlilerinin 1/3'ünün seçilmesi;
> Sayıştay denetim görevlilerinin 1/3'ünün seçilmesi;
> Kırgızistan Cumhurbaşkanı'nın istifa etmesi için önerge verilmesi;
 
2.6. Hükümet
Hükümet, Kırgız Cumhuriyeti'nin en yüksek icra kuvvetidir. Kırgız Cumhuriyeti Anayasası'na göre Hükümet, Cumhurbaşkanı ve Parlamento'ya verilen yasama ve denetim yetkisi dışındaki tüm devlet yönetim konularında karar verme yetkisine sahiptir. Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti’nin yapısını Bakanlıklar, İdari Kuruluşlar, Devlet Komisyonları ve Vakıflar oluşturmaktadır. Kırgız Cumhuriyeti Başbakanı, Halk Temsilcileri Meclisi'nin onayı ile Cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır. Başbakan veya Hükümet üyelerinin istifa etme hakkı bulunmaktadır ve Başbakan'ın istifası Hükümet üyelerinin de istifasını beraberinde getirmektedir. Başbakan Hükümet Raporu'nu, her yıl Kırgız Cumhuriyeti Halk Temsilcileri Meclisi ve Yasama Meclisi'nin onayına sunar. Ülke bütçesindeki değişiklikler, ancak Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti onayı ile yapılabilir.
 
Şekil 2.6.1. Kırgız Cumhuriyeti Hükümet Yapısı
HÜKÜMET
Bakanlıklar İdari Kuruluşlar Devlet Komisyonları ve Vakıflar
Tarım,Su İşleri ve Tarım Ürünleri İşleme Bakanlığı
Devlet Satın Alma Ajansı Aile, Kadın ve Gençler Devlet Komisyonu
Çevre Koruma Bakanlığı Fikri Mülkiyet Devlet Ajansı Uyuşturucu Kontrolü Devlet Komisyonu
Savunma Bakanlığı Enerji Devlet Ajansı Yabancı Yatırımlar Ajansı
Eğitim, Bilim ve Kültür Bakanlığı
Jeodezi, Yerleşim ve Harita Devlet Ajansı
Din İşleri Devlet Komisyonu
İçişleri Bakanlığı Jeoloji ve Maden Kaynakları Devlet Ajansı
Zorunlu Sağlık Sigortası Vakfı
Sağlık Bakanlığı Orman İşleri Devlet Ajansı KOBİ Destekleme Devlet Vakfı
Dışişleri Bakanlığı Turizm ve Spor Devlet Ajansı
Devlet Sigorta Denetim Vakfı
Olağanüstü Durumları Önleme Bakanlığı
Standardizasyon ve Metroloji Devlet Müfettişliği
Sanayi ve Dış Ticaret Bakanlığı
İnşaat ve Mimarlık Devlet Müfettişliği
Milli Güvenlik Bakanlığı
Maliye Bakanlığı Ulaştırma ve İletişim Bakanlığı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Adalet Bakanlığı
Devlet Mülk Vakfı
Sosyal Sigorta Vakfı
 
2.7. Yargı Kuvveti
Kırgız Cumhuriyeti'nde yargı sistemi bağımsızdır. Yargı organlarını Anayasa Mahkemesi, Yüksek Mahkeme, Yüksek Arbitraj Mahkemesi ve Yerel Mahkemeler (Bölge, Bişkek ve askeri) oluşturmaktadır. Yargı organlarının görev ve sorumlulukları Kırgız Cumhuriyeti Anayasa'sında düzenlenmiştir. Kırgız Cumhuriyeti Anayasa'sına göre, hakimlerin dokunulmazlıkları bulunmaktadır.
 
2.8. Siyasi Partiler ve Hareketler
Kırgız Cumhuriyeti'nde bağımsızlıktan sonraki dönemde, gerçek çok partililiğin temelleri hızlı bir şekilde atılmaktadır. Ülkede 20 civarında siyasi partinin mevcut olması ve giderek siyasi partilerin sayısının artması, bu durumun en belirgin göstergesidir. Mevcudiyetleri anayasa çerçevesinde güvence altına alınan ve henüz gelişme aşamasında olan partiler, ideoloji ve programlarının daha netleşmemiş, organizasyon yapılarının gelişmemiş, üyelerinin az sayıda olmasına rağmen, Kırgızistan'da kamu siyasi hayatının doğal parçası haline gelmişlerdir.
 
Kırgız Cumhuriyeti'ndeki başlıca siyasi partiler aşağıda belirtilmiştir.
> "Asaba" Milli Yenileşme (Yeniden Doğuş) Partisi
> "Erkin Kırgızistan" Demokrasi Partisi
> Kırgızistan Komünist Partisi
> "Ata Meken" Partisi
> Kırgızistan Cumhuriyet Halk Partisi
> Kırgızistan Demokratik Hareket Partisi
> Kırgızistan Sosyal Demokrat Partisi
> Kırgızistan Tarım Partisi
> Kırgızistan Birliği Partisi
> Kırgızistan Kadınları Demokratik Partisi
> Kırgızistan Ekonomik Birlik Partisi
> Çiftçiler Partisi
> Hareket Partisi
> Adalet Partisi
> Cumhuriyet Partisi
> Afganistan ve Yerel Savaşlar Gazileri Partisi
> "El Bey Beçaralar" Fakirler Partisi
> "Manas El" Ruhi Yenileşme Partisi
> Sanayi ve Tarım İşçileri Koruma Partisi
> "Emekçi Halk Partisi" Çalışma Partisi
> Ülkenin Ekonomik Yeniden Doğuşu Partisi
> Bişkekliler Partisi
>"Ar Namıs" Partisi
 
2.9. İdari Yapı ve Yerel Yönetimler
Kırgızistan 7 idari bölgeye ayrılmıştır. Bu bölgeler; Çuy, Issık-Kul, Narin, Talas, Calal-Abad ve Oş, Batken'dir. Kırgızistan'ın güneybatısında yer alan ve daha önce Oş Bölgesi'nde bulunan Batken'e, 12 Ekim 1999 tarihinde alınan kararla Bölge statüsü verilmiştir. Başkent Bişkek özel bir konuma sahip olduğundan, yukarıdaki 7 bölge içerisinde yer almaz.
 
Tablo 2.9.1. Kırgız Cumhuriyeti'nin İdari Yapısı
Bölge (Oblast)
Rayonlar
Şehirler
Şehir Tipi
Yerleşim
Noktaları
Ayıl Ökmötü Köyler
Batken 3 3 5 29 189
Calal-Abad 8 5 8 68 415
Çuy 7 4 5 105 327
Issık-Köl 5 3 5 58 181
Narin 5 1 2 56 132
Oş 7 3 2 79 467
Talas 4 1 1 35 90
Bişkek - 1 1 1
Kırgızistan 39 21 29 430 1 802
Kaynak: Kırgız Cumhuriyeti 1.Milli Nüfus Sayımı Temel Sonuçları, 2000
 
Kırgız Cumhuriyeti'ndeki 7 bölgede yer alan rayon ve şehirler aşağıda beliritilmektedir
Batken Bölgesi
Rayonlar Şehirler
Batken Batken
Kadamcay Kızıl-Kıya
Laylak Sulukta
Calal-Abad Bölgesi
Rayonlar Şehirler
Aksı Calal-Abad
Ala-Buka Kara-Kul
Bazar-Korgon Kök-Canıgak
Nooken Taş-Kömür
Suzak
Toguz-Toro
Toktogul
Çatkal
Çuy Bölgesi
Rayonlar Şehirler
Alamüdün Tokmok
Cayıl
Kemin
Moskova
Panfilov
Sokuluk
Isık-Ata
Isık-Köl Bölgesi
Rayonlar Şehirler
Ak-Su Karakol
Ceti-Ögüz Balıkçı
Isık-Köl Çolpon-Ata
Ton
Tüp
Narın Bölgesi
Rayonlar Şehirler
Ak-Tala Narın
At-Başı
Cumgal
Koçkor
Narın
Oş Bölgesi
Rayonlar Şehirler
Alay Oş
Aravan Kara-Su
Kara-Kulca
Kara-Su
Nookat
Özgön
Çon-Alay
Talas Bölgesi
Rayonlar Şehirler
Bakay-Ata Talas
Kara-Buura
Manas
Talas
 
Kırgız Cumhuriyeti'nde, demokrasi düzeninin ve bölgesel siyasetin temelini, devlet organlarının dışında, yerel yönetim organları da oluşturmaktadır. Toplumun demokratikleştirilmesi, merkezden ayrı yönetimin ve yerel sorunların çözülmesinde bölge koşulları ve nüfus menfaatlerinin dikkate alınmasının gereksinimi, ülke yönetim sisteminde yerel yönetim organlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Devletin, yeni koşullarda, eskisi gibi, yerel problemleri çözmeye ve yerel bölgelerin geliştirilmesini finanse etmeye gücünün olmaması, merkez ile yerel bölgeler arasındaki eski organize ve ekonomik bağlantıların kopuşu, merkezi kuvvetin kontrolünü imkânsız hale getirmiştir. Bu arada, özelleştirme süreci sırasında, birçok obje özel şahısların eline geçmiş, özelleştirilmeyen varlıklar (okullar, hastaneler, kütüphaneler, kulüpler) bakım yapılmaması nedeni ile ihmal edilir duruma gelmeye başlamıştır. Bu şartlarda, yerel bölgelerde oluşan yönetim boşluğunu doldurma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Merkezi kuvvet organları ile mukayese edildiğinde, yerel nüfusun menfaat ve ihtiyaçlarına karşı daha hassas ve yerel problemlerin çözümünde daha etkili olan yerel yönetim organlarının güçlendirilmesinin en uygun yöntem olacağı düşünülmüştür. Kırgızistan’da mevcut olan yerel yönetim organları; yerel kurul, bölgesel kamu yerel yönetim organları, yerel cemiyetlerin kamu kuruluşları, yerel referandumlar, kurultaylar, vatandaş toplantıları gibi, doğrudan demokrasinin başka türlerinden oluşmaktadır. Bunlar arasında dikey ilişkiler bulunmamaktadır. Yerel organlar, bölgelerde devlet kuvveti organları ile paralel biçimde çalışmaktadırlar.
 
Devlet organları, yerel yönetim organlarının yetkisine giren konulara karışmamaktadır. Yerel yönetim organlarının yetkisi altına, yerel arazilerin rasyonel kullanılışı, yerel halkın sosyal, ekonomik gelişme programını oluşturma, yerel bütçenin teyidi, yerel iletişim, altyapı, eğitim ve sağlık kurumlarının finanse edilmesi, doğal kaynakların rasyonel kullanışının kontrolü, bölgesel inşaat çalışmalarının genel planlarını oluşturmadaki koordinasyon işleri, mimari kararların alınışı, bölgedeki bütün yapıların inşaatı sırasında inşaat kurallarının dikkate alınması, nüfusun sosyal korunumu, nüfusun sosyal-kültür, konut hizmetleri gibi konular girmektedir.
 
Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından yerel yönetimler konusunda 16 hüküm yayınlanmıştır. Kırgızistan'daki yerel yönetim organları üç seviyededir. Üst iki seviye eski Sovyet Birliği'nden kalan rayonlar ve oblastlar üzerine oluşturulmuştur. 1996 tarihinden başlayarak, en alt seviyeyi temsil eden köy belediyeleri "ayıl ökmötü" düzenlenmeye başlanmıştır. Ülke başkenti Bişkek, 1995 yılında Orta Asya'da ilk doğrudan Belediye Başkanı seçimi yapılmış olan şehirdir.
 
3.EKONOMİK VE SOSYAL YAPI
3.1.Genel Ekonomik Durum ve Kırgızistan’da Uygulanan Ekonomik Politika
Ekonomide merkezi planlamaya dayalı sistemden, pazar ekonomisine geçiş süreci yaşanırken, eski sistem içerisinde yaşanan 70 yıldan sonra, bütün ilişkileri adeta yeniden düzenlemek, büyük bir sosyal değişim olayını başlatmak doğal olarak uzun vadeli ve zor bir iştir. Bu güçlüklerin aşılabilmesi için, gerek siyaset, gerek ekonomi ve bürokrasi alanındaki yetki paylaşımı ve görev tanımları ile ilgili aksaklıkların giderilmesi gerekmektedir. Bütün bu düzenlemelerin ve yeni sisteme uyumun, kısa sürede gerçekleşmesini beklemek de doğru değildir. Bağımsızlıktan önceki dönemde Kırgızistan, kaynak ve hammadde üreten bir ülke olarak sayılmaktaydı.
 
Bağımsızlığın ilanından sonra ise, Kırgızistan Hükümeti, ekonomik ve siyasi sistemlerinin reformu konusunda sürekli gayret göstermektedir. Kırgızistan, diğer Orta Asya Türk Cumhuriyetleri arasında en çok reform gerçekleştiren, IMF’in desteğini ilk alan ve bölgede Dünya Ticaret Örgütü’ne ilk giren ülkedir.
 
Kırgızistan, 1991 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra, uzun vadeli ve kapsamlı bir ekonomik reform programını benimsemiştir. Reformlar, dönemin Cumhurbaşkanı Akayev'in Parlamento'ya sunduğu ve Temmuz 1992'de onaylanan, Ekonomik Reform Programı çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.
 
1991-1994 yılları arasındaki dönemde hedef olarak genel liberalizasyon kabul edilmiştir. Bu dönemde, yerel para birimi Som tedavüle çıkarılmış ve serbest piyasa ekonomisinde geçerli olan işlemler deneyimden geçirilmiştir.
 
1994-1998 yılları arasındaki dönemde, hükümet, pazar ekonomisine geçiş yapmak gerektiğinin iyice farkında olarak, gerekli reformları gerçekleştirmiş, kitlesel özelleştirmeler yoluyla, ticari kuruluşlarda devletin ekonomik faaliyetlere ilişkin olarak üstlendiği rolü azaltmasını, yeni bir vergi sistemi kurulmasını, Merkez Bankası'na daha fazla özerklik verilmesini ve daha başka önlemleri almıştır.
 
Üçüncü ve 1998-2002 yıllarını kapsayan dönemde ise, özelleştirmenin sonuçlanması ve istikrarlı bir ekonomik gelişme hedeflenmiştir. 1998 yılında başlatılan özelleştirme süreci tarımda ve büyük sanayide tamamlanma aşamasına getirilmiştir. Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti tarafından hazırlık çalışmaları iki yıl süren “Kırgız Cumhuriyeti Kapsamlı Kalkınma Çerçeve Stratejisi”adı verilen ve 2001-2010 yıllarını kapsayan 10 yıllık Kalkınma Planı, Kırgız Parlamentosu’nun her iki kanadının 29 Mayıs 2001 tarihindeki ortak oturumunda kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.
 
Söz konusu planda, 1991-2000 yılları arasında gerçekleştirilen reformlar değerlendirilmekte ve ülkenin halihazırda içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlar üzerinde durulmaktadır. Kırgız Cumhuriyeti’nin başlıca sorunlarının artan yoksulluk ve dış borç yükünün ağırlaşması olduğuna dikkat çekilen Kalkınma Planı’nda bu sorunların giderilmesi amacıyla ülkenin insan ve doğal kaynaklarının kamu sektörü ve özel sektör ile uluslararası kuruluşlar arasında yapılacak işbirliği ile en etkin şekilde değerlendirilmesi yönünde çalışmalar yapılacağı kaydedilmektedir.
 
Kalkınma Planı çerçevesinde, sürdürülebilir ekonomik büyümenin sağlanması, kalkınma hızının arttırılması, sosyal güvenlik sisteminin geliştirilmesi hedeflenmektedir. GSMH oranının her yıl ortalama %5 oranında artması, özel sektör yatırımlarının (doğrudan yabancı yatırımlar da dahil olmak üzere) GSMH’ya oranının %7.5’tan .7’ye yükseltilmesi, bütçe açığının GSMH’ya oranının %8.9’dan %1.2’ye düşürülmesi, vergi gelirlerinin GSMH’ya oranının .3’ten ’e çıkartılması, dış borçların GSMH’ya oranının 7.2’den r’ye indirilmesinin amaçlandığı da belirtilmektedir.
 
Ülkede uygulanmakta olan yapısal reformların anahtar unsurları şunlardır:
> Devletin sahip olduğu sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesi;
> Endüstri ve Dünya Ticaret Örgütü’nde etkinliği sağlayacak ticaret politikası;
> Monopolcu pazarın tasfiyesi ve özel yabancı işletmelerin kurulmasının teşvik edilmesi, özel sektörün gelişimi için
   uygun bir ortamın oluşturulması;
> Özel sektörün geliştirilmesi ve KOBİ’lerin gelişmesi için finans sektörü reformu;
> Etkili bir sosyal güvenlik ağının kurulması.
 
Sektörel reformlar ise, tarım ve tarım ürünlerinin işlenmesi, madencilik, hidroelektrik üretimi ve hizmetler gibi, ekonomide yer alan anahtar sektörlerin gelişimini hedef almaktadır. 1992’dan bu yana Kırgızistan, IMF, Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Uluslararası Yatırım Garanti Teşkilatı, Asya Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası, Dünya Ticaret Teşkilatı gibi birçok uluslararası finansal ve ekonomik kuruluşa üye olmuştur. Bu durum Kırgızistan'a, anılan kuruluşların finansal kaynaklarına ulaşma imkânını vermektedir. Kırgızistan'ın IMF ile anlaşma yapması reformların başlama noktasını oluşturmuştur.
 
Ülkenin reformcu liderliği, başarının tek şansının, reform programlarının gerçekleştirilmesi ve ekonominin biran evvel istikrara kavuşturulması olduğunu ifade etmektedir. Kırgızistan ekonomisi bağımsızlıktan sonraki dönemde büyük ölçüde tarıma ve altın üretimine dayalıydı. Tarım sektörü ise sermayeden ve etkinlikten yoksun bulunmaktaydı. 1998 yılındaki anayasal referandumda diğer kararlar arasında tarımda özelleştirmeye gidilerek, tarım sektörüne ve genel ekonomiye yabancı sermaye girmesi için engeller ortadan kaldırılmıştır.
 
1998 Rusya Krizi, bağımsızlıktan sonraki dönemde yavaş yavaş iyileşme gösteren Kırgızistan ekonomisini olumsuz yönde etkilemiştir. Ancak, buna rağmen Kırgızistan’da 1993 yılında kişi başına düşen gelir 150.-ABD Doları iken bugün bu rakam iki katını aşmış durumdadır. Hükümet para politikası ve bütçe kesintileri ile enflasyonu da kontrol altına almayı başarmıştır. 1993 yılında 00 olan enflasyon, Rusya’daki krizin baskısına rağmen 2000’de .7’ye gerilemiştir.
 
1998 yılı Mart-Eylül arası dönemde 0 devalüasyona uğrayan Ruble, Kırgız Somu’nun 4 oranında devalüasyonuna sebep olmuştur. Rekabet şansı az olan Kırgız malları için, Rusya ile ihracat-ithalat işlemleri azalmıştır. Fakat ekonomik göstergelere göre Kırgızistan’ın 1999 ve devam eden yıllardaki ihracatı 1998 yılına göre gelişme göstermektedir. Kırgız Milli Bankası’nın Som’u aynı seviyede tutmak için yabancı döviz rezervlerinin bir miktarını kullanması faizlerin yükselmesine yol açmıştır. Hükümet sadece ekonomik işleyişi etkileyecek durumdaki enflasyonu kontrol altına alabilmek amacıyla bu rezervlerin kullanılabileceği doğrultusunda karar almıştır. Kırgızistan’ın en önemli ihracat ürünleri altın, kömür, elektrik enerjisi, yiyecek ürünleri, pamuk ve yün ürünleri, makine ve ekipmandan oluşmaktadır. En büyük ihracat pazarı da BDT ülkeleri, Çin ve ABD’dir.
 
1998 yılında Rusya’da meydana gelen ekonomik kriz diğer BDT ülkeleri gibi Kırgızistan’ın ihracat talebini de olumsuz yönde etkilemiştir, yeni ihracat pazarı olarak da Almanya ve diğer Batı Avrupa ülkelerine yönelinmiştir. Kırgızistan’ın en önemli ithalat ürünleri ise genelde Rusya, Özbekistan, Kazakistan, Türkiye, Almanya, ABD ve Çin’den ithal edilen makine ve teçhizat, yiyecek ürünleri ve ilaç gibi ürünlerinden oluşmaktadır.
 
Kırgızistan’ın uzun vadede gelişme potansiyeli göstereceği, orta vadede tarımın en büyük gelişme kaynağı olacağı ve madencilik ve metalürji sektörlerinin de gelişme göstereceği tahmin edilmektedir. Kırgızistan'da ekonomik alanda kaynak sorunundan çok, bir yeniden organize olma ve uyum sağlama problemi yaşandığı söylenebilir.
 
3.2. Değişim Stratejileri ve Beklenen Hedefler
Kırgızistan’ın gelecekte gelişimi açısından iyi bir potansiyele sahip olduğu son derece açık bir husustur. Bu bağlamda, buna işaret eden unsurlar olarak büyük maden kaynakları, hidroelektrik alanındaki önemli potansiyeli, zirai üretimin gelişme vaat etmesi, hafif endüstri ve zirai ürünlerinin işlenmesi sayılabilir.
 
Kırgız Hükümeti, üretimin daha ileri aşamalara ulaşması ve ekonominin istikrara kavuşmasının zaman alacağının bilincindedir. Enflasyonun düşürülmesi çabalarıyla birlikte, yurtiçi tasarruf ve yatırımların eş zamanlı geliştirilmesi, dinamik nitelikte bir özel sektörün gelişimi, ekonominin diğer bütün sektörlerinin yeniden yapılanmasının sağlanması zarureti vardır. Yabancı yatırımlar, mali kaynak ve teknoloji transferi bu gelişmeler için çok önem taşımaktadır. Ayrıca Kırgızistan'ın geçiş süreci için, uluslararası finans kuruluşları ve yardım veren ülkelerden, imtiyazlı olarak ve büyük miktarlarda fon sağlaması gerekmektedir.
 
Hükümetin orta vadeli programı, kabul edilebilir bir ödemeler dengesinin başarılması için ihracata yönelik gelişimi içermektedir, ihracat kolaylıklarının devlet siparişleri kapsamındaki toptan alım sisteminin tasfiyesi ve üreticilere lisans verilmesi ile orta vadeli olarak, ihracata yönelik üretim ve altyapı için yatırımların artması beklenmektedir. Enflasyonist eğilimlerin azalması isteği, katı bir mali politika izlenmesini gerektirmektedir.
 
Özellikle yurtiçinde borç verme politikası, enflasyonunun düşürülmesi ve düşük düzeyde tutulması gereğine dayandırılmalıdır. Bunlardan en önemlisi, tarım finansmanının istikrarı ve endüstriyel işletmeler olacaktır. Bunun üstesinden, özelleştirme ve kurumların tümüyle yeniden yapılandırılması ile gelinebilir. Reformlarla desteklenen istikrarlı bir makro ekonomi, ulusal paranın itibarinin korunmasına, birey ve şirketlerin tasarruflarını arttırmalarına yardım edecektir.
 
3.3. Ekonomik Göstergeler
Kırgız Cumhuriyeti’nin ekonomisinin bağımsızlıktan sonraki dönemde sürekli bir gelişme çizgisi izlediğinden bahsedilebilir. Ancak, yine de bu süre içerisinde 1994–1995 yıllarında ekonomide gerileme, 1996–1997 yıllarında istikrar ve 1998 yılında da dünya çapındaki parasal krizden etkilenme dönemi olarak tanımlanabilir.
 
Bu dönemler içinde Kırgızistan ekonomisinde çok önemli yapısal gelişmeler yaşanmıştır. Bu dönemde ekonomide kitlesel özelleştirmeler, yeni iktisadi ilişkilerin kurulması ve küçük ölçekli işletmeler sektörünün örgütlenmesi gibi olgular söz konusudur.
 
Kırgız Cumhuriyeti’nde kamu ve özel sektör de değişime uğramıştır. Kamu işletmelerinin sayısı ve GSMH içindeki payı azalırken, özel işletmelerin sayısı artmış ve buna paralel olarak da özel sektörün GSMH içinde payı artış göstermiştir. Kırgız ekonomisinde 1998 yılına kadar yaşanan ekonomik gelişmeler sabitleştirilemediğinden 1999 yılında pek çok ekonomik gösterge olumsuz seyretmiştir. Reel ekonomide büyüme oranı azalma gösterirken, enflasyon oranında artış gözlenmektedir. Yine artış eğiliminde olan ihracat gerilemiş, ithalat ise artış göstermiştir.
 
1998 yılındaki ekonomik krizin Kırgız ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri, 1999 yılında itibaren giderilmeye başlanmıştır. 2000 yılında ekonomik verilerde iyileşme kendini göstermektedir.
 
1999 yılında 48 744,0 milyon Som olan GSMH, 2000 yılında 62 203,3 milyon Som olarak gerçekleşmiştir.
 
Tablo 3.3.1. Kırgız Cumhuriyeti’nde Seçilmiş Bazı Makro Ekonomik Göstergeler
1995
1996
1997
1998
1999
2000
 
Reel Sektör
GSMH’nın Büyüme Oranı -5.4 7.1 9.9 2.1 3.7 5.0
Endüstri Fiz. Hacim Endeksi 75.3 103.9 139.7 105.3 95.7 106.0
Tar.Ürün Satışı Fiyat Endeksi 162.1 134.5 118.9 115.3 136.4 123.8
Tüketici Fiyat Endeksi 132.1 134.8 113.0 116.8 139.9 118.7
Üreticiler Fiyat Endeksi 121.2 146.6 104.9 131.4 143.6 123.3
Min.Tüketici Bütçesi (Som) 334.3 534.0 690.6 799.3 1097.1 1205.3
Ortalama Nom.Maaş (Som) 368.2 490.9 680.2 840.6 1049.9 1176.6
İşsizlik Oranı 2.9 4.4 3.1 3.1 3.0 3.1
 
Devlet Bütçesi*
Gelirler ve Transferler 17.0 16.8 16.6 18.3 16.2 16.1
Harcamalar 28.6 22.2 21.8 21.4 18.7 18.1
Açık (-) -11.5 -5.4 -5.2 -3.0 -2.5 -2.0
 
Finansal Sektör
Toplam Parasal Büyüme
Bankalar Dışındaki Para 93.3 23.8 11.7 5.7 26.5 15.0
Mevduatlar 19.9 4.8 20.9 -20.1 81.3 -7.6
Vadeli Mevduatlar 54.2 -23.2 109.2 23.3 3.5 3.5
Dovize Dayalı Mevduatlar 119.8 86.6 62.6 82.5 55.5 14.2
Para Tabanı 91.4 23.9 21.2 6.8 23.4 12.3
Para Arzı 78.2 21.3 25.4 17.2 33.9 12.4
 
Ticari Bankaların Faiz
Oranları
Mevduat ve Tasarruflar
Yerel Para Birimi -- 24.76 32.01 62.07 23.04 10.59
Yabancı Para Birimi -- 14.71 5.22 12.10 2.70 1.70
Ticari Banka Kredileri
Yerel Para Birimi -- 58.25 49.94 42.45 54.80 50.10
Yabancı Para Birimi -- 31.22 34.65 26.50 32.25 31.39
 
Dış Sektör
Mal ve Hizmet İhracatı 30.0 32.1 38.2 36.5 43.7 44.0
Mal ve Hizmet İthalatı 48.6 58.8 46.2 56.8 58.1 50.0
Cari İşlem (tranferler dahil) -15.7 -24.6 -7.8 -22.3 -14.9 -5.9
Döviz Kuru (Som/US$1)
Dönem Ortalaması 10.82 12.80 17.26 20.83 38.96 47.71
Dönem Sonu 11.20 16.70 17.37 29.37 45.42 48.30
*GSMH’nın %’si içinde
Kaynak: Kırgız Cumhuriyeti Milli Bankası Bülteni, 6/2001
- 44 -
Şekil 3.3.2. Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) (Milyon Som)
0
5.000
10.000
15.000
20.000
25.000
30.000
35.000
40.000
45.000
50.000
55.000
60.000
65.000
GSMH 5.354 12.019 16.145 23.399 30.685 34.181 48.744 62.203
1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000
Kaynak: Kırgız Cumhuriyeti Milli Bankası Bülteni, 6/2001
 
GSMH içinde ağırlıklı paya sahip sektörler, sanayi, inşaat, tarım, ulaştırma, ticaret ve haberleşmedir. 1997 yılında Gayrisafi Milli Hasıla'da görülen artışta, Kırgızistan'daki yabancı yatırımlardan biri olan Kumtor Altın Madeni'nden sağlanan üretim önemli paya sahiptir. 2000 yılında 1999 yılına oranla tüm sektörlerin GSMH içindeki payı artış göstermiştir.
 
Tarım ve Ormancılık
6.2
İmalat !.3
İnşaat %3.0
Diğer 9.5
Kaynak: The Economist Intellıgence Unit, Country Report, Kyrgyz Republic,10/2001
 
Kırgızistan’da ekonominin sektörlerindeki üretim değerlerine bakıldığında, 2000 yılı itibariyle sanayide 43 005.9 milyon Som, tarımda ise 41 320.9 milyon Som olarak belirtilmektedir. Sanayinin başlıca alt kalemlerini, elektrik endüstrisi, yakıt, metal endüstrisi, inşaat materyalleri ve metal endüstrisi ile hafif sanayii ve gıda sanayii oluşturmaktadır. Ekonomide duran varlıklar toplamı yine 2000 yılı itibariyle 4 814.2 milyon Som, devam eden yatırımlar ise, 8 216.7 milyon Som olarak gerçekleşmiştir.
Tablo 3.3.4.Ekonomide Sektörel Gelişim Oranları (önceki yıla göre % olarak)
1999 2000
Endüstri
95.7 106.0
Enerji 106.6 113.9
Yakıt Endüstrisi 116.1 84.6
Metalurji 94.3 107.7
Kimya ve Petrokimya Endüstrisi 82.1 153.4
Makine Mühendisliği 102.7 94.8
İnşaat Materyalleri 78.1 100.7
Hafif Sanayi 107.2 105.4
Gıda Sanayi 88.0 103.1
Tarım 108.2 103.9
İnşaat 98.0 105.9
Ticaret 103.9 107.2
Kargo Taşımacılığı 101.4 103.9
Kaynak:Kırgız Cumhuriyeti Milli Bankası Raporu, 2000
2000 yılında Kırgızistan’ın toplam ihracatı 510.9 ABD Doları, toplam ithalatı ise, 558.6 milyon
ABD Doları olarak gerçekleşmiştir.
Başlıca İhraç Ürünleri (2000) (%) Başlıca İthal Ürünleri (2000) (%)
Demir Dışı Metalurji 46.5 Makine 27.2
Elektrik 15.8 Petrol ve Gaz 21.8
Makine 10.6 Gıda Sanayi 8.5
Hafif Sanayi 8.7 Hafif Sanayi 7.0
Gıda Sanayi 2.7 Kimyasallar 5.5
İhracat Yaptığı Başlıca Ülkeler (2000) (%) İthalat Yaptığı Başlıca Ülkeler (2000) (%)
Almanya 28.7 Rusya 23.9
Özbekistan 17.7 Özbekistan 13.5
Rusya 12.9 Kazakistan 10.3
Çin 8.7 ABD 9.7
Kazakistan 6.6 Türkiye 4.8
Kaynak: The Economist Intellıgence Unit, Country Report, Kyrgyz Republic,10/2001
 
Orta Asya Cumhuriyetleri içinde milli parasını tedavüle çıkaran ilk ülke Kırgızistan'dır. Kırgız milli parası Som 10 Mayıs 1993 tarihinde tedavüle çıkmıştır, ilk tedavüle çıktığında, 4 Som 1 Dolar'a eşitken, daha sonraları değer kaybına uğramıştır. Som'un istikrarını kazanması; stand-by düzenlemeleri, IMF yardımı ile transferlerin sağlanması ve diğer ikili ve çok taraflı yardımlar sayesinde olmuştur. Kırgızistan’da döviz değiştirme işlemleri son derece liberal yöntemlerle yerine getirilmekte ve diğer bazı Orta Asya ülkelerinde görüldüğü gibi karaborsa ve kaçakçılık olaylarına rastlanmamaktadır. Kırgız Cumhuriyeti Merkez Bankası ülkenin her yerinde döviz bürolarının açılmasına izin vermektedir.
Şekil 3.3.5.Aylar İtibariyle Som’un ABD Doları’na Göre Değeri (2000)
0
10
20
30
40
50
60
70
Ocak
Mart
Nisan
Haziran
Temmuz
Ekim
Kaynak: Kırgız Cumhuriyeti Milli Bankası Bülteni, 6/2001
 
Şekil 3.3.6.Yıllar İtibariyle Som’un ABD Doları’na Göre Değeri (1997-2001)
48,378
39,008
20,838
17,362
47,704
10
20
30
40
50
60
1997
1998
1999
2000
2001
Kaynak: Kırgız Cumhuriyeti Milli Bankası Bülteni, 2002
 
Kırgızistan’da uygulanan para politikasının, 1999 yılındaki hedefi makroekonomik istikrarın sağlanması amacıyla enflasyonu düşürmek olarak tespit edilmiştir. Hükümetin ve Kırgız Milli Bankası’nın ortak raporunda para hacminin büyüme temposu reel sektör ve ödemeler dengesinin enstrümanlarının değiştirilmesiyle sınırlandırılacaktır. Burada bilinen işlemler kullanılmaktadır: açık piyasa işlemleri, kredilenme mekanizması v.b. Genel olarak para arzının kontrolü Kırgız Milli Bankası tarafından sağlanmaktadır. En önemlisi, para politikasının ikinci hedefi banka sisteminin istikrarlı işleyişinin sağlanmasıdır. Hâlihazırda pek çok ticari bankanın yaşadığı likidite problemi, Som’un değer kaybı ve kredi borçlarının geri ödenmemesinden kaynaklanmaktadır. Kırgız Milli Bankası tüm gücünü kullanarak Som’u dengede tutabilmeyi amaçlamaktadır. Çünkü pasif ödemeler dengesinde Som’un aynı seviyede tutulabilmesi için altın-döviz rezervlerinin kullanılması gerekmektedir. Bu da sonuçta ülkeyi uluslararası likidite krizine uğratabilmektedir. Kırgızistan bu durumun istikrara kavuşturulması için IMF desteğine ihtiyaç duymaktadır.
 
Kırgızistan, özelleştirmenin tamamen gerçekleştirilmesi, bu konuda mülk sahibi olunması için yasal düzenlemelerin yapılması ve yasaların da izniyle, yabancı yatırımcılar için en iyi ortamın hazırlanması konularında kararlıdır. Devlet, özelleştirme politikaları doğrultusunda. Yetersiz şirketlerin iflaslarına izin vermektedir. Diğer büyük yapısal reformlar konusunda, devlet milli borsanın oluşturulması, tahvil piyasaları ve eski Sovyet bankacılık sektörünün düzenlenmesini gerçekleştirmiştir.
 
Kırgızistan ekonomisinde 1994-1995 yıları arasında ortaya konulan yeni ekonomi politikaları çerçevesinde, 1996 yılında ekonomik faaliyetlerde bir canlanma gözlenmiştir. Kırgız ekonomisindeki 1997 yılında %9.9’luk büyümeye karşılık, 1998’de Rusya krizinin de etkisiyle büyüme oranı %2 seviyelerine gerilemiş, 1999 yılı itibariyle ise ekonomi toparlanma sürecine girerek büyüme 1999 yılında %3.6, 2000 yılında ise %5.0 oranına yükselmiştir.
 
2001 yılında ise %5.3’lük bir büyüme oranı gerçekleştirilmiştir. 1993 yılında Kırgızistan’da enflasyon oranı p0’ler seviyesinde iken, 1998 yılı ortalarına kadar  oranına kadar düşürülmüştür. Rusya krizinin de etkisiyle 1999 yılında enflasyon 5.9’a ulaşmış, 2000 yılında ise tekrar .7 seviyesine gerilemiştir. Kırgızistan’da özellikle 1995 yılından sonra, Kırgız Hükümeti, yeni bir vergi yapısının oluşturulmasıyla birlikte kamu harcamalarının azaltılması konusunda kısmi başarı sağlamıştır. Bu durum bütçe açıklarının GSMH’ya oranının azalmasına katkıda bulunmakla birlikte, bütçe planlaması ve gelirlerinin toplanması konusu bugün hala bir sorun oluşturmaktadır. Bu nedenle, bütçe harcamalarının yarısından fazlasını oluşturan sosyal ve refah düzeyini iyileştirmeye yönelik harcamalarda öngörülen başarı sağlanamamaktadır. Kırgızistan’daki resmi işsizlerin oranı bazı resmi kayıtlarda %3 seviyesinde görünmesine rağmen, IMF’nin tespitlerine göre, 1992 yılından sonra işlerini kaybedenlerin resmi kayıtlarda işsiz görünmemesi nedeniyle gerçek işsizlik rakamının % 7-10 seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir. Diğer taraftan çalışan nüfusa kayıtlı kesimin bir bölümü altın dışı sektörlerde yaşanan durgunluk nedeniyle part-time (yarı zamanlı) olarak çalışmaktadır. Kırgızistan ekonomisinin en önemli sorunlarından biri dış borçlardır.
 
2001 yılı sonu itibariyle toplam 1.4 milyar ABD Doları dış borcu bulunan Kırgızistan’ın uluslararası kuruluşlar dışında en fazla borçlu olduğu başlıca ülkeler Türkiye, Rusya, Kazakistan ve Pakistan’dır. Kırgızistan’da vergileri yürürlüğe koyma ve kaldırma yetkisi Kırgız Cumhuriyeti Parlamentosu’na aittir. Ayrıca yerel makamlar da Parlamento’nun verdiği yetki ile yerel vergiler koyabilmektedir.
 
Kırgız Cumhuriyeti’nde uygulanmakta olan Devlet Vergileri aşağıda belirtilmiştir.
> Katma Değer Vergisi (KDV)
> Tüketim Vergisi
> Yatırım Kazanç Vergisi
> Yol Vergisi
> İthalat ve İhracattan Alınan Gümrük Vergisi
> Ferdi Gelir Vergisi
> Varlık Vergisi
> Yer Vergisi
 
Katma Değer Vergisi (KDV) : Girişimcilerden, kuruluşlardan, organizasyonlardan, özel ve aile kuruluşlarından sabit oranla alınmaktadır. KDV perakendeciler için geçerli olduğu gibi, fatura usulüyle çalışan toptancılar için de geçerlidir.
 
Kurumlar Vergisi: Tüm tüzel kişiliklere uygulanan kurumlar vergisi oranı ’dir.
 
Gelir Vergisi: Girişimciler, kuruluşlar, organizasyonlar aşağıdaki kategoriler dışında,  oranında Gelir Vergisi verirler.
> Bonolar, hisselerden elde edilen gelirler,
> Şirket ortaklığından elde edilen gelirler,
> Devlet tahvillerinden elde edilen gelir, Gelir Vergisi kapsamında değildir.
 
Gümrük Vergisi: İhracat ve ithalat vergisi verilmesi gereken çeşitli mallar bulunmaktadır. Vergilerin oranları belirli gıda ürünlerinde, değerli taş ve metallerde, kimyevi maddelerde ilaçlarda ve belirli bazı diğer mallarda %5’ten 0’a kadar varan oranlarda uygulanmaktadır.
 
3.4. Özelleştirme
Kırgız Cumhuriyeti'nde özelleştirme, 1991 yılı başlarında, ticaretin ve hemen hemen bütün kamu yatırımlarının özelleştirilmesini kapsayan bir program ile sunulmuştur. 1991–1992 yılları arasında gerçekleştirilen özelleştirmenin ilk döneminde ticaret, gıda ve hizmet işletmelerinin özelleştirilmesine öncelik verilmiş ve önemli başarı kaydedilmiştir.
Söz konusu sektörlerde iş yapan işletmelerde özelleştirme seviyesi aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir:
> Ticaret ve gıda işletmeleri % 97,2
> Kamu işletmeleri % 100
Özelleştirme sürecinin ikinci aşamasında (1993–1995), sanayi, ulaştırma ve inşaat alanındaki orta ve büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesi başlatılmıştır. Şu anda, özel sektörün toplam faaliyetleri içinde özelleştirme seviyesi, aşağıda belirtilen dallarda istatistikî verilere göre, oldukça yüksektir.
> Sanayi % 80,2
> İnşaat % 56,6
> Ulaştırma % 47,8
> Ticaret % 97,2
> Kamu İşletmeleri % 100
 
1994 yılında genel özelleştirme sürecinin başlatılması ile birlikte, işletmelerin toplumun geniş kesimlerine entegre olması imkânı sağlanmıştır. 3,5 milyonu aşkın Kırgız Cumhuriyeti vatandaşı genel özelleştirme programının kuponlarını elde etmiştir. 1004 işletme için toplam 219 kupon mezadı düzenlenmiş, 1382 işletme için ise, 168 para mezadı düzenlenmiştir. Hisse senetleri Rusya, Kazakistan, Özbekistan, ABD, İsviçre, Türkiye, İsveç ve Almanya tarafından alınmıştır. Özelleştirme, özel sektörde gayrisafi yurtiçi hâsılanın yarısını yaparak, ekonomide meydana gelen yapı eğriliklerin dışına çıkmıştır.
 
Özelleştirilen Devlet Kuruluşlarının Sektörlere Göre Dağılımı (Milyon Som)
G.8
V.6
.2
0
10
20
30
40
50
60
70
80
90
100
Sanayi
Ticaret
Kaynak: Information For Prospective Investors, The Kyrgyz Republic Foreign Investment Agency, May, 1998
 
Kırgızistan'da 1997 yılı sonu itibariyle, özelleştirilmiş işletmelerin oranı % 62,1'dir. Özelleştirilen işletmeler 1 639 anonim şirket ve 196 limited şirketten oluşmaktadır. Özelleştirmenin üçüncü aşamasında, aşağıdaki sektörlerde Kırgızistan ekonomisinin en büyük işletmelerinin özelleştirilmesi ve devlet kontrolünden çıkarılması gerçekleştirilmiştir.
 
> Madencilik
> Enerji
> Telekomünikasyon
> Sivil Havacılık
> Hizmetler
 
Söz konusu özelleştirilmiş işletmelerin oranı özelleştirme stratejisinin aşağıdaki gibi değiştirilmesini gerekli hale getirmiştir.
> özelleştirme sürecinin hızlandırılması;
> özelleştirmeden önce işletmelerin kapsamlı şekilde analiz edilmesi ve özelleştirmenin değişik formlarının kullanılması;
> yabancı yatırımcıların teşviki;
 
Özelleştirilmesi hükümet tarafından takdir edilen işletmeler arasında:
> Kırgızoil;
> Kara-Balta Madencilik Şirketi;
> Kırgız Energo Holding;
> Kültür, turizm ve spor alanındaki işletmeler bulunmaktadır.
 
"Uçkun", "Akıl", "Bişkek Makine Fabrikası" "Kırgız Telekom" ve ulusal havayolu şirketi "Kırgızistan Aba Joldoru" "Kadamjay Antimon Fabrikası" ve "Kyrgyzgasmunaizat" bireysel özelleştirme kapsamına alınan şirketlerdir. Bu tür büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesi, Kırgız ekonomisinin devamlı iyileştirilmesine kolaylık sağlamak amacıyla, büyük boyutlardaki yatırımların teşviki için düzenlenmiştir. Tarım alanındaki özelleştirme mali ve bankacılık hizmetlerinin geliştirilmesini içine alıp, uzun vadeli kredi birlikleri tarım sektöründe kredi siyasetini canlandıracaktır.
1998–2002 yılları arasında tamamlanması planlanan ve Kırgız Cumhuriyeti Devlet Mülkiyet Ajansı tarafından yürütülmekte olan özelleştirme programına göre, orta ve büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesine ağırlık verilmektedir. Bu çerçevede, özelleştirme programı dahiline alınan başlıca işletmeler aşağıda belirtilmektedir.
 
Sektör: İşletme: İletişim Kırgıztelekom Cumhuriyet Sınaî Birliği (Radyo ve Televizyon Yayını)
Enerji Kırgızenergo
Ulaştırma Kırgız Havayolları
Issık-Göl Vapur İşletmesi
Petrol İşleme Kırgızneftgaz
İnşaat Narinhidroenergostroy
Kant Çimento Fabrikası
Kurmenti Çimento Fabrikası
Kırgız Taş İşleme Fabrikası
Demir Beton Fabrikası
Aynek Cam Fabrikası
Tekstil Tekstilşık Fabrikası
VLKSM Konfeksiyon Fabrikası
Ak-Bula Yün İşleme Fabrikası
Kasiyet Yün İşleme Fabrikası
Mata Tekstil Fabrikası
Ticaret Kırgızmunayzat (Petrol ve Doğalgaz Ticareti)
Sigorta Kırgızistan Sigorta Şirketi
 
Faaliyetleri uluslararası standartlara göre devam ettirmek isteyen hükümet, yerli ve yabancılara eşit haklar tanımaktadır. Bununla birlikte özelleştirmeye tabi firmaların hepsinin yabancılara satılması da mümkün değildir. Devlet sınırlı bir oranını elinde tutarak hayati öneme sahip enerji, telekomünikasyon gibi bazı alanlarda kontrolünü sürdürmek istemektedir. Toprak ve maden konusunda da devlet hukuki olarak tek başına sahip olmasına rağmen pratikte kurumları ya da madenleri toprağı senelerce kiralayarak bu alanda da yatırımcıların önünü açmış durumdadır. Toprak ve madenler 99 yıla kadarki süreler için kiralanabilmektedir.
 
Faaliyetlerin tamamlanabilmesi için devlet aşağıda belirtilen önlemleri almıştır.
>Yerli yabancı danışmanlık firmalarını fizibilite çalışması için teşvik etmek,
>Özelleştirilecek alanda uzman projeleri yarışma yoluyla seçmek,
>Devlet işletmelerinin satılmadan önce daha karlı duruma getirmek.
 
3.5.Yabancı Yatırımlar
2001 yılı başı itibariyle Kırgızistan’daki toplam yabancı yatırımlar 450 milyon ABD Doları seviyesindedir. Ülkede kişi başına düşen yabancı doğrudan yatırım miktarı yaklaşık 90.-ABD Doları’dır. Ülkedeki kayıtlı yabancı sermayeli işletme sayısı 4 509’dur. Bunların 2688’i faaliyetlerini sürdürmektedir. Yabancı ortaklı işletmelerin ve tamamen yabancı sermayeli işletmelerin sadece Y.6’sı halen faaliyetlerine devam etmektedir. 1999 yılı itibariyle yabancı sermayeli şirketlerde istihdam edilen personel sayısı 30 bin civarındadır. Yabancı yatırımların U’i Bişkek’te, (.5’i Oş Bölgesi’nde, ’u Calal-Abad’ta ve %1’i Issık Göl Bölgesi’nde yoğunlaşmaktadır. Kırgızistan’da özellikle madencilik sektörü yabancı yatırımcıların ilgisini çekmektedir. Kırgızistan eski Sovyet Cumhuriyetleri arasında üçüncü büyük altın üreticisidir. 1998 yılında ülkede üretilen altın miktarı 21 ton seviyesindedir. “Kumtor Altın İşletmeleri”ne yapılan yatırımlar sonucu yabancı yatırımlar arasında sahip olduğu % 46’lık pay ile Kanada ülkedeki en önemli yabancı yatırımcı ülke konumuna gelmiştir.
 
Kanadalı madencilik firması Cameco ise Kırgızistan’daki en büyük yabancı yatırımcıdır. Kanada’yı ABD, İngiltere ve Türkiye izlemektedir. Doğrudan yabancı yatırımların önemli bir bölümü b.5’lik bir oranla sanayi sektöründe yoğunlaşmıştır. Yabancı yatırımlar açısından hidroelektrik, gıda sanayi, yüksek teknolojiler, altyapı ve turizm fırsatlar sunan diğer önemli yatırım alanlarıdır. Ülkedeki en önemli yabancı yatırımcılar arasında Reemstva-Kırgızistan Tütün Fabrikası’nı işleten Alman Reemstva şirketi, bir Türk yatırımı olan ve plastik şişe kapağı üreten Plaskap Bişkek, ticaret, bankacılık ve inşaat malzemeleri alanında faaliyet gösteren Central Asian Group, Türk Eximbank kredisi ile yapılan Pınara Hotel ve Hyatt Regency Bishkek Oteli’ni işleten Hyatt Oteller Zinciri yer almaktadır. Ayrıca, Coca Cola’nın da bir şişeleme tesisi bulunmaktadır. Yabancı ortaklı işletmeler altın çıkarma, petrol ticareti, çay paketleme, şeker ve pasta üretimi alanlarında öncü konumundadır. Yabancı ortaklı işletmeler Kırgızistan’ın toplam sanayi üretiminin üçte birini ve ihracatının ’sını gerçekleştirmektedir.
 
Kırgızistan, yabancı yatırımların teşvikinin yanı sıra bu yatırımların güvence altına alınmasını sağlayacak hukuki altyapıyı oluşturma ve geliştirme yolunda çalışmalar yapmaktadır. Yerli veya yabancı her girişimciye toprağı 99 yıllığına kiralayabilme imkanı da verilmiştir. Kırgızistan Yabancı Yatırım Mevzuatı yabancı yatırımları kamulaştırma ve millileştirmeye karşı korumaktadır. Kamulaştırma durumunda yatırımcıların tazminat hakları mevcuttur. Ancak değer saptama konusunda kamu kurumları ile anlaşmazlığa düşülmesi olasıdır. Bunun yanı sıra, Kırgızistan’da iş dünyasını ilgilendiren yasaların uygulanmasında zaman zaman tutarsızlıklarla ve farklı kamu kurumlarının farklı uygulamaları ile karşılaşılabilmektedir. Diğer taraftan, ülkede rüşvet hala önemli bir sorun teşkil etmektedir.
Kırgızistan’ın yatırımcılar için en ilgi çekici yönü, yatırım olanaklarının çeşitliliği ve insan kaynaklarının yeterliliğidir. Olumsuz sayılabilecek bir nokta ise, Kırgızistan’da yatırım için verilen desteklerin serbest finansman desteği olarak değil teknik kredi olarak verilmesidir.
 
3.6. Bankacılık ve Sigortacılık
Bağımsız merkez bankası Haziran 1991’de kabul edilen “Devlet Bankaları, Bankalar ve Banka Operasyonlarına ilişkin Kanun”un kabul edilmesiyle kuruldu. İki kademeli bir bankacılık yapısının benimsendiği ülkede, parlamento tarafından denetlenen Kırgızistan Milli Bankası, Sovyet Rusya zamanında SSCB Merkez Bankası Kırgızistan şubesinin kanuni bir devamı niteliğindedir. Aralık 1992 de “Merkez Bankası ve Ticari Bankalara ilişkin Kanun”un kabulüyle Kırgızistan Milli Bankası (KMB) parlamentodan göreceli bir özerklik sağladı. Buna göre resmi altın rezervlerinin yönetimi KMB’ye verildi. Orta Asya cumhuriyetleri arasında milli parasını (SOM) tedavüle çıkaran ilk devlet olan Kırgızistan’da (10 Mayıs 1993) Som’un milli para olarak kabul edilmesiyle Merkez Bankasının görevleri arasına kredi ve para politikalarının uygulanması ve takibi de girmiştir. Böylece Merkez Bankası’nın ekonomideki rolü para politikasındaki sorumluluğuyla ve bankaların denetimindeki yeriyle daha da pekişmiş ve modern anlamda bir Merkez Bankası olma yolunda önemli mesafeler alınmıştır. Bankacılık hizmetleri, yerli ve yabancı ticari bankalar tarafından verilmektedir. Dövizle ticaret KMB, ticari bankalar ve KMB’nin lisans verdiği döviz büfelerince yürütmektedir. Bunların çoğu başkent Bişkek’te yoğunlaşmıştır.
 
Kırgızistan Milli Bankası para ve döviz kuru politikasından, hükümetin bankacılık işlemlerinden, yabancı merkez bankalarıyla olan ilişkilerden, ticari bankaların lisans almalarından ve gözetiminden sorumludur. Ayrıca bankaların rezervlerini saklamakta ve takas işlemlerini gerçekleştirmektedirler. Bankalar kanununu geliştirmekte ve uygulanmasını sağlamaktadırlar. Beş yıllık dönemler için Banka Meclisi üyelerini atayan Parlamentoya karşı sorumludur. Rusya’da yaşanan kriz, Kazakistan’ın gümrük tarifelerini 0 oranında arttırması gibi gelişmeler Kırgızistan’ın ekonomisini ve bankacılık sektörünü olumsuz etkilemiştir. Bu gelişmelerin ardından Som’un değeri Ağustos 1998’de ABD dolarına karşı 20 iken, Nisan 1999’da 37,5 seviyesine gerilemiş; bazı bankalar yükümlülüklerini yerine getiremez hale gelmişlerdir. Yabancı bankaların açılmaları ve faaliyet göstermeleri Kırgız Dışişleri Bakanlığı ile yapılan yazılı bir anlaşmaya bağlıdır. 700 ABD doları tutarında bir ücret ödeyerek ve müşterilerine sunulması planlanan hizmetlerin detaylı bir listesiyle yapılan başvuruların kabul edilmesi halinde bu izin üç yıl için geçerlidir ve uzatılması için tekrar başvurulması zorunludur.
 
1998 sonunda ve 1999’da bankacılık sektörünü yeniden yapılandırmak ve güçlendirmek amacıyla, KMB pek çok Kırgız Bankasının faaliyetlerini durdurmuştur. KMB ülkeye yeni yatırımcıları çekerek bankacılık sektörünü geliştirmeyi ummaktadır. 1996’dan bu yana bankalardaki verimsiz kredilerin oranında çarpıcı bir azalma kaydedilmiştir. Bu başarı Kırgızistan Milli Bankası (KMB)’nın 1997’de bankacılık sistemini disiplin altına almayı amaçlayan bir dizi stratejinin sonuçları olarak kazanılmıştır. Fakat bankacılığın sağlıklı büyümesine rağmen kredi piyasası yetersiz kalmıştır. Bankaların işletmelere sağladığı krediler milli gelirin %5’inden daha az bir rakama tekabül etmektedir. Sonuç olarak orta ve uzun vadeli sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında uluslararası finans kurumları önemini hala korumaktadır. Yüksek faiz oranları, liberal bir kambiyo rejimi ve gelişen yapısıyla Kırgız finans sektörü yabancı yatırımcıları için cazip bir pazar olarak görülmektedir. 1998’in başlarında Global Menkul Değerler AŞ, Global Securities Kırgızistan adlı bir menkul değerler şirketi kurmuştur.
 
Bunun dışında Kırgızistan’da hissesi İngiltere’ye ait bir banka, bir İsviçre bankası, iki Rus bankası ve bir Kazakistan bankası da faaliyet göstermektedir. Kırgız Cumhuriyeti dönemin Cumhurbaşkanı Askar Akayev tarafından 2001 yılında resmi açılışı yapılan ve Kırgız Hükümeti tarafından kurulan Kırgız Yatırım Kredi Bankası 7 milyon ABD Doları sermaye ile kurulmuştur. Bankanın özel sektör işletmeleri için orta dönemde borç finansmanı sağlaması, bunun yanı sıra para piyasaları, uluslararası para transferi, döviz değişim işlemleri yapması planlanmaktadır. Çoğu Kırgız bankası yabancı ülkelerdeki birçok banka ile muhabirlik ilişkilerini sürdürmektedir.
 
Ağustos 2001’de Kırgızistan Merkez Bankası SWIFT Uluslararası Elektronik Transfer Sistemi’nin üyesi olmuştur.
Kırgızistan’da özellikle yabancı yatırımcıların güvendiği ve sık kullandığı bankalardan biri olan Demir Kyrgyz International Bank, ülkeye modern bankacılık hizmetlerini getiren ilk bankadır. Başlangıçta sadece havale, saklama, döviz işlemleri gibi operasyonel hizmetleri sunan ve böylece gelirini komisyonlardan elde eden banka, faaliyetlerini zamanla arttırarak, vadeli mevduat konusuna da girmiştir.
 
Kırgızistan finans yapısını oluşturan kurumlar şöyle sıralanmaktadır:
> Kırgızistan Merkez Bankası ile birlikte 20 ticari banka
> 15 yatırım fonu
> 37 sigorta şirketi (biri kamuya ait, 36’sı özel)
> 1 menkul değerler şirketi
> 2 emeklilik fonu
> 422 diğer finans kurumu
 
Para ve mali durumun avantajları;
- Serbest konvertibilite,
- İyi yönetilen merkez bankası,
- IMF, Dünya Bankası, Alman Merkez Bankası ile Koordinasyon,
- Uluslararası mali kuruluşlardan güçlü destek, IMF, DÜNYA BANKASI, IFC, EBRD,
 
İslam Kalkınma Bankası,
- Uluslararası destek (Japonya, İsviçre, Danimarka).
 
Dezavantajları ise;
- Som’un değer kaybı,
- Artan dış borç stoğu,
- Yüksek bütçe açığı,
- Gelişmemiş banka sistemi,
- Uzun vadeli kredi temin edebilecek bir sanayi bankasının olmaması,
- Leasing yapan bir kuruluşun olmaması,
- Yüksek faiz oranları şeklinde özetlenebilir.
 
Kırgızistan’da sigortacılık sektörü gelişmemiş durumdadır. Bu alanda faaliyet göstermek isteyen birkaç sigorta şirketi kendi hizmetlerinin yaygınlaştırılması, tanıtılması ve müşteri potansiyelinin arttırılması için çaba sarf etmektedir. Sigortacılık hizmetinin sağladığı yararların anlaşılamaması dolayısıyla, yerel kurum ve şirketler arasında sigorta hizmetlerini kullanmak isteyenlerin sayısı az olmaktadır. Öte yandan bu tür hizmetin pahalı bir hizmet olması nedeniyle, yerel kurumlara elverişli görünmemektedir. Dolayısıyla şu anda Kırgızistan’da Kurulu, İngiliz şirketleri ve başta gelen sigorta şirketleri yabancı kurumlara dönük olarak çalışmaktadırlar. Geçiş dönemini yaşamakta olan Kırgızistan’da meydana gelen sosyal problemlerden dolayı olabilecek her türlü kriminal olayın etkisi de yabancı kurumların bu tür hizmetlerden yaralanma isteğini arttırmaktadır. Sigorta sektörünün geliştirilmesi ve teşvik edilmesi için Kazakistan’da olduğu gibi arabaların zorunlu olarak sigorta altına alınması gibi yasal zorunlulukların olmaması sigortacılığın yaygınlaştırılmasına olanak sağlamamaktadır.
 
Buna rağmen sağlık sigortacılığında ilerleme vardır. Devlet tarafından yürütülen sağlık sigortacılığı hizmeti, ülke vatandaşlarına sağlık hizmetlerinin verilmesinde kolaylık sağlamaktadır. Sağlık sigortası olan vatandaş, hastane hizmetlerinde, ilaç alımında ve benzeri durumlarda indirimli fiyatlardan yararlanabilmekte veya tamamen ücretsiz hizmet görebilmektedir. Tüm harçları devlet üstlenmektedir. Sağlık sigortası zorunlu olup, kamuya ait sigorta kurumu ilgilenmektedir.
 
3.7. Sermaye Piyasaları
Kırgız Menkul Kıymetler Borsası (KMKB), Temmuz 1994’te kurulmuş ve resmi olarak 5 Mayıs 1995 tarihinde açılmıştır. KMKB’nin Kırgızistan’ı yatırım için tehlikeli bulan ve yatırım yapmaktan çekinen yatırımcıların ilgisini çekmesi beklenmektedir. Dünya standartlarına uygun olan borsa yabancı yatırımcılar için güvenlidir. İlk olarak işlemlere Ticaret Merkezi’nin çıkardığı özelleştirme kuponları ile başlanmış ve açılışı takip eden bir ay içerisinde sadece tekstil firması Adelweiss Şirketi’nin hisseleri işlem görmüştür. KMKB’nin bölgenin en büyük işlem hacmine sahip borsalardan biri olacağı tahmin edilmektedir. KMKB’de ayrıca ticari bonolar ve tahviller de işlem görmektedir.
 
Borsadaki menkul kıymet pazarının likiditesi ve yabancı yatırımcılar için daha fazla seçenek sunmak için özelleştirme kapsamında ve yeni borsa kotuna alınmış şirketlerin açık arttırma ile satışlarına izin verilmesi planlanmaktadır.
 
3.8. Serbest Bölgeler
Kırgızistan’da Serbest Ekonomik Bölgeler, önemli ulaşım noktaları üzerinde, Çin sınırı boyunca demiryolu istasyonlarına ve gümrük noktalarına yakın bölgelerde bulunmaktadır. Bişkek, Narın, Karakol ve Maymak olmak üzere Kırgızistan’da 4 Serbest Ekonomik Bölge mevcuttur. Bunların arasında bünyesinde barındırdığı şirket sayısı itibariyle en büyüğü Bişkek Serbest Bölgesi’dir. Bişkek yakınlarında Çuy vadisinde 2000 hektarlık bir alana yayılmıştır. İki bölüme ayrılan Bişkek Serbest Bölgesi’nin bir bölümü Manas Havaalanı yanında, diğer bölümü ise, şehir içinde bulunmaktadır. Bişkek Serbest Bölgesi, Kazakistan, Özbekistan, Çin Halk Cumhuriyeti ve diğer Orta Asya ülkeleriyle, Rusya ve Avrupa’ya açılan taşımacılık yolları üzerinde yer almaktadır. Kırgızistan’ın dünya standartlarında ilk STB’sidir. 39 ihracat işletmecisi(401 milyon Som’luk cirosu) 200 ithalatçısı (250 milyon Som’luk cirosu) ve 146 inşaat, taşıma, bankacılık ve restoran şirketi bölgenin temel kullanıcılarıdır.
 
Orta Asya, Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya pazarları ile yakın ilişki içindedir. Kapladığı alan bakımından en büyüğü ise, 47 000 km2 lik alanı ile (ülke yüzölçümünün yaklaşık dörtte biri) Narin Serbest Bölgesi’dir. Kırgızistan’ın güneydoğusunda yer alan Narın Bölgesi’nin, Çin Halk Cumhuriyeti, Çuy, Calal-Abad ve Issık-Göl bölgeleri ile sınırı mevcuttur. Narın-Torugart karayolu Çin’e en yakın karayoludur. Ayrıca Karakum otoyoluna ve Karachi limanına ulaşımı kolaylaştırmaktadır. Bölgede kömür, altın, wolfram alüminyum, alkali metaller, değerli taşlar ve yağ üretilir. Ayrıca termal ve mineral kaynakları zengindir. Uluslararası telefon, teleks hatları mevcuttur. Narın’de ülkenin üçüncü büyük enerji kaynağı yer almaktadır. Temel ulaşım karayolu ile sağlanabilmektedir ve Çin’i kuzey eyaletlerine bağlayan otoyollar mevcuttur. Önemli aktiviteler, ham deri işletmeciliği, tarımsal ürün işleme, mineral su üretimi, elektronik, turizm, jeolojik araştırma, mineral çıkarımı, işleme ve paketlemedir.
 
Bölgedeki ağırlıklı yatırım projeleri ise, hidroelektrik santrali inşası, Balıkçı-Narın-Torugart yolunun yeniden yapımı, Balıkçı-Koçkor-KaraKeçe yolunun yeniden yapılandırılması, Narın havaalanının yeniden yapılandırılması, telefon iletişiminin yaygınlaştırılması projeleridir. Maymak Serbest Bölgesi One-Stop-Shop organizasyonu ile gelen yatırımcılara yardımı amaçlayan bir hizmet merkezidir. Yabancı Yatırımcılar ve Ekonomik Gelişim Departmanı bünyesinde hizmet eden Kuruluş, yatırım işlemlerini güncelleştirmek amacıyla reform önerileri hazırlar. Yatırımcılara bilgi, işbirliği imkanları sağlanması ve lisans alımında yardımcı olur. Yatırım desteği kontratın imzalanmasıyla bitmez. Aylık görüşmeler ile belli yabancı yatırımcıları genel problemler ve uygulamalardaki değişmeler hakkında bilgilendirir. Kuruluş yöneticileri, soruları cevaplamaya ve hukuki, politik ve idari problemlerini çözmeye gayret sarf etmektedir. Serbest Ekonomik Bölgelerde depolama, toptan ihracat ve ithalat, bankacılık, ihracata yönelik endüstriyel imalat ve ulaştırma imkânları bulunmaktadır. Bu bölgelere giren ve bölge içerisinde ticareti yapılan mallar Kırgızistan içerisinde gümrükten muaftır. Bu mallar çifte vergilendirme olmaksızın üçüncü ülkelere de satılabilmektedir. Son düzenleme ile, Serbest Ekonomik Bölgelerde petrol, likör ve tütün mamullerinin üretimi ve satışı yasaklanmıştır.
 
Kırgızistan’da diğer bölgelerden daha fazla yatırımcı çekmesine rağmen yeterli düzeyde olmayan yabancı yatırımların arttırılması amacıyla devlet tarafından Serbest Ekonomik Bölgelerde bazı teşvikler uygulanmaktadır. Bu teşviklerden başlıcalar şunlardır:
 
STB’nin ayrıcalıklarını şöyle sıralamak mümkündür.
- Kolaylaştırılmış kayıt prosedürleri,
- Kurumlara Gelir Vergisi ve Katma Değer Vergisi’nden muafiyet,
- %1-2 sermaye vergisi kolaylığı,
- İşlem süresince konulan vergilerden (turnover tax) muafiyet,
- İhraç malları için kotasyon ve izin işleminden muafiyet,
- Serbest Bölge içinde üretilen ihraç ürünleri ile bölgeye ithal edilen sermaye malları, hammadde ve reexport yapılan mallar için gümrük vergisinden muafiyet,
- Kolaylaştırılmış gümrük prosedürleri,
- Hizmet sağlayan kuruluşlara doğrudan ulaşım,
- İhtiyaç kalmadığında ekipmanların bedelsiz ihracı,
- Yabancı paraların STB içinde, STB’ler arasında ve yabancı ülkeler arasında serbest dolaşımı,
- Ülke vatandaşları için kolaylaştırılmış sınır geçme olanakları,
- İşçi anlaşmaları ve haklarıyla alakalı özel haklar.
 
3.9. Başlıca Sektörler
3.9.1. Tarım ve Hayvancılık
Tarım sektörü Kırgız ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Tarım sektörü GSMH içindeki % 40 oranındaki payı ile GSMH’ya en önemli katkıda bulunan sektördür. 1997 yılında tarım sektöründe % 10,7, 1998 yılında ise % 4 oranında bir büyüme gerçekleşmiştir. Böylece bağımsızlığın kazanılmasından sonra ilk defa sektörde sağlanan bir canlanma gözlenmektedir. Başlıca tarım ürünleri tütün (yıllık 55,000 ton) yün, pamuk, deri, ipek, meyve ve sebzedir. 1997 yılında bu ürünlerin üretiminde önemli derecede artış kaydedilmiştir: tütünde % 44, patateste % 21 ve sebze-meyve üretiminde % 30 artış gözlenmiştir. Tarımsal üretimin büyük bir kısmı özel sektör tarafından gerçekleştirilmektedir. Tarım, istihdam açısından en önemli sektördür. Toplam istihdamın yaklaşık % 50’si bu sektör tarafından sağlanmaktadır. Hükümet girdi desteği hususunda en önemli rolü oynadığı gibi, tarımsal ürünlerin birinci alıcısı konumundadır. Kırgızistan yıllık 40,000 ton ile Sovyetler Birliği’nin üçüncü büyük yün üreticisi durumunda iken 1995 yılında koyun sayısı 12 milyondan 7 milyona düşmüştür. Üretilmekte olan yünün de ancak % 15’i işlenmektedir. 1996 yılında ülkenin hububat ihtiyacının yalnız % 40’ı ülke içinde üretilmekte iken, 1997 yılındaki üretimde kaydedilen % 21.8 oranındaki artış sonucu hububat konusunda dış bağımlılık azalmıştır. Şeker, bitkisel yağ ve süt ürünlerinde dışa bağımlılık devam etmektedir. Sektörde potansiyelin altında üretim yapılmaktadır. Tarım üretimi ve verimliliğinde 1996 yılına kadar yaşanan düşüşün nedenleri, çiftçi gelirlerinin düşük olmasına, doğal kaynakların bozulmasına, sulama sisteminin, teşviklerin ve toprak edinme sisteminin yetersizliğine bağlanmaktadır. 1997 verilerine göre, ekilebilir alanların ancak % 85’i ekilebilmiş, % 8’i nadasa bırakılmış, % 6’dan fazlası ise boş bırakılmıştır. Tarım alet ve makineleri yetersiz durumdadır. Yüksek fiyatlar nedeniyle yeni alet ve makine satın alınamamakta; nitelikli tohumluk ve tarım ilacı kullanılamamaktadır.
 
Özelleştirilmiş ya da özelleştirme sürecindeki tarım işletmeleri yabancı yatırımcılar için yeni olanaklar sağlamaktadır. Yerli yatırımcılar EBRD ve dört özel işletmeci Kırgız Tarım İşletmesi (KAC) adındaki yeni bir işletmeye 22 milyon ABD Doları yatırım yapmışlardır. KAC projesi çerçevesinde 50 bin hektarlık alanın ekimi sağlanacak ve 300 bin ton tahıl işlenebilecektir. 31 Aralık 1997 tarihi itibariyle ülke genelindeki canlı hayvan mevcudu şöyledir; Büyükbaş hayvanlar 873,300 Koyun ve keçi 4.287.300 Domuz 88,500 At 318,500 Kümes hayvanı 2.148.100 Tüm bölgeler ortalamasına göre 1997 yılında hayvan sayısındaki genel artış oranı % 2,4 olmuştur. Sadece koyun ve keçi sayısında % 3,2 oranında düşüş yaşamıştır. Birim hayvandan sağlanan et, süt ve yün miktarında da artış gözlenmiştir. Buna göre 1996 yılına göre 1997 yılında et üretimi % 9,8, süt verimi % 9,6, yün verimi % 9,1 oranında artmıştır.
 
3.9.2. Sanayi
Kırgızistan sanayisi, genellikle tarım ve yeraltı kaynaklarının işlenmesine ve makine yapımına yönelik bir yapıya sahiptir. Özellikle gıda sektöründe önemli gelişmeler kaydedilmiş ve Kırgızistan BDT ülkeleri arasında gıda sanayi ve konservecilik açısından dördüncü sıraya yerleşmiştir. Sanayi sektörünün GSMH içindeki payı % 20, aynı sektörde istihdam edilenlerin oranı ise % 8 civarındadır. Ülke genelinde 559 sanayi işletmesi mevcuttur. 1997 yılında sanayi ürünleri üretimindeki artış % 25.6 olmuştur. Sanayi işletmelerinin % 48’inde yani 270 işletmede üretim artarken diğerlerinde değişmemiş veya azalış gözlenmiştir. Sanayi ürünlerinde pazarlama sıkıntısı mevcut olup, stoklar artmaktadır. Stokların % 37.62’lık bölümü makine sanayisine, ’si tekstil ve konfeksiyon sanayisine, % 17.8 metal sanayisine ve % 7.5 gıda sanayisine aittir. Başlıca sanayi ürünleri yünlü dokuma, deri işleme, makine ve madencilik ürünleri olan Kırgızistan’ın tek altın madeni işletmesi Kumtor Altın İşletmeleri, sanayi sektöründeki büyümenin temel kaynağını oluşturmaktadır.
 
3.9.3. Enerji ve Doğal Kaynaklar
Sovyetler Birliği döneminde Sovyet askeri sanayi kompleksinin enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla Kırgızistan’da dev enerji santralleri inşa edilmiştir. Ancak, ülke mevcut kaynaklarını bugün yeterince kullanamamakta ve enerji sektörü mevcut iletim hatlarının ve altyapının eskimiş olması nedeniyle geniş yatırımlara ihtiyaç duymaktadır.
 
Petrol: 7 petrol ve 2 petrol/gaz sahası mevcuttur. Ülkenin karmaşık ve zor jeolojik yapısı nedeniyle petrol rezervi ve üretimi yetersizdir. Enerji tüketiminin % 11’i petrole dayalıdır.
 
Doğal Gaz: Doğal gaz üretiminden ülke ihtiyacının çok az bir kısmı karşılanmaktadır. İhtiyacın büyük bir kısmı Türkmenistan ve Özbekistan’dan ithal edilmektedir. Özbekistan doğalgaz fiyatını dünya fiyatları seviyesine yükseltince Kırgızistan ödeme zorlukları içerisine girmiştir. Özbekistan sık sık Kırgızistan’a gaz ihracını durdurmaktadır. Ülkedeki enerji tüketiminin % 27.6’sı doğalgaz kaynaklıdır.
 
Kömür: Kömür ihtiyacının 2/3’ünü kendi kaynaklarından karşılamaktadır. Son yıllarda kömür işletime maliyetlerinin artması ve işletme araçlarındaki problemler nedeniyle üretim oldukça düşmüştür. 1990 yılında 3.7 milyon ton olan kömür üretimi 1998 yılında 2.8 milyon tona düşmüştür. Ülke enerji tüketiminin % 14.1’i kömüre dayalıdır.
 
Hidroelektrik Enerji: Elektrik enerjisi üretim potansiyeli ihtiyaçlarını karşılamaya yeterlidir. 20 elektrik üretim tesisinden 18 tanesi su ile çalışmaktadır. Ülkede hidroelektrik enerji üretimi için oldukça büyük potansiyel mevcuttur. Ancak yabancı yatırımcılara ihtiyaç vardır. Hidroelektrik enerjinin geliştirilmesi Kırgızistan’ın öncelikleri arasındadır. Ülkede 18 hidroelektrik santrali ve 2 termal santral bulunmaktadır. Ayrıca 2010 yılına kadar 6,800 MW gücünde bir hidroelektrik santralinin inşasının tamamlanması planlanmaktadır. Enerji güç istasyonları: Toktogul (Hidroelektrik 1.2 GW) ve Frunze (Termal 0.76 GW) santralleridir.
 
3.9.4. Madencilik ve Yeraltı Kaynakları
Ülke jeolojik yönden çok zengindir. 100’den fazla maden sahası belirlenmiş olup, bunlardan 65’i altın sahasıdır. Endüstriyel üretimin ’u ve istihdamın ’i madencilik ve metalürji sektöründedir. Dış ticaretinde de bu sektör önemli yer tutmaktadır. Örneğin 1995 yılı ihracatının 0’u ve ithalatının D’ü madencilik ve metalurji sektörüyle bağıntılıdır. Ülkenin en önemli demir dışı metalik madenleri; Altın, Antimuan, Antimuan oksitleri, Civa, Molibden, Kalay ve Tungusten’dir. Şubat 1993’de yayınlanan bir kararname ile bütün madencilik işletmeleri bir devlet şirketi olan Kyrgyzaltyn altında birleştirilmiştir. Bazı işletmeleri özelleştirme kapsamına alınan ya da özelleştirilen Kyrgyzaltyn hala ülkenin en büyük madencilik kuruluşudur.
 
3.9.5. Ulaştırma ve Telekomünikasyon
Ülke ekonomisinde üçüncü sırayı alan hizmet sektöründe en yüksek pay ulaştırmanındır. Kırgızistan’da ulaşım altyapısının temeli karayollarıdır. Ülkenin dağlık coğrafyası nedeniyle diğer BDT ülkelerindeki demiryolu taşımacılığı yerine karayolu taşımacılığı ağırlıktadır. Uluslararası nitelikte olmamakla birlikte, ulaşım ağı Bişkek etrafında yoğunlaşmıştır. 21.000 km’lik karayolu ağının P’si bakımsız durumdadır. Şehiriçi ve şehirlerarası karayollarının uzunluğu 25 bin km’yi aşmaktadır. Yolcu taşımacılığının ’si, yük taşımacılığının ’ü karayolu ile yapılmaktadır. Bişkek - Oş, Oş – Erkeş-Tam otobanlarının ve Oş Havaalanı’nın iyileştirme çalışmalarının tamamlanmasıyla ulaşım sektöründe sorunların aşılması, Oş bölgesinin ve Kırgızistan’ın ekonomisine ivme kazandıracaktır. 340 km’lik bir demiryolu ağı vardır. Ülkedeki tek demiryolu hattı da Moskova bağlantılı olan hattır. Havayolu taşımacılığı ise gelişme göstermektedir Ülkenin dış dünya ile bağlantısı Türk Telekom’un kurduğu 2500 hat kapasiteli uydu telefon sistemi ve diğer ülkelerin kurduğu benzeri sistemlerle sağlanmaktadır. Haberleşme ağı ülke genelinde halen yaygınlaştırılamamıştır. Ülke genelinde, 1997 yılı itibariyle toplam 351.000 adet telefon abonesi bulunmaktadır. Yine aynı yılın verilerine göre Ülkede yaklaşık 210.000 adet kayıtlı TV, 520 000 adet ise radyo alıcısı mevcuttur. 1998 verilerine göre, Rusya, Özbekistan ve Kazakistan’a ait programları nakleden tekrarlayıcı TV istasyonları ile AM 12, FM 14, Kısa dalga 2 radyo istasyonları bulunmaktadır. Ayrıca, yaklaşık 10.000’in üzerinde de internet kullanıcısı olduğu bilinmektedir.
 
3.9.7. Ormancılık
700 bin hektar olan verimli orman alanı, ülke alanının %4’ünü oluşturmakta olup ormanların GSMH içindeki payı yaklaşık %1 civarındadır. Kişi başına düşen orman alanı yaklaşık 0.17 hektar olup ormanların tamamı devlete aittir. Ormancılık faaliyetlerini Ormancılık Bakanlığı yürütmektedir.
 
3.9.8. Turizm
Kırgızistan doğal güzellikleri, İpek Yolu’nun merkezinde bulunması, tarihi ve kültürel birikimi ile turizm potansiyeli öne çıkan bir ülkedir. Ülkede 200’ün üzerinde tur şirketi ve 150 civarında turizm acentesi faaliyet göstermektedir. Özellikle rafting, tırmanma gibi bir çok dağ ve su sporları için çok uygun şartlara sahip ülkede bu alanlarda yapılan yatırımlar EBRD kredileri ile de desteklenmektedir.
 
3.9.9. Sağlık
Kırgızistan’da hastane, poliklinik, sağlık merkezleri, sağlık memuru-ebe, sağlık ocakları ve dispanserler de dahil olmak üzere, gelişmiş tıp kurumları sistemi bulunmaktadır. İhtisaslaşmış tıp kurumları ve bilimsel araştırma enstitüleri de mevcuttur. 1997 yılı sonunda doktor sayısı 14 251, orta kademe tıp personeli ise 37 568 kişi idi. Bazı bilim adamı ve uygulamacı doktorların ünü Kırgızistan sınırları dışına da taşmıştır. Ancak, son yıllarda sağlık sektöründe ihtiyaç duyulan tıbbi malzeme, araç, gereç ve ilaç gibi girdilerin temin edilememesi veya mevcutların yenilenememesi nedeniyle önemli sıkıntılar yaşanmaktadır. Ayrıca, Kırgız Cumhuriyeti’ndeki sağlık personelinin mesleki bilgi ve becerisini arttırması, sağlık sektöründe uluslararası platformda gerçekleşen gelişmelerden yararlanabilmesi için yeterli imkanlar da bulunmamaktadır. Kırgız Cumhuriyeti 2000 yılı itibariyle vatandaşların sağlığının korunması amacıyla hedefler belirlemiş ve bunlar da “Sağlıklı Toplum” devlet programının temelinde yer almıştır. Sağlık sektöründe uluslararası yardım kuruluşlarının aktif desteği mevcuttur.
 
3.9.10. Eğitim
Kırgız Cumhuriyeti’nde kademeli olarak başlatılan eğitim ve bilim reformu çerçevesinde atılan ilk adım eğitim konseptinin hazırlanması ve Eğitim Kanunu’nun çıkartılması olmuştur. Ülkede 44 devlet ve özel yüksek öğrenim kurumunda yüzden fazla branşta uzman yetiştirilmektedir. Temel yüksek öğrenimin 10 branşında, 13 ihtisas dalında devlet eğitim standartları ve 16 doktora standardı belirlenmiştir. Kırgızistan’da eğitimin mevzuat ve normatif-hukuk temelinin geliştirilmesi amacıyla, orta öğrenim alanında 14 temel yönetmelik hazırlanmış, 1996 yılında “Bilim” adlı milli eğitim programı kabul edilmiş, 1997 yılında ise, Kırgız Cumhuriyeti Eğitim Kanunu’nda Tadilat ve Eklemeler Yapılmasına Dair Kanun” kabul edilmiştir. Eğitim yönetim şeklinin değiştirilmesi amacıyla, reorganizasyon yapılmış, çeşitli yapısal değişiklikler gerçekleştirilerek, yeniden kurulan Eğitim, Bilim ve Kültür Bakanlığı’nın temel dokümanları hazırlanarak, onaylanmıştır.
 
Bölgelerdeki eğitim ve kültür birimleri aynı çatı altında toplanmıştır. Özellikle sosyal bilimlerde olmak üzere, yüksek öğrenimin özü değiştirilerek, hukuk öğrenimi takviye edilmiştir. Yüksek öğrenim kurumlarının eğitim planlarında iktisat ve yönetim derslerine daha fazla yer verilerek, okul ve üniversite programlarının ve tarih ve coğrafya derslerinin içeriği gözden geçirilmiştir.
 
Eğitim sistemine ileride de normatif hukuk temeli sağlanması ve Eğitim Yasası çerçevesinde mevcut normlarda tadilatlar ve ilaveler yapılması, çocuk ve gençlik hareketlerinin gelişimine ilgiyi arttırmak ve toplumun tüm kesimleri için eğitimin ulaşılabilirliğinin muhafazası, eğitimin finansman usulünün reorganizasyonu, Kırgız Cumhuriyeti’nin eğitim politikasının geleceğe ilişkin yönleridir.
 
Türkiye Cumhuriyeti tarafından Kırgızistan’da açılan orta dereceli eğitim ve öğretim kurumları dışında, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti arasında 3 Mart 1992 tarihinde Bişkek’te imzalanan “Eğitim, Kültür ve Bilimsel Alanlarda İşbirliği Anlaşması” hükümleri çerçevesinde 30 Eylül 1995 tarihinde İzmir’de imzalanan Anlaşma uyarınca, Manas Destanı’nın 1000. Yılı’nda Bişkek şehrinde “Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi” kurulmuştur.
 
3.10. Kırgızistan’da İşbirliği Olanakları
Kırgızistan’ın Gayri Safi Milli Hasılası’nın % 36.2’sini oluşturan ve toplam işgücünün 1/3’ünü istihdam eden tarım sektörü, başat sektör olmakla birlikte sermaye ve teknoloji eksikliğinden etkilenmektedir. Tarımsal üretimin modernizasyonuna ve artırılmasına yönelik olarak Kırgızistan’da tohum, gübre, çiftlik araçları, gıda ve tekstil hammadde işleme makine-teçhizat alanında işbirliği olanakları mevcuttur. Kırgızistan arazisinin % 7'si tarım arazisidir. Tarım arazisinin yaklaşık % 70'i (l Milyon hektar kadarı) sulanabilmektedir. Başlıca ürünler, pamuk, hububat, şeker pancarı, patates, kenevir, tütün, sebze ve meyvelerdir. Yün ve deri üretiminin yanında ipekçilik de bir hayli gelişmiş olup, Orta Asya'nın en büyük İpek koza İşleme tesisleri ve ipekli kumaş fabrikası Kırgızistan'da bulunmaktadır. Bağımsızlıktan sonraki dönemde önemli düşüş yaşanmakla birlikte hayvan yetiştiriciliğinin büyük önem taşıdığı Kırgızistan’da 8 milyon hektar doğal mera alanı bulunmaktadır.
 
Ülkede bulunan geniş yayla meralarında, arıcılık bir hayli gelişmiştir ve yüksek kalitede bal üretilmektedir. Uygun bir ortam oluşturan akarsularda ve göllerde de balıkçılık yaygın şekilde yapılmaktadır. Kırgızistan’daki gıda işleme sektöründe üretilen ürünler zayıf tasarım ve paketleme teknikleri nedeniyle ithal mallar ile rekabet edememekte ve sektörde ileri teknoloji içeren yatırımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Enerjisinin büyük kısmını ithalatla karşılayan Kırgızistan'ın enerji tüketimi, sanayi yapısına ve kişi başına düşen gelire oranla bir hayli yüksektir. Enerji tüketiminin yarıdan fazlası petrol ve doğalgazdan oluşmaktadır. Kişi başına düşen enerji tüketimi yaklaşık 0.715 TEP'dir. Hidroelektrik enerjinin tamamı, kömürün ise büyük bir kısmı yurt içinden temin edilirken, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir bölümü ithalatla karşılanmaktadır. Hidroelektrik enerji, Kırgızistan'ın en önemli enerji kaynağıdır.
 
Kırgız Cumhuriyeti, ürettiği enerjinin büyük bir kısmını Özbekistan, Kazakistan ve Tacikistan'a satmaktadır. Hidroelektrik enerji üretiminin en yüksek seviyesine, nispeten daha az enerji ihtiyacı duyulan yaz aylarında ulaşılmaktadır. Ülkenin yıllık toplam hidroelektrik potansiyelinin 142 500 milyon KWS, potansiyel hidroelektrik kapasitesinin ise, 26 000 MWst civarında olduğu tahmin edilmektedir. Ülkede elektrik enerjisi üretiminde ve dağıtımında geniş imkânlar mevcuttur. Kırgızistan, Orta Asya'daki bütün kömür rezervinin yaklaşık yarısını elinde bulundurmaktadır. Kahverengi ve bitümlü kömür yatakları Tuştuk-Fergana (Sulyukta, Kızıl-kiya, Beşburhan), Üzgen (Kok-Yangak. Taşkömür v.b.). Kavak (Minkuş, Karakeçi v.b.). Issık-kul (Jergalan, Soguty) ve Alay (Norus-kul) kömür bölgelerinde bulunmaktadır. Genellikle açık işletme şeklinde olan kömür madenciliği ülkenin güney kesiminde yürütülmektedir. En son araştırmalar, rezervi yaklaşık 5 milyar ton olarak tahmin edilen Sokh ve Sakimarda arasındaki bölgede kahverengi kömür sahasının varlığını ortaya çıkarmıştır.
 
Kırgızistan’ın dünyada eşine ender rastlanır bir jeolojik yapısı vardır. Kırgızistan topraklarında 115 çeşit mineral yatağı ve zuhuru ortaya çıkarılmıştır. Kömür, petrol, gaz, demir-dışı ve nadir metaller (bakır-kurşun-çinko-antimon-kalay-volfram v.b.), altın, nadir toprak ve radyoaktif elementler, çeşitli tipte yapı malzemeleri, kimyasal ve cevher içeren kayaçlar, diğer hammaddeler, yarı değerli taşlar, yeraltı tatlı ve sıcak mineralli su kaynakları mevcuttur. Kırgız Cumhuriyeti'nin mineral kaynakları, sadece bulunan yataklarla sınırlı değildir. Çeşitli tipte 2 500'den fazla mineral zuhuru bulunduğu da ortaya konmuştur. Ayrıca, Kırgızistan'da Kumtor, Jerüy, Makmar, Taldibulak, Levoberezni ve Akyüz-Bordu cevher bölgelerinde küçük ve orta ölçekli altın kaynakları mevcuttur. Gelecek 30 yıl içinde yürütülecek jeolojik araştırmalarla keşfedilecek altın yatakları için bazı veriler bulunmakta ve ülkede 1.5-2 ile 15-20 tonluk tahmini rezervi bulunan bazı altın yatak ve zuhurlarının mevcut olduğu tahmin edilmektedir.
 
Kırgızistan'da önemli miktarlarda demirli metal, demir ve Titanyum yatakları bulunmuştur. Ancak bunlar henüz işletilmiş değildir. Endüstriyel olarak işletilmek için en ümit verici olanı demir yataklarıdır. Eski Sovyetler Birliği’nin cıva üreten devleti konumunda olan Kırgızistan’da toplam civa rezervinin 45 000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Dönemin Devlet Başkanı Askar Akayev ülkenin bağımsızlığına kavuşmasından sonra yaptığı bir açıklamayla, turizmin ülkenin ekonomisine en önemli katkıyı yapacak öncelikli sektörlerden birisi olduğunu belirterek, turizm sektörüyle ilgili olarak siyasi iradeyi vurgulamıştır. Gerçekten de ülkenin karşılaştırmalı üstünlükleri arasında yer alan turizm sektöründe dağcılık, tatil, kültür ve sağlık turizmi başlıca faaliyetler arasında gelmektedir. Bugüne kadar mevcut potansiyelin küçük bir kısmı kullanılmış olan Kırgızistan'da doğasının kirlenmemiş olması, özgün kültürel özelliklerini halen koruyor olması ve halkının misafirperverliği ülkeyi uluslararası düzeyde önemli kılmaktadır. Kırgız Hükümeti yabancı yatırımları çekmek için elinden geleni yapmaktadır. Kırgızistan yatırım açısından diğer bütün BDT ülkeleri arasında en kolay ve en istikrarlı ülke sayılabilir. Tamamen çevrilebilir bir milli paranın olması, batı standartlarına göre yenilenmiş hukuk kuralları, kolay ticari kayıt imkânları, ihracat ve ithalatta sınırlamaların azlığı ve yatırımcıyı koruyan bir vergi sistemi yatırımcılar açısından avantajlar oluşturmaktadır. Ayrıca yatırımcılara yerel bankalar tarafından Dünya Bankası’ndan EBRD ve KWF gibi büyük kurumlar tarafından kredi de sağlanabilmektedir.
 
Yatırımla alakalı olan hukuki hükümler 1997’de uygulamaya konan yeni şekliyle uluslararası anlaşmalara ve uluslararası ticaret kurallarına uygun bir hale getirilmiştir. Bu yeni haliyle yatırım kanunları yatırımcıyı devletleştirmeye karşı koruduğu gibi uluslararası garanti de sağlamaktadır. Yabancı yatırımcılar yerli yatırımcıları yapmış olduğu işlerin neredeyse hepsini yapabilmektedir. Paralarını ve mallarını istedikleri şekilde kullanabilmekte, yatırımcıların devletle ya da yerli özel şirketlerle karşılaştıkları anlaşmazlıklarda şirketin kabul ettiği uluslararası organlara başvurabilmektedir. 16 Eylül 1997 tarihli “Kırgız Cumhuriyeti Yabancı Yatırımlar Kanunu”nun, 4.maddesi ile yabancı yatırımcıya eşit muamele garantisi sağlanmıştır. Yabancı yatırımcılar için kısıtlama; toplum sağlığı ve ülke güvenliğinin söz konusu olduğu hallerde vardır. Yabancı sermaye yatırımının kar, sermaye, tasfiye ve satış bedelleri, know-how ücretleri vb. gibi gelirlerinin yurt dışına transferi konusunda serbestlik vardır.
 
Yabancı personel çalıştırılmasında engel veya kısıtlama yoktur. Kırgız Cumhuriyeti’nde özellikle yabancı yatırım teşviki ile ilgili bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun verdiği yetki çerçevesinde yatırım teşvikleri, Yabancı Yatırımlar ve Teknik Yardımlaşma Devlet Komisyonu (GOSKOMINVEST)’nun ilgili yatırımcı kişi veya kuruluşlarla yapacağı görüşme ile münferiden tespit edilebilmekte ve genellikle de gelir, kurumlar, gümrük ve katma değer vergileri muafiyeti şeklinde uygulanmaktadır. Konu ile ilgili başvurulacak kurum: Kırgız Cumhuriyeti Yabancı Yatırımlar ve Teknik Yardımlaşma Devlet Komisyonu (GOSKOMINVEST) bünyesinde Yabancı Yatırım Teşvik Ajansı; Erkindik Caddesi 57, Bişkek-Kırgızistan Tel: (996-312) 22 77 06 Faks: (996-312) 26 17 52/ 62 01 36 Kırgız
 
Cumhuriyeti’nde yabancı şirket kurma ve temsilcilik açma prosedürü aşağıdaki gibidir.
> Ticaret Odası Sicil Kaydı,
> Şirket Ana Sözleşmesi,
> Banka Referans Yazısı,
> Şirket Yönetim Kurulu’nun Şube Açma ve Şube Yetkilisi Kılma Kararının Onaylı Örneği,
>Temsilcilikte sürekli bulunacak kişinin pasaport bilgilerini içeren belge.
 
Yukarıda sayılan belgelerin, Kırgız Cumhuriyeti’ne tasdik ettirilmek suretiyle, Kırgız Cumhuriyeti Başbakanlığı’na ve Dışişleri Bakanlığı’na yazılacak başvuru mektubu ile Kırgız yetkililere ulaştırılması gerekmektedir.
 
Türk Firmalarının Kırgızistan’da Karşılaştıkları Sorunlar: Kırgızistan’da yaşanan sistem değişikliğinden ve Sovyet sisteminden kaynaklanan mevzuat eksikliği, bankacılık sisteminin yetersiz olması, gümrük teşkilatının düzensiz olması, firmaların denetiminde yetki kargaşası bulunması gibi hususlar Türkiye’nin Kırgızistan’a ihracatında önemli sorunlar yaşanmasına neden olmaktadır. Kırgızistan’da değişik isimler adı altında çok miktarda vergi alınmaktadır. Vergi adedinin çokluğu hem psikolojik olarak hem de hesaplama ve ödeme adına zaman kaybına sebep olmaktadır. Bununla birlikte vergi kontrolleri sadece vergi dairelerince değil, çeşitli bakanlıklarca ayrı ayrı yapılmaktadır. Bu kontrol sisteminin bir çatı altında toplanmasının en doğru yol olacağı değerlendirilmektedir.
 
Türkiye’nin 1 Ocak 1996 tarihinde AB ile Gümrük Birliği’ne geçmesi ve bu çerçevede AB’nin üçüncü ülkelere uyguladığı rejimi benimsemesiyle birlikte başlatılan gözetim uygulaması Kırgızistan tarafından ülkenin Türkiye’ye ihracatında bir engelleme unsuru olarak kabul edilmektedir. Ancak gözetim uygulamasına tabi olan tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin iki ülke ticaretinde yalnızca yaklaşık yüzde 2.5 oranında payı bulunmaktadır.
 
4. ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE DIŞ POLİTİKA
Kırgızistan, diğer Orta Asya Ülkeleri ile mukayese edildiğinde, güçlü ekonomik kaynaklara sahip bulunmaması sebebiyle, daima hassas dengeler politikası izlemek zorunluluğu içindedir. Kırgızistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Akayev’in bölgede işbirliğini, ticareti, ulaşımı ve kültürel etkileşimi ön plana çıkartan “İpek Yolu Diplomasisi”ne atfettiği önem, esasında Kırgızistan’ın varlığını ve gelişmesini ancak komşuları ile barış ve dayanışma içinde ve bölgesel işbirliği aracılığıyla gerçekleştirebileceği stratejisinden kaynaklanmaktadır. Ancak SSCB’nin gerek sınırlar gerek etnik yapı ve üretim kaynaklarının kullanımı açısından bölgede bıraktığı karmaşık miras ve komşu ülkelerdeki istikrarsızlık dönemin Cumhurbaşkanı Akayev’in bu stratejisini sürekli zorlamış ve Kırgızistan’ın istikrarlı bir ülke olarak gelişmesini güçleştirmiştir.
 
 Kırgızistan bağımsızlığından bu yana dış politika seçenekleri geliştirmede ciddi çaba sarf etmektedir. Bununla birlikte bulunduğu istikrarsız coğrafya, ülke içindeki etnik farklılık, ekonomisi ve savunmasındaki zayıflık Kırgızistan’ın BDT çevresi dışına çıkmasına pek olanak vermemektedir.
 
4.1. Çok Taraflı İlişkiler
Kırgızistan 178 ülke tarafından tanınmış olup 100 ülke ile diplomatik ilişki kurmuş durumdadır. Kırgızistan’ın üye olduğu bazı uluslararası kuruluşlar aşağıda belirtilmektedir: BM, AGİT, Avrupa Atlantik Ortaklık Konseyi (AAOK), ECO, İKÖ, Dünya Bankası, IMF, ILO, Avrupa Kalkınma ve İmar Bankası (EBRD), Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO), UNIDO, WHO, UNESCO, Uluslararası Finans Kuruluşu (IFC), İslam Kalkınma Bankası, Uluslararası Enerji Ajansı, Asya Kalkınma Bankası, BM Asya Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCAP), Dünya Ticaret Örgütü, Bağlantısızlar Örgütü (gözlemci). Kırgızistan ayrıca, Kazakistan’ın girişimiyle başlatılmış olan AİGAÖK üyesidir.
 
Şanghay Beşlisi oluşumu ile başlayan, 14-15 Haziran 2001'de Şanghay'da ve altıncı kez biraraya gelen, Çin Cumhurbaşkanı Jiang Zemin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, dönemin Kırgızistan Devlet Başkanı Askar Akayev, Tacikistan Devlet Başkanı İmamali Rahmanov’un oluşturduğu "Beşli", Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov’un da aralarına katılmasıyla Şanghay Beşlisi Mekanizması'nın Şanghay İşbirliği Örgütü'ne dönüştürüldüğünü açıkladılar ve zirve deklerasyonunun yanısıra "Terörizm, Bölücülük ve Aşırı Akımlara Darbe İndirmekle İlgili Şanghay Anlaşması"nı imzaladılar. Kırgızistan'da Faaliyet Gösteren Uluslararası Organizasyonlar: ADB, EBRD, EU-TACIS, GTZ, IMF, IOM, Japanese Center, Swiss Coordination Office, TICA, UNDP, UNICEF, USAID, WHO, UNHCR, UNESCO, ILO, World Bank, ICRK, ACCELS, USIA, OSCE.
 
4.2. İkili İlişkiler
Kırgızistan komşusu bulunduğu devletlerle iyi münasebetler ihdas etmeye ve bu dostane ilişkileri sürdürmeye, karşılıklı ticareti ve işbirliğini geliştirmeye gayret göstermektedir. Bu çerçevede, Kırgızistan kuzeyindeki güçlü komşusu Kazakistan ile ilişkilerine özel bir değer vermekte, bu ülkeyi, siyasi geleceğini bağladığı BDT’na yegâne çıkış kapısı olarak görmektedir. Kırgızistan ile Kazakistan arasında yakın siyasi ilişkiler bulunmakta ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine çalışılmaktadır. Özbekistan ile ortak sınıra sahip olan Kırgızistan bu ülke ile ilişkilerinde temkinli ve işbirliğini geliştirmeye özen gösteren bir politika izlemektedir. Kırgızistan’ın doğalgaz bakımından bu ülkeye bağımlı olması, coğrafi yapıdan kaynaklanan sınır sorunları ve ülkede yaşayan Özbek nüfusun varlığı ilişkilerin seyrini etkilemektedir.
 
Kırgızistan doğalgaz ve petrol karşılığında Özbekistan’a su ve elektrik sağlamaktadır. Ancak Özbekistan, doğalgaz boru hattındaki arızaları veya Kırgızistan’ın doğalgaz borcunu gerekçe göstererek zaman zaman doğalgaz sevkiyatını durdurmaktadır. Buna karşılık Kırgızistan da enerji açığını kapatmak amacıyla, Kırgızistan içerisinde elektrik kullanımının arttırıldığını ileri sürerek Özbekistan’a yeterince su ve elektrik temin edemeyeceği yolunda açıklamalarda bulunmaktadır.
 
Kırgızistan toprakları içerisinde bulunan Sokh Bölgesi Kırgızistan-Özbekistan ilişkilerinde pürüz oluşturmaya devam etmektedir. Kırgız ve Özbek Başbakanları arasında 26 Şubat 2001 tarihinde Sokh Bölgesi konusunda bir Memorandum imzalanmıştır. Memorandum’da Sokh Bölgesi’ne kadar uzanan yolun Özbekistan’a devredilmesi karşılığında Özbekistan’ın aynı miktarda başka bir toprak parçasını Kırgızistan’a vereceği hükmü yer almıştır. Ancak, söz konusu Memorandum Kırgız Parlamentosu’nda ciddi eleştirilere hedef olmuştur. Bu çerçevede Kırgız Yasama Meclisi Memorandum’un Kırgız Anayasası’nın 55.maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiş, Kırgız Cumhuriyeti Başbakanı ise, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada Memorandum’un bağlayıcı bir özelliği bulunmayan bir niyet beyanı olduğunu ifadeyle, Memorandum’un eleştirilen maddesinin (Kırgızistan topraklarında yer alan Sokh Bölgesi’nin aynı miktarda toprak karşılığında Özbekistan’a devri) karşılıklı tedbirlerin eş zamanlı olarak uygulanmasıyla hayata geçirilebileceğini belirtmiştir.
Tacikistan ile sınırı bulunan Kırgızistan’da terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı, organize suçlar, yasadışı göç ve köktendinci hareketler gibi tehditlerin bu ülkedeki siyasi istikrarsızlıktan kaynaklandığı düşünülmekte ve Tacikistan’daki iç istikrarsızlığı bir tehdit olarak algılanmaktadır. Ayrıca Tacikistan topraklarını kullanarak ülkeye giren Afganistan mahreçli uyuşturucu kaçakçılığı Kırgızistan’ı hem geçiş ülkesi hem de tüketim bağımlılığı açısından etkilemektedir. Öte yandan, gerek Kırgızistan’ın güneyindeki Tacik nüfus, gerek Tacikistan’ın kuzeyindeki Kırgız nüfus iki ülkeyi etnik gruplar arası ilişkilerde daha tutarlı ve temkinli davranmaya sevk etmektedir.
 
Kırgız ve Tacik asıllı pek çok Tacikistan vatandaşının göçmen mülteci olarak bulunduğu Kırgızistan’ın özellikle ekonomik şartlarını zorlamaktadır. Bu nedenle, Kırgızistan, Tacikistan’daki barış ve istikrara büyük önem vermektedir. Kırgızistan komşusu Çin’i milyarı aşan nüfusu ve tarihi köklere dayanan bir güvensizlik oluşturması nedeniyle en büyük ve yakın tehlike olarak görmekle birlikte, temkinli, mesafeli, ancak giderek gelişen iyi komşuluk ilişkilerini sürdürmeye özen göstermektedir.
 
Kırgızistan Çin Halk Cumhuriyeti ile tesis ettiği ve geliştirmeyi planladığı işbirliği mekanizmalarının daha ziyade ekonomik ve ticaret ağırlıklı olmasına önem atfetmekte ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin hassasiyet duyduğu konularda bu ülkeyi rahatsız edecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmaya çalışmaktadır. Öte yandan Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu yakınlaşması bölgede olabilecek çatışma riskini azalttığı ve Kırgızistan’ı bu iki devlet arasında bir taraf tutma mecburiyetiyle yüz yüze bırakmadığı için desteklenmektedir. Bu çerçevede Şanghay İşbirliği Örgütü bu iki devleti ortak bir platformda buluşturan ve işbirliğini ön plana çıkartan önemli bir mekanizma olması sebebiyle Kırgızistan’dan destek görmektedir. Ayrıca Çin Halk Cumhuriyeti pazarına açılmak isteyen Batılı uluslararası şirketlerin Kırgızistan’ın demokratikleşme ve serbest piyasa ekonomisine geçiş konusunda yeterince ilerlemesi halinde, Çin Halk Cumhuriyeti’ne yapılacak ticaret ve yatırımlarda serbest bölge olarak kullanmak istedikleri bilinmektedir. ABD’nin Orta Asya Ülkeleri içinde ilişkilerini en çok geliştirmeye önem verdiği ülkelerin başında Kırgızistan gelmektedir. ABD yardım, kredi ve hibeleri yüksek miktarlarda Kırgızistan’a verilmektedir.
 
Ayrıca, ABD, Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kuruluşların Kırgızistan’a sağladıkları desteği arttırmalarını da teşvik etmektedir. Ekonomik, askeri, eğitim gibi başlıca konularda kurulan ilişkiler ve işbirliği çerçevesinde Kırgızistan’da kurulu bulunan değişik kurumlar aracılığı ile öğrencilerin ABD’de eğitim görmeleri sağlanmaktadır. 2001 yılında yapılan anlaşma çerçevesinde, başkent Bişkek’e yaklaşık 35 km uzaklıkta bulunan Manas Havaalanı yanında ABD’nin bir askeri üssü bulunmaktadır. Afganistan’ın kuzeyinde bulunan Bağımsız Devletler Topluluğu, 11 Eylül 2001 tarihinden bu yana ilgi odağı haline gelmiştir. Afganistan’a giden Amerikan askerleri ve yardım konvoyları bu bölgeden geçmektedir ve bu ülkeler arasında, bir dağ ülkesi olan Kırgızistan da ABD için önemli bir noktada bulunmaktadır. Özbekistan ve Tacikistan’ın yanı sıra 4,5 milyon nüfuslu Kırgızistan, uluslararası teröre karşı yürütülen savaşta ABD’nin yanında olduğunu duyurmuştur.
 
Afganistan’a doğrudan sınırı olmasa da stratejik açından önemli bir noktada. Bulunan Kırgızistan’ın, ABD’ye her türlü desteği vermeye hazır olduğunu açıklamasının bir nedeni ise bu ülkenin kökten dincilerle yıllardır başının dertte olmasıdır. Ekonomi ve güvenlik bakımından SSCB zamanında oluşturulan ve bağımsızlıktan sonra da kırılamayan Rusya’ya bağımlılık ve ülkedeki Rus azınlığın mevcudiyeti Rusya Federasyonu’nu Kırgızistan’ın dış ilişkilerinde birinci öncelikli yeri işgal etmesini zorunlu kılmaktadır. Kırgızistan güvenliğini Rusya ile sıkı bir işbirliğinde görmektedir. Rusya’nın savunma şemsiyesine sığınmak suretiyle, kısıtlı kaynaklarını askeri harcamalara yöneltmek yerine ekonomik amaçlara tahsis etmeyi tercih etmektedir. Rusya’nın başkent Bişkek yakınlarında bir askeri üssü bulunmaktadır.
 
Kırgızistan İran ile kurmuş olduğu diplomatik ve ekonomik ilişkilerinde İran yönetiminin kökten dinci niteliğinden çekinmesi dolayısıyla temkinli davranmaktadır. Kırgızistan Bakan ve Bakan Yardımcısı düzeyinde KKTC’ye ziyarette bulunan nadir ülkelerdendir. 1993 yılında iki ülke arasında “Kültür Alanında İşbirliği Protokolü” imzalanmıştır. Kırgızistan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni tanımıştır. Güney Kıbrıs’ın Rusya’daki Büyükelçisi Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na güven mektubunu sunmuştur. Böylelikle Kırgızistan da diğer BDT ülkeleri gibi Rusya’daki Güney Kıbrıs Büyükelçiliği’ne akredite edilmiştir. Kırgızistan halen Güney Kıbrıs’ta Büyükelçilik açmayı planlamamaktadır. Yukarıda belirtilen ülkeler dışında Japonya, İngiltere, Almanya Federal Cumhuriyeti gibi bazı başka ülkelerle de kayda değer ikili ilişkiler kurmuş durumdadır. Türkiye 16 Aralık 1991 tarihinde Kırgızistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olmuştur. Kırgızistan ile Türkiye arasında bugüne kadar çeşitli alanlarda ilişkilerin ve işbirliğinin esaslarını düzenleyen pek çok anlaşma ve protokol imzalanmıştır. İki ülke arasındaki ilişkiler her alanda gelişmeye devam etmektedir. Türkiye-Kırgızistan ilişkileri hakkında ileriki bölümlerde daha ayrıntılı bilgiler verilecektir.
 
4.3. ”İpek Yolu Diplomasisi” Doktrini
Kırgız Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Askar Akayev’in “İpek Yolu Diplomasisi” doktrini, küreselleşen dünyada coğrafi sınırlarının çizilmesi olanaksız olan İpek Yolu’ndaki, başta Orta Asya ülkeleri olmak üzere bütün Asya ülkelerinin dünya ile entegrasyonları ve bölge ülkeleri arasında barış ve işbirliğinin tesis edilmesi için, çok yönlü olanaklar sağlayacağını ileri sürmekte ve ülkesinin izleyeceği dış politikanın ana hatlarını çizmektedir.
“İpek Yolu Diplomasisi” doktrini, genel anlamıyla, Kırgız Cumhuriyeti’nin dış politikasında küreselleşmeyi bütünüyle benimsediğini, politikanın esasının hoşgörü olduğu gerçeğinden hareketle, hiçbir şeyin karşısında olmadığını, dünyanın kullandığı tüm olanaklardan yararlanmayı ve dünya ile bütünleşmeyi amaçladığını ve özellikle totaliter rejimleri benimsemediğini ifade etmektedir. Tarihi yazgının iradesiyle Kırgızistan topraklarından Büyük İpek Yolu’nun ana arterleri geçmiştir. Askar Akayev’in doktrininde ifadesini bulan üç bininci yılların arifesinde Büyük İpek Yolu’nun canlandırılması fikri uluslararası platformda büyük bir destek görmekte ve yankı bulmaktadır; çünkü İpek Yolu uzun yıllar boyunca ülkeler ve medeniyetler arasında bağlantı kuran bir köprü rolü üstlenmiştir.
 
5. TÜRKİYE – KIRGIZİSTAN İLİŞKİLERİ
5.1. Siyasi İlişkiler
Türkiye 16 Aralık 1991 tarihinde Kırgızistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olmuştur. Kırgızistan ile Türkiye arasında imzalanan 29 Ocak 1992 tarihli Diplomatik İlişkilerin Tesisine İlişkin Protokol gereği, T.C.Büyükelçiliği faaliyete geçmiş, Kırgızistan Büyükelçiliği ise, 31 Ekim 1992 tarihinde Ankara’da faaliyetlerine başlamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti, Kırgızistan’ın tanınması, uluslararası ve bölgesel kuruluşlara katılması veya işbirliğinin pekiştirilmesi, üçüncü ülkelerin ve uluslararası kuruluşların destek ve yardımlarının sağlanması gibi konularda girişimlerde bulunmuştur. Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Askar Akayev Türkiye’ye ilk resmi ziyaretini diğer Orta Asya Türk Cumhuriyetleri Devlet Başkanları ile birlikte 1991 yılı sonbaharında gerçekleştirmiştir.
 
Türkiye Cumhuriyeti ile Kırgız Cumhuriyeti arasında, bağımsızlıktan sonra başta Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakan düzeyinde olmak üzere çeşitli düzeylerde karşılıklı ziyaretler yapılmış, çeşitli alanlarda ilişkilerin ve işbirliğinin esaslarını düzenleyen pek çok anlaşma ve protokol imzalanmıştır. İki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretler devam etmekte, kurulu mekanizmalar işletilmekte ve ilişkiler her alanda gelişmeye devam etmektedir.
 
5.2. Ekonomik ve Ticari İlişkiler
Kırgız Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında 29 Mayıs 1991 tarihinde Ankara’da imzalanan “Ekonomik ve Ticari İşbirliğine Dair Protokol” çerçevesinde başlayan ekonomik ve ticari ilişkiler başlangıç tarihinden bu yana önemli gelişme göstermiştir.
 
Türkiye Cumhuriyeti ve Kırgız Cumhuriyeti Arasında İmzalanan Ticari ve Ekonomik
Nitelikli Anlaşma ve Protokoller
? Ekonomik ve Ticari İşbirliğine İlişkin Protokol (23 Aralık 1991)
? Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması (Bişkek-28 Nisan 1992)
? Karma Ekonomik Komisyon Kurulmasına Dair Anlaşma (Bişkek-1995)
? Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ticaret ve
Ekonomik İşbirliği Anlaşması (Ankara-1997)
? Türkiye-Kırgızistan Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) I. Dönem Protokolü (14 Ekim 1997)
? Türkiye Cumhuriyeti ile Kırgız Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde
Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması (Ankara - 02 Temmuz 1999)
? Türkiye-Kırgızistan Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) II. Dönem Protokolü (13 Nisan 2001)
? Türkiye-Kırgızistan Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) III. Dönem Protokolü (14 Mayıs 2003)
 
Dış Ticaret
Kırgızistan ile 1992 yılında 3.2 milyon ABD Doları olan ticaret hacmimiz, 1997’de 57.1 milyon ABD Doları’na ulaşmıştır. Türkiye’nin Kırgız Cumhuriyeti’ne ihracatı 1995-1997 yılları arasında artış eğilimi göstermiş, ancak Rusya Krizi sonucu 1998 yılından itibaren büyük ölçüde gerilemiştir. Söz konusu gerileme 2001 yılında sona ermiş ve 2002 yılında bu ülke ile ticaretimiz hızla yükselmeye başlamıştır. İhracatımız bu dönemde 2001 senesine oranla yüzde 36.5, ithalatımız ise yüzde 149.7 oranında artmış, 2003 yılında ihracattaki artış hız kazanırken, ithalat azalmıştır. İhracattaki artış yüzde 69.6 olarak gerçekleşmiş, ithalat yüzde 32.9 oranında azalmıştır. 2003 yılında Türkiye’nin Kırgızistan’a halı ve plastik ürünler ihracatında büyük bir artış görülmektedir. Bu artış 2004 yılında hız kazanmış ve Türkiye’nin Kırgızistan’a ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 78’lik bir artış göstermiştir.
 
Tablo 5.2.1.Türkiye-Kırgızistan Dış Ticareti
Yıllar
İhracat (X)
İthalat (M)
X/M (%)
Denge
Hacim
1992
1,181 1,442 0.81 -261 2,623
1993
17,014 3,470 4.90 13,544 20,484
1994
16,969 4,295 3.95 12,674 21,264
1995
38,156 5,513 6.92 32,643 43,669
1996
47,082 5,879 8.00 41,203 52,961
1997
49,356 7,395 6.67 41,961 56,751
1998
41,463 6,773 6.12 34,690 48,236
1999
23,198 2,779 2.35 20,419 25,977
2000
20,572 2,349 8.75 18,223 22,921
2001
17,350 6,307 2.75 11,043 23,657
2002
23,685 15,749 1.50 7,936 39,434
2003
40,158 10,578 3.79 29,580 50,736
2004
72,754 13,097 5.56 59,657 85,851
Kaynak: www.deik.org.tr
 
2004 yılı itibariyle Kırgızistan’a ihracatımızdaki başlıca kalemler; halılar, kıymetli taşlar, metaller, plastikler, kazanlar, makineler, mobilyalar, şeker ve şeker ürünleri, elektrikli makineler, örme giyim eşyası, kakao ve kakao müsth. ve özel dokunmuş mensucattır. Başlıca ithalat kalemleri ise; yenilen sebzeler, ham postlar, örme giyim eşyası, yenilen meyveler, yağlı tohum ve meyveler, diğer hayvansal ürünler, adi metallerden aletler, örülmemiş giyim eşyası, ipek ve sentetik suni devamsız liflerdir.
 
TÜRKİYE’NİN İHRACATI TÜRKİYE’NİN İTHALATI
Fasıllar
(%)
Fasıllar
(%)
Halılar 24.13 Yenilen Sebzeler 46.63
Kıymetli Taşlar Metaller 8.65 Ham Postlar 12.57
Plastikler 7.13 Örme Giyim Eşyası 12.31
Kazanlar ve Makinalar 6.64 Yenilen Meyvalar 10.77
Mobilyalar 5.73 Yağlı Toh. ve Meyvalar 6.94
Şeker ve Şeker Ürünleri 5.24 Diğer Hayvansal Ür. 3.02
Elektrikli makinalar 5.04 Adi Metallerden Aletler 2.27
Örme Giyim Eşyası 3.47 Örülmemiş Giyim Eş. 1.22
Özel Dokunmuş Mens. 3.42 İpek 0.99
Kakao ve Kakao Müsth 2.94 Sent.Suni Devamsız Lif. 0.62
Diğer 27.61 Diğer 2.64
Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü
 
İnşaat, Taahhüt ve Yatırımlar
Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın verilerine göre, 2004 yılının başı itibariyle Kırgızistan’da 13 Türk müteahhitlik firması toplam 330.6 milyon ABD Doları değerinde 19 proje tamamlamışlardır. Bunlar arasında; Manas Enternasyonal Havaalanı, Bişkek Coca-Cola Fabrikası, Hotel Bişkek Pınara ve Bişkek-Oş Karayolu rehabilitasyon projesi bulunmaktadır. Enka, Entes, Sistem, Üçgen ve Garanti-Koza Kırgızistan’da faal olan Türk müteahhitlik firmalarıdır.
 
Türkiye’de Kırgızistan sermayeli 6 firma kayıtlıdır. Bu firmaların toplam sermayesi 345 bin ABD Dolarıdır ve bunun içerisinde yabancı sermaye payı yüzde 74.17’dir. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın verilerine göre, Kırgızistan’daki Türk yatırımlarının toplam tutarı ise, 2002 yılı itibariyle yaklaşık 75 milyon ABD Doları tutarındadır..
 
Yatırım alanları arasında otelcilik, gıda ve içecek üretimi, bankacılık, mobilya, çay paketleme, plastik, eğitim ve inşaat bulunmaktadır.
 
-Sistem Mühendislik, Bişkek’te inşaatını 1995’te tamamladığı 4 yıldızlı Hotel Bişkek Pınara için aynı zamanda yatırım da yapmış, otelin yüzde 50 ortağı olmuş ve oteli Kırgız ortağı ile birlikte işletmektedir.
 
-Demir Kyrgyz International Bank (DKIB), Kırgızistan’ın en büyük üç bankasından biri olup, aynı zamanda ülkedeki ilk uluslararası ticari banka olma özelliğini taşımaktadır. 1997 yılında bankacılık lisansını alan DKIB’nin ödenmiş sermayesi 3 milyar ABD Doları olup, hissedarları p ile Tasarruf Mevduatları Sigorta Fonu (Türkiye), yüzde 15 ile Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ‘dur.
 
-Coca-Cola Bişkek, Anadolu Grubu’nun yüzde 90 hissesine sahip olduğu bir ortak teşebbüsüdür. Diğer ortak ise, Coca-Cola Corporation’dır. Üretim ve şişelemenin yanı sıra firma iki dağıtım merkezi aracılığıyla doğrudan dağıtım da yapabilmektedir. 233 parekende satış nokrasında ürünlerini sunan firmanın Bişkek’teki fabrikası yılda 39 milyon tonluk üretim kapasitesine sahiptir.
 
-Çay üretimi ve paketlemesi konusunda faaliyet gösteren Beta Grubu, Orta Asya cumhuriyetlerinde önemli pazar payına sahiptir. Grup, Kırgızistan’daki ilk yatırımını Bişkek’teki faaliyete geçirdiği paketleme tesisleri ile yapmıştır. 2000 yılında ise Beta Grubu, “Beta Store” isimli bir alışveriş ve “Beta Gourmet” adında bir lokanta ile yatırımlarını çeşitlendirmiştir.
-Plaskap firması 1998 yılında Bişkek’te hizmete sokmuş olduğu fabrikada karbonatlı ve karbonatsız içecek şişeleri için plastik kapak üretmektedir.
 
-Kırgızistan’daki diğer Türk yatırımları arasında Çelebi İnşaat’ın PVC ürünleri üretimi ve Burç Ltd.nin et ürünleri işleme tesisleri sayılabilir.
 
Eximbank Kredileri
İki ülke hükümetleri arasında imzalanan 28.04.1992 tarihli Mutabakat Zaptı kapsamında National Bank of the Kyrgyz Republic (NBK)e 75 milyon ABD Doları tutarında mal ve proje kredisi açılmış ve toplam 48.13 milyon ABD Dolarlık kullandırım gerçekleştirilmiştir. Geri ödemelerde yaşanan problemler nedeniyle, 43.57 milyon ABD Doları tutarındaki tüm alacaklar konsolide edilerek 2020 yılına kadar geri ödenecek şekilde ertelenmiştir. 2002 yılı Paris Kulübü Protokolü neticesinde, IMF’nin 3 yıllık programı döneminde NBK’nın vadesi gelen 5.13 milyon ABD Doları tutarındaki borcunun 20 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiştir.
 
10-11 Mart 2005 tarihlerinde Kırgız Cumhuriyeti’nin borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik toplanan II.Paris Kulübü toplantısında varılan mutabakat neticesinde, NBK’nın 01.03.2005 tarihi itibariyle toplam borcunun ertelenmesine karar verilmiştir. Bu kredi çerçevesinde bugüne kadar, bir otel ve bir trafo merkezi inşası ile zirai ilaçlar, kürk fabrikası için kimyasal madde, mobilya fabrikası makineleri, ekmek fırınları, telekomünikasyon sistemleri, otobüs, minibüs, araba ve haberleşme cihazlarının ihracatının finansmanı sağlanmıştır.
 
Türk-Kırgız İş Konseyi
Türk-Kırgız İş Konseyi 25 Aralık 1991 tarihinde Türk-Avrasya İş Konseyleri çerçevesinde kurulmuştur.
 
6. PRATİK BİLGİLER
6.1. Vize
Yabancılar için Kırgızistan’a girmeden önce vize alma zorunluluğu bulunmaktadır. Vizeler, ticari faaliyetler, diplomatik görevler, turistik amaçlar, ticari amaçlar veya genel kullanım için alınabilir. Vize almak için Kırgızistan’ın ilgili ülkedeki büyükelçiliğine müracaat edilmesi gerekmektedir. Genel ya da ticari amaçlı vize alabilmek için Kırgızistan’daki kişi veya kurumlardan davet mektubu alınması gerekmektedir. Turistik vizeler söz konusu ülkenin turizm firmaları tarafından alınabilir. Vize süreleri gerekli işlemler yapılarak uzatılabilmektedir. BDT ülkeleri içinde dolaşım serbesttir ve herhangi bir transit vizeye ihtiyaç yoktur. 3 Mart 1992 tarihinde, mektup teatisi yoluyla akdedilen “Türkiye Cumhuriyeti ile Kırgızistan Cumhuriyeti Arasında Vize Muafiyetine İlişkin Anlaşma”, 24 Ağustos 1992 tarihli ve 21325 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Anlaşma uyarınca, ülkemiz ile Kırgızistan arasında 1 aya kadar olan süre için karşılıklı olarak vize uygulanmamaktadır. 1 aydan uzun süreler için Kırgızistan’a gitmek isteyenlerin ise, Ankara’daki Kırgız Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne veya İstanbul Başkonsolosluğu’na müracaat etmek suretiyle vize almaları gerekmektedir. Bunun dışında, ülkedeki her yabancı için oturma izni kaydı yaptırılması zorunluluğu vardır.
 
Oturma izni kaydı müracaatında pasaport detayları ve ikametgâh adresi bilgilerinin yer aldığı özel bir form doldurulur ve formda yer alan bilgiler İçişleri Bakanlığı organlarında muhafaza edilir. Söz konusu kaydın ülkeye giriş tarihinden itibaren üç gün içerisinde yaptırılması gerekmektedir. Aksi takdirde ceza uygulaması mevcuttur.
 
6.2. Ulaşım
Türk Hava Yolları’nın Kırgız Cumhuriyeti’nin başkenti Bişkek’e seferleri 25 Mayıs 1996 tarihi itibariyle başlamıştır. Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri İstanbul-Bişkek, Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri ise Bişkek-İstanbul olmak üzere haftada üç gün karşılıklı seferler yapılmaktadır. Ülkede şehir içi ulaşımında, otobüs, troleybüs, dolmuş ve taksi hizmetlerinden yararlanmak mümkündür. Şehirlerarası ulaşımda ise, otobüs, dolmuş ve taksilerin yanı sıra bazı şehirler için uçuş bağlantıları da mevcuttur.
 
6.3. Taşımacılık
Türkiye’den Orta Asya ülkelerine gönderilen ihraç ürünleri çoğunlukla tırlarla sevkedilmektedir. Türkiye’den alınan mamul ya da hammaddelerin çıkış fiyatları diğer ülkelere göre daha ucuz olmasına rağmen, nakliye ücretlerinin yüksek olması Türk menşeli ürünlerin pazarlardaki rekabet şansını ciddi oranda düşürmektedir. Yol güzergahında yüksek meblağlarda resmi geçiş ücretleri ödenmektedir. Gayri resmi ödemeler de bu meblağı arttırmaktadır. Bir tır Türkiye’den yaklaşık 6 000-7 000 ABD Doları arasında bir ücretle Kırgızistan’a gitmektedir. Bu yüksek nakliye bedeli ise direkt olarak ürün maliyetini arttırdığından pazarda rekabet şansını azaltmaktadır. Ayrıca iki ülke arasında yapılan anlaşma uyarınca, her iki ülke tırları karşılıklı yük taşıyabilecek fakat gidilen ülkeden yük alınmadan dönülecektir. Bu nedenle tırlar boş geleceğini hesap ederek yüksek fiyat istemektedir.
Kırgızistan’da ulaşım altyapısının temeli karayollarıdır. Ülkenin dağlık coğrafyası nedeniyle diğer BDT ülkelerindeki demiryolu taşımacılığı yerine karayolu taşımacılığı ağırlıktadır. Uluslararası nitelikte olmamakla birlikte, ulaşım ağı Bişkek etrafında yoğunlaşmıştır. 21.000 km’lik karayolu ağının % 50’si bakımsız durumdadır. Şehiriçi ve şehirlerarası karayollarının uzunluğu 25 bin km’yi aşmaktadır. Yolcu taşımacılığının % 87’si, yük taşımacılığının % 94’ü karayolu ile yapılmaktadır. Ülke içinde de karayolu üzerinde yapılan nakliye (tır hizmetleri) daha çok tavsiye edilen bir taşıma aracı halini almaktadır.
 
6.4. Konaklama
Kırgız Cumhuriyeti’nin başkenti Bişkek’teki bazı oteller ve adresleri aşağıda belirtilmiştir:
Pınara Hotel ( * * * * )
Bişkek,720044, Mira Caddesi, 93
Tel : 54 01 42
Faks : 54 24 08
Website : www.pinara.com.kg
Hyatt Regency ( * * * * * )
Bişkek, 720011, Sovyetskaya Caddesi, 191
Tel : 66 12 34
Faks : 66 57 44
Website : www.hyatt.com.
Silk Road Lodge ( * * * * )
Bişkek, 720033, Abdumomunov Caddesi, 229
Tel : 66 11 29
Faks : 66 16 55
Website : www.silkroad.com.kg
Dostuk ( * * * )
Bişkek, 720011, Frunze Caddesi, 426 B
Tel : 28 42 51
Faks : 28 44 66
Issık-Kul ( * * * )
Bişkek, Mira Caddesi, 301
Tel : 28 42 51
Faks : 28 44 66
Bişkek Otel ( * * * )
Bişkek, Erkindik Caddesi, 21
Tel : 22 02 20
- 73 -
 
6.5. Resmi Tatil Günleri
1 Ocak Yeni Yıl
7 Ocak Yılbaşı
8 Mart Kadınlar Bayramı
21 Mart Nevruz
1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı
5 Mayıs Anayasa Bayramı
9 Mayıs Zafer Bayramı
31 Ağustos Bağımsızlık Günü Bayramı
(Kurban Bayramı ve Ramazan Bayramı 1’er gün resmi tatildir.)
 
6.6. Haberleşme
Ülkenin dış dünya ile bağlantısı Türk Telekom’un kurduğu 2500 hat kapasiteli uydu telefon sistemi ve diğer ülkelerin kurduğu benzeri sistemlerle sağlanmaktadır. Haberleşme ağı ülke genelinde halen yaygınlaştırılamamıştır. 1997 yılı itibariyle ülkede toplam 351.000 adet telefon abonesi bulunmaktadır. Ayrıca, yaklaşık 10.000’in üzerinde de internet kullanıcısı olduğu bilinmektedir. Kırgız Cumhuriyeti’nin ülke telefon kodu (996)’dır. Başkent Bişkek’in ise şehir telefon kodu (312)’dir. Kırgızistan’da 109 numaralı telefon servisinden herhangi bir kurumun telefon numarası, telefon numarasına göre adresi, şehir kodu ve benzeri bilgiler öğrenilebilmektedir. Ülkede mobil telefon hizmeti veren şirketler bulunmakta ve kullanımı da giderek yaygınlaşmaktadır.
 
6.7. Gerekli Olabilecek Adresler, Telefon ve Faks Numaraları
Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçiliği
Moskovskaya, 89
720001 Bişkek-Kırgızistan
Tel : (996 312) 22 78 82 / 22 60 21
Faks : (996 312) 66 05 19
TİKA Bişkek Program Koordinatörlüğü
Abdumomunova, 193
Bişkek-Kırgızistan
Tel : (996 312) 66 26 49/66 49 30/66 49 83/66 49 83/
66 50 52/66 52 16/66 13 57
Faks : (996 312) 66 03 82
Kırgız-Türk İşadamları Derneği
www.kitiad.org.kg
- 74 -
 
Kırgız Cumhuriyeti’ndeki Bazı Resmi Kurumların Adres Bilgileri:
Kırgız Cumhuriyeti Jogorku Keneş Yasama Meclisi
Abdumomunova, 207
720053, Bişkek
Tel : 22 55 23
Faks : 22 60 35
www.kenesh.gov.kg
e-mail : postmaster@kenesh.gov.kg
Kırgız Cumhuriyeti Jogorku Keneş Halk Temsilciler Meclisi
Abdumomunova, 207
720053, Bişkek
Tel : 22 55 23
Faks : 22 39 91
www.kenesh.gov.kg
e-mail : postmaster@kenesh.gov.kg
Kırgız Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi
Erkindik, 39
720053, Bişkek
Tel : 22 60 31
Faks : 22 60 31
e-mail : konsud@bishkek.gov.kg
BAKANLIKLAR:
Dışişleri Bakanlığı
Razzakov, 59
720040, Bişkek
Tel : 22-05-45
Faks : 66-05-01
e-mail : gendep@mfa.gov.kg
İçişleri Bakanlığı
Frunze, 469
720040, Bişkek
e-mail : mail@mvd.bishkek.gov.kg
Dış Ticaret ve Sanayi Bakanlığı
Çuy, 106
720002, Bişkek
Tel : 22 38 66
Faks : 66 34 98
http:// mvtp.bishkek.gov.kg/
e-mail : postmaster@mvtp.bishkek.gov.kg
- 75 -
Tarım, Su İşleri ve Tarım Ürünleri İşleme Bakanlığı
Kievskaya., 96/A
720040, Bişkek
Tel : 22 06 39
Faks : 22 67 84
e-mail : mawr@bishkek.gov.kg
Çevre ve Olağanüstü Haller Bakanlığı
A. Toktonaliev, 2/1
720055, Bişkek
e-mail : mecd@bishkek.gov.kg
Savunma Bakanlığı
Logvinenko, 26
720001, Bişkek
e-mail : ud@bishkek.gov.kg
Sağlık Bakanlığı
Moskovskaya,148
720040, Bişkek
http:// www.med.kg
e-mail : minzdrav@minzdrav.bishkek.gov.kg
Tel : 66 07 17
Faks : 66 07 19
Eğitim, Bilim ve Kültür Bakanlığı
Tınıstanov, 257
720040, Bişkek
Tel : 66 24 44
Faks : 22 86 04
e-mail : monk@monk.bishkek.gov.kg
Ulaştırma ve İletişim Bakanlığı
İsanova, 42
720017, Bişkek
Tel : 61 04 72
Faks : 66 47 81
http://www.mtk.bishkek.gov.kg
e-mail :mtk@mtk.bishkek.gov.kg
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Tınıstanova, 215
720041, Bişkek
Tel : 22 42 86
Faks : 66 57 24
e-mail : mlsp@mlsp.kg
- 76 -
Maliye Bakanlığı
Erkindik, 58
720040, Bişkek
Tel : 66 45 60
Faks : 66 16 45
e-mail : minfin@ms.gov.kg
Adalet Bakanlığı
Orozbekova, 37
720040, Bişkek
http://www.minjust.gov.kg
e-mail : minjust@bishkek.gov.kg
 
DEVLET KOMİTELERİ:
Kamu Mülkiyeti Yönetimi ve Yatırımları Çekme Devlet Komitesi
Erkindik, 57
720040, Bişkek
Tel : 22 77 06, 22 83 46
Faks : 66 02 36, 22 79 54
http://kyrgyzinvest.org/index.ru.html
e-mail : sfp@bishkek.gov.kg
Turizm, Spor ve Gençlik Devlet Komitesi
T. Moldo, 17
720040, Bişkek
Tel : 22 06 57, 22 63 97
Faks : 21 28 45
e-mail : gatiskr@bishkek.gov.kg
 
DEVLET AJANSLARI:
Jeoloji ve Mineral Kaynaklar Devlet Ajansı
Erkindik, 2
720033, Bişkek
http://www.kgs.bishkek.gov.kg
e-mail : mail@geoagency.bishkek.gov.kg
Tapu-Kadastro Devlet Ajansı
Orozbekova, 44
720040, Bişkek,
Tel : 54 80 04
Faks : 54 80 07
e-mail : gosreg@bishkek.gov.kg
İlim ve Entellektüel Mülkiyet Devlet Ajansı (Kırgızpatent)
11. mikrorayon, 10/1
720049, Bişkek
http://www.kygyzpatent.kg
e-mail : kyrgyzpatent@bishkek.gov.kg
- 77 -
K.C. Hükümetine Bağlı İletişim Devlet Ajansı
Sovyetskaya, 76
720005, Bişkek
e-mail : postmaster@nca.bishkek.gov.kg
Enerji Devlet Ajansı
Ahunbaeva, 119
720055, Bişkek
e-mail : postmaster@gae.bishkek.gov.kg
 
DEVLET MÜFETTİŞLİKLERİ:
Standartlar ve Meteoroloji Devlet Müfettişliği
Panfilova, 197
720040, Bişkek
http://www.kmc.bishkek.gov.kg
e-mail : gost@kmc.bishkek.gov.kg
 
DEVLET KOMİSYONLARI:
K.C. Hükümetine Bağlı Antimonopol Politikası Devlet Komisyonu
Çuy, 114
720040, Bişkek
Tel : 22 48 01
Faks : 22 63 65
Mimarlık ve İnşaat Devlet Komisyonu
Manas, 28
720026, Bişkek
Tel : 21 74 32
Faks : 21 75 53
e-mail : mail@gosstrsy.bishkek.gov.kg
K.C. Hükümetine Bağlı Esrar Kontrolü Devlet Komisyonu
Razzakova, 63
720010, Bişkek
e-mail : gkkn@bishkek.gov.kg
K.C. Hükümetine Bağlı Din İşleri Devlet Komisyonu
Kievskaya, 96 “B”
720040, Bişkek
e-mail : mail@religion.bishkek.gov.kg
K.C. Hükümetine Bağlı Değerli Kağıtlar Devlet Komisyonu
Çuy cad., 114
720040, Bişkek,
e-mail : scsm@bishkek.gov.kg
- 78 -
K.C. Hükümetine Bağlı Standartlar, Mali Hesap ve Denetim Devlet Komisyonu
Çuy, 106
720040, Bişkek
Tel : 66 63 28, 66 63 35
Faks : 66 63 54
K.C. Hükümetine Bağlı Satın Alma ve Maddi Rezervler Devlet Komisyonu
Çuy, 114
720040, Bişkek
e-mail : mail@sap.bishkek.gov.kg
K.C. Hükümetine Bağlı Girişimcilik Geliştirme Devlet Komisyonu
Tınıstanova, 120
720002, Bişkek
Tel : 22 55 68
Faks : 66 23 19
http://www.smbusiness.kg
e-mail : gkprp@bishkek.gov.kg
 
DİĞER KURULUŞLAR
Kırgızistan Ticaret Odası
Kievskaya, 107
Bişkek, Kırgızistan
Tel : 21 05 65
Faks : 21 05 75
Gümrük Denetimi
Moskovskaya, 194
Bişkek, Kırgızistan
Tel : 21 86 47
Faks : 21 86 35
Ticari Bilgi Ajansı
Çuy, 52
Bişkek, Kırgızistan
Tel : 28 95 48
Faks : 28 95 36
 
YARARLI LİNKLER
www.gov.kg (Kırgız Hükümetinin resmi web sitesidir.)
- 79 -
 
6.8. Diğer Bilgiler
Yerel Saat
Kırgızistan’da yerel saat, Türkiye saatinden 3 saat ileridir.
 
Mesai Saatleri
09.00-12.00
12.00-13.00 (Öğle Tatili)
13.00-17.00
 
Para Birimi
Kırgız Cumhuriyeti’nin para birimi Som (1 Som=100 Tiyin) ‘dur. Kırgızistan’da yabancı para değişimi serbestçe yapılabilmektedir. Özellikle ABD Doları cinsinden para Som’a kolaylıkla dönüştürülebilmektedir. Ancak ABD Doları banknot tarihleri 1993 yılından eski veya 50.- ABD Doları’ndan düşük tutardaki banknotlar için düşük kur uygulanmaktadır.
 
Hava Durumu
Kırgız Cumhuriyeti’nin başkenti Bişkek’te aylara göre ortalama sıcaklık değerleri aşağıda verilmektedir:
Aylar
En Yüksek Sıcaklık (ºC)
En Düşük Sıcaklık
(ºC)
Ocak -10 -12
Şubat +3 -3
Mart +10 +5
Nisan +19 +7
Mayıs +26 +19
Haziran +37 +26
Temmuz +40 +35
Ağustos +40 +33
Eylül +35 +27
Ekim +25 +10
Kasım +10 +3
Aralık +3 -10
- 80 -
 
Yararlanılan Kaynaklar
-    Kırgız Cumhuriyeti Milli Bankası Bülteni, 6/2001
-    The Economist Intellıgence Unit, Country Report, Kyrgyz Republic,10/2001
-    Kırgız Cumhuriyeti Milli İstatistik Komitesi Verileri www.NSC.gov.kg
-    The National Bank of The Kyrgyz Republic Annual Report, 2000
-    Information For Prospective Investors, The Kyrgyz Republic Foreign Investment Agency, May,1998
-    www.gov.kg
-    CIA-The World Factbook, Kyrgyzstan
-    TİKA Kırgızistan Ülke Raporu, Ülke Profilleri
-    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) www.deik.org.tr
-    Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) www.foreigntrade.gov.tr
-    The United Nations Developing Programme in Kyrgyzstan, www.undp.kg
-    World Bank, www.worldbank.org
-    IMF International Financial Statistical Committe of The Kyrgyz Republic
-    Comperehensive Development Framework of The Kyrgyz Republic Tıll 2010
-    Dıplomacy of The Silk Road (A Foreign Policy Doctrine) The Past and Present on the Great Silk Road
-    “Kırgız Cumhuriyeti’nin İlk Cumhurbaşkanı Askar Akayev” 1999, Ankara-Türkiye
-    DPT, Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri Özel İhtisas Komisyonu Raporu

 

 
 

turkbirdevbursa.tr.gg
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=