Orhan Yıldız

Artvinli Orhan

TürkBirDev >Türk Birliği




TürkBirDev Türk Birliği
TürkBirDev > Türk Birliği
TürkBirDev
Şah ve Mat: Tüm Oyunları Bozan Bir Hamle - Özet
Biz "Türkler"le sorun nedir? ve Tepkiler
Türk Birleşik Devletleri Kurmanın Gerekliliği. Türk Birliği Neden Kurulmalı?
Bölüm I: TürkBirDev ve Çalişmaları
Bölüm II: Ben ne Yapabilirim?
Bölüm III: Yazi ve Mektuplar
Bölüm IV: Birlige dair Söz ve Şiirler
Bölüm V: Soru ve Yanitlar
Temsilcilikler
Türk Birliği
2007 Türk Kurultayı Sonuç Bildirisi
Türk Dünyasında Dil ve Alfabe Birliğinin Önemi
Türk Kültür Evi
Türk Birliğine Evet Kampanyası İçin
Türk Birliğine Evet Kampanyası

TRT Haber Haberler

Son Dakika Haberleri | Haber Manşetleri



   
  AVRASYA KARDEŞ ÜLKELER BİRLİĞİ TÜRK BİRLİĞİ
  Kuzey Kibris Turkiye Cumhuriyeti
 

KUZEY  KIBRIS  TÜRK  CUMHURİYETİ

 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
KKTC’de resmi dil Türkçe’dir. İngilizce de yaygındır.
 
KKTC bayrağı (150’ye 100 cm) zemini beyaz, ortasında kırmızı ayyıldız ve üst ve alt kısmında 2 kırmızı çizgi vardır.
Başkent Lefkoşa’dır.
 
COĞRAFİ ÖZELLİKLER
 
Kıbrıs, Akdeniz’in Sicilya ve Sardinya’dan sonra üçüncü büyük adasıdır. Kıbrıs adası 30.33 ve 35.41 eylemleri ve 32.23 ve 34.55 boylamları arasındadır. KKTC’nin yüzölçümü 3.355 km²dir.
 
Kuzey Kıbrıs’ın kuzeyinde 65 km mesafe ile Türkiye, doğusunda 112 km mesafe ile Suriye, 267 km ile İsrail, 162 km ile Lübnan; güneyinde Güney Kıbrıs ve 418 km ile Mısır; batısında ise 965 km ile Yunanistan yer almaktadır.
 
KKTC’nin toplam yüzölçümü adanın üçte birine mukabil gelen, 3355 km² dir. Yaklaşık olarak ada sahillerinin yarısı KKTC sınırları içerisindedir.
 
Ekilebilen % 45 lik verimli arazinin % 20 si sulanmaktadır. KKTC genelinin % 20 si ormanlık olup yoğun bir ağaçlandırma programı devam etmektedir.
 
İklim: Kuzey Kıbrıs’ın iklimi tipik bir Akdeniz iklimidir. Yazları uzun ve kurak, kışları kısa ve yağmurludur. Yıllık ortalama sıcaklık 19ºC’dir (66ºF). Yaz ortası sıcaklık 40ºC (105ºF) civarında seyretmektedir ve Akdeniz’deki en sıcak deniz olarak ortalama 21ºC’dir (75 Fº). Kışın hava oldukça yumuşaktır ve yıllık ortalama 500mm yağmur düşmektedir.
 
Bitki örtüsü: Yaprağını dökmeyen, çamgiller, turunçgiller, zeytingillerin yanı sıra makilik, yaprağını döken ağaç, bodur ağaççıklar, ağaç ve çalılıklarla değişik çiçek türleri kuzey Kıbrıs’ın genel bitki örtüsünü oluşturur.
 
Flora: Kuzey Kıbrıs’ın eşsiz Akdeniz iklimi doğal zenginliğin oluşmasında büyük bir etken olmuştur. En yaygın orman tipi ağaç türleri çam, servi, meşe ve sonradan adada yetiştirilen okaliptüstür. Kuzey Kıbrıs’ta 150’ye yakın değişik türde Gramineae out dahil, doğal olarak yetişen tahmini 1900 çeşit çiçekli bitki bulunmaktadır. Dünyada bilinen orkide türlerinden 30’u sadece kuzey Kıbrıs’ta yaşamaktadır.
 
Dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan ve yalnız Kuzey Kıbrıs’ta yetişen 19 bitki türü bulunmaktadır.
 
Fauna: Kuzey Kıbrıs gerek adada yaşayan, gerekse kıtalar arasında göç eden hayvanları barındırması nedeniyle zengin hayvan türüne sahip bir ülkedir. Kuzey Kıbrıs coğrafik konumu nedeniyle Afrika ve Doğu Avrupa arasında kuşların konaklama ve yumurtlama merkezidir. Adada bulunan 350 türden 7 türü endemiktir. Ayrıca 26 farklı çeşit sürüngen ve amfibyum da yaşamaktadır.
 
Kuzey Kıbrıs’ın eşsiz sahilleri ayrıca Akdeniz'de nesli tükenmekte olan caretta caretta ve chelonia mydas kaplumbağaları için uygun yumurtlama merkezleridir.
 
Karpaz Milli Parkı’nda 250 civarında özgürce yaşayan yabani eşek bulunmaktadır.
 
AĞIRLIKLAR VE ÖLÇÜLER
Ağırlık ve ölçülerde metre sistemine geçilmiş olmasına rağmen eski Osmanlı sistemi de kullanılmaktadır:
 

Ağırlıklar
400 dirhem = 1 okka = 1.27 kilo
44 okka = 1 Kıbrıs kantarı
Kapasite
1 sıvı okka = 1.28 litre
1 Kıbrıs litresi = 3.18 litre
Uzunluk
1 arşın = 61 cm
Alan
1 dönüm = 1,338 m²

 
NÜFUS
Kuzey Kıbrıs’ın nüfusu ilk olarak 1978’de yapılan resmi sayıma göre 146,740 idi. 1978 ile 1996 yılları arasında ortalama nüfus oranı artışı %1.4 olmuştur. 2000 yılı tahminlerine göre KKTC’deki nüfus oranı 210,047’dir. Nüfus çoğunlukla (™) Kıbrıslı Türklerden oluşmaktadır ve diğer etnik gruplar %1’lik bir oranla Rumlar, Maronitler ve diğerleridir.
 
EĞİTİM
KKTC eğitim sistemi, Kıbrıs Türk toplumunun genç yaşlı tüm bireylerini hem kendileri, hem de toplum yararı doğrultusunda yetiştirmeyi amaçlar.
 
Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi genel olarak üç bölüme ayrılır:
Okul Öncesi Eğitim: Okul öncesi eğitim, devlet okullarında ilkokullara bağlı anasınıfları, ilgili diğer öğretim kurumlarına bağlı uygulama sınıflar, ve anaokulları tarafından 5 - 6 yaş grubu çocuklara verilen eğitimdir.
 
İlköğretim: İlkokul eğitimi, orta eğitim öncesi 6 - 11 yaş gurubu öğrencilerin 5 yıl kadar süren eğitim ve öğretimlerini kapsar. İlköğretim ücretsiz ve zorunludur.
 
Ortaeğitim: Ortaeğitim iki aşamada verilir. Birinci Aşama (Orta Okul) üç yıl sürer. Ücretsiz ve zorunlu olan bu programı 12-14 yaş grubu öğrenciler takip eder. İkinci aşama 15-17 yaş grubu öğrencileri kapsayan üç yıllık eğitimi içerir ve genel liseler, meslek liseleri, teknik liseler ve diğer liseler aracılığı ile verilir.
 
ÜNİVERSİTELER
YÜKSEK ÖĞRENİM
Yüksek öğrenim temel olarak üniversitelerde yürütülmektedir ve daha yüksek akademik eğitim olanaklarını en iyi şekilde sağlamak için esnek olarak organize edilmiştir. Üniversiteler modern uluslararası eğitim teknikleriyle donatılmıştır ve yerli ve yabancı öğrencilere yüksek kalitede eğitim ve araştırma imkanları sağlamaktadırlar. Yurtdışından KKTC üniversitelerine başvuran öğrenci sayısında sürekli olarak artış görülmektedir.
 
Bazı Kıbrıslı Türkler öğrenimlerini yurtdışında özellikle, Türkiye’de yürütmeyi tercih etmektedir. KKTC’de yüksek öğrenim gören Kıbrıslı Türk öğrenci sayısı 9,414 iken yurtdışında öğrenim gören Kıbrıslı Türk öğrenci sayısı 1,631’dir.
 
Yabancı öğrenciler çoğunlukla Türkiye’den (14,624) ve Ortadoğu ülkelerinden (1,896) gelmektedir. Üniversitelerin çoğu master ve doktora programları gibi yüksek lisans olanakları sağlamaktadır.
 
DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ
KKTC’nin en büyük üniversitesidir.
www.emu.edu.tr
 
YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ
Turizm ve Otel İşletmeciliği öğrencilerine üniversiteye ait gemide uygulamalı eğitim ayrıcalığı sunuyor.
www.neu.edu.tr
 
LEFKE AVRUPA ÜNİVERSİTESİ
Lefke Avrupa Üniversitesinde daha çok Avrupa Entegrasyonu konularına ağırlık verilmektedir.
www.lefke.edu.tr
 
GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ
KKTC’de Havacılık İşletmeciliği eğitimi veren tek üniversitedir. Üniversitede ayrıca, İşletme Yönetimi üzerine de yüksek lisans programı sunulmaktadır.
www.gau.edu.tr
 
ULUSLARARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİ
www.ciu.edu.tr
 
ANADOLU ÜNİVERSİTESİ, ATATÜRK ÖĞRETMEN AKADEMİSİ
 
Üniversitelere Giriş İçin Gerekli Kriterler
Tüm başvuru sahiplerinin bir orta öğretim veya denk bir okuldan bir sertifika ve mezuniyet belgesi olması gereklidir.
Tüm Türk vatandaşları üniversitelere ÖSYM (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı) sistemi ile alınır.
Yabancı öğrencilerin, Yakın Doğu Üniversitesi hariç, diğer üniversiteler için giriş sınavı zorunluluğu bulunmamaktadır.
 
Bazı üniversiteler okul harç ve giderlerinin karşılanacağına dair başvuru sahiplerinden banka garanti belgesi talep etmektedir.
 
Üniversiteye kabul edilen öğrencilerden İngilizce yeterliliği olmayanlar yoğun bir İngilizce programına tabi tutulmaktadır.
 
İdari Yapı
 
ANAYASA
KKTC anayasası 15 Kasım 1983’te bağımsızlığın ilan edilmesinden sonra kurulan Kurucu Meclis tarafından hazırlanmış, 5 Mayıs 1985 tarihinde Kıbrıslı Türk seçmenler tarafından 70.16 çoğunlukla onaylanmıştır. KKTC Anayasası 1975 Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasa’sına benzemekte fakat yeni cumhuriyetin gereklerini düzenleyen yeni hükümler içermektedir.164 madde ve 13 geçici maddeden oluşmaktadır.
Anayasa bir temsili demokrasiyi öngörür. Egemenlik KKTC yurttaşlarından oluşan halkındır ve halk adına görevlendirilen organlar eliyle kullanılır. Hiçbir organ, makam veya merci kaynağını bu anayasadan almayan bir yetkiyi kullanamaz. Madde 7 Anayasa’nın üstünlüğü ilkesini öngörür.
 
Anayasa temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan detaylı hükümler içerir. Örnek olarak: eşitlik hakkı, hayat ve vücut bütünlüğü hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenlik hakkı, ve yasa ile kurulan bağımsız tarafsız ve yetkili bir mahkeme tarafından makul bir süre içinde adil ve açık bir surette davanın dinlenilmesi hakkı ve sanık hakları. Diğer maddeler çesitli ekonomik ve sosyal haklar içerir. İşkence yasaktır.Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı hakkı, haberleşmenin gizliliği, gezi ve yerleşme özgürlüğü, basın yayın özgürlüğü ve dernek kurma hakkı da devletin demokratik özelliğini yansıtan hükümlerle güvence altına alınmıştır.
 
1975 Anayasası’yla karşılaştırıldığında, 1985 Anayasası temel hak ve özgürlükleri koruyan daha detaylı hükümler içerir. Örnek olarak ceza yasası altında verilen taamüden adam öldürme için idam cezası, geçici 13. madde ile kaldırılmıştır. Madde 15 idam cezasının sadece savaş halinde vatana ihanet , devletlerarası hukuka göre korsanlık ve tedhiş suçları için uygulanabileceğini ilan eder. Bu durumlarda bile idam cezası Yasama Meclisinin madde 78 altındaki hükme göre vereceği kararı olmadan icra edilemez.
 
Açlıktan korunma hakkı, işsiz ve muhtaçların korunması, tüketicilerin korunması ve sporun geliştirilmesi gibi yeni ekonomik ve sosyal haklar da öngörülmüştür. Vatandaşların kazanılmış haklarını koruyan kapsamlı hükümler mevcuttur.
 
Bu hak ve özgürlüklerin kullanılması ile ilgili yasanın öngördüğü şekilde tahdit ve sınırlamalar her maddede özel olarak belirtilmiştir. Bu kısıtlamalar genel olarak, ulusal güvenlik, başkalarının haklarının korunması ve demokratik kurumların devamı ve kamu düzeni amaçlarıyla yasa emriyle uygulanabilir.
 
Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Anayasaya saygının korunması ve kamu işlerinin kesintisiz ve düzenli bir şekilde yürütülmesi ve devletin devamından sorumludur.
 
Cumhurbaşkanı Kabine toplantısına başkanlık edebilir, fakat oy verme hakkına sahip değildir.
Cumhurbaşkanı görevi ile ilgili işlerden sorumlu değildir, fakat Başbakan ve Bakanların sorumlulukları devam eder.
Cumhurbaşkanı milletvekilleri arasından Başbakanı atar ve Başbakanın önerisi üzerine Bakanları da atar.Cumhurbaşkanı, başbakanın isteği üzerine herhangi bir Bakanın görevine son verebilir.
 
Cumhurbaşkanı ayrıca meclisten geçen yasaları geri çevirmeye veya Resmi Gazete’de yayımlayarak ilan etmeye yetkilidir.Cumhurbaşkanı, Anayasa mahkemesi olarak oturum yapan Yüksek mahkemeden Meclisin herhangi bir yasasının veya kararının anayasaya aykırı olup olmadığı görüşünü alabilir.
 
Anayasaya göre sıkıyönetim ve seferberlik hali ilan edildiğinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu olağanüstü durumun veya sıkıyönetimin gerekli kıldığı konularda yasa gücünde kararname çıkartabilir.
Cumhurbaşkanı 5 yıllık bir dönem için seçilir. Cumhurbaşkanı’nın Kıbrıs kökenli olması zorunludur. Seçilebilmesi için 5 yıllık bir ikamet süresi, 30 yaşın üstünde olması ve yüksek öğrenim görmüş olması gerekir.
 
Cumhurbaşkanının geçici yokluğunda veya boşluğunda Cumhuriyet Meclisi Başkanı kendisine vekalet eder.
Rauf R. Denktaş 15 Kasım 1983’te KKTC’nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Daha sonra Haziran 1985, Nisan 1980, Nisan 1995 ve Nisan 2000’de yeniden seçilmiştir. Şubat 2005 tarihinde Mehmet Ali Talat KKTC'nin ikinci Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
 
Anayasa Bakanlar Kurulu’nun Başbakan ve Bakanlardan oluşmasını şart koşar. Başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından milletvekilleri arasından atanır. Bakanlar milletvekili olmayan kişiler arasından atanabilir. Bakanlar, Başbakan’ın önerisi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından atanır.
 
Bakanlıklar, anayasa tarafından öngörülen prensiplere uygun olarak, Başbakan’ın önerisi ve Cumhurbaşkanın’ın onayıyla, kararname ile kurulur. Bakanlıkların sayısı onu geçemez.
 
Başbakan, Bakanlar arsındaki koordinasyonu sağlamak, Bakanlar Kurulu’nun genel politikasını belirlemek, ve ilgili yasaların uyumunu gözetmek zorundadır. Bakanlar Kurulu toplantılarına Başbakan başkanlık eder.
 
Yeni kurulan hükümet göreve başlamadan önce güvenoyu almak zorundadır. 25 Eylül 2006'da kurulan KKTC’nin 20. hükümeti Cumhuriyetçi Türk Partisi ve Özgürlük ve Reform Partisi’nden oluşan bir koalisyon hükümeti olup, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’dır.
 
 

Başbakanlık
Selçuklu Cad, Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel (392) 2283141; fax (392) 2287280
 
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı
Selçuklu Cad, Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel (392) 2283241;fax (392) 2284290
 
Tarım Bakanlığı
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel (392) 2283735, 2285631, 2274260;
fax (392) 2286945
 
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel (392) 2283666; fax (392) 2281891
Tel (392) 2274260, 2271535
 
Maliye Bakanlığı
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel (392) 2283116, 2283341;
fax (392) 2278230

Ekonomi ve Turizm Bakanlığı
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel (392) 2289629; fax (392) 2273976
Tel (392) 228341; fax (392) 2285204
Sağlık Bakanlığı
Bedreddin Demirel Cad.
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel (392) 2283344; fax (392) 2283043
 
İçişleri Bakanlığı
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel (392) 2283173;fax (392) 2283893
 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel (392) 2275032;fax (392) 2283776
 
Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel (392) 2283136; fax (392) 2282334
 
Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel

 
Anayasa egemenliğin kayıtsız şartsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni oluşturan vatandaşlara ait olduğunu ifade eder. Cumhuriyet Meclisi yurttaşların seçtikleri temsilciler vasıtasıyla egemenliklerini kullandıkları yerdir ve Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık ve özgürlüğünün sembolüdür.
 
Devletin yasama yetkileri beş yıllık bir dönem için seçilmiş 50 milletvekilinin oluşturduğu Meclis tarafından icra edilir. Meclisin kanun yapma, Bakanlar Kurulu’nu ve Bakanları denetleme, bütçe ile ilgili kanun tasarılarını tartışma ve onaylama, genel ve özel af çıkarma, ve mahkemeler tarafından verilen ölüm cezalarının uygulanıp uygulanmaması ile uluslararası anlaşmaları onaylama yetkisi vardır.
 
Meclis, üyelerinin toplam sayısının mutlak çoğunluğunu sağlamak koşuluyla, kendini feshedebilir ve genel seçime gitmeye karar verebilir. Hükümet krizi durumunda, eğer Bakanlar Kurulu’nun atanması imkansız hale gelirse, Cumhurbaşkanı, Meclis’in desteğiyle altmış günlük süre zarfında Meclis’i feshetme ve seçimleri yenilemekle yetkilendirilmiştir. Eğer bir senelik süre zarfında Bakanlar Kurulu güven oyu alamazsa veya üç kez güvensizlik oyu alırsa, Cumhurbaşkanı Meclisi feshedebilir ve seçime gitmeye karar verebilir. Cumhurbaşkanı, kesin istişarelerden sonra, Meclisi feshetme konusunu referanduma götürebilir.
 
Savaş ilan etme ve askeri kuvvetleri yabancı ülkelere gönderme yetkisi veya yabancı askeri kuvvetlerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yerleşmesine izin verme hakları Meclis’e aittir, fakat eğer ülke ani bir askeri saldırıya maruz kalırsa ve Meclis için toplanmak mümkün olmazsa, Cumhurbaşkanı askeri harekata karar verebilir.
 
Kuzey Kıbrıs’ın siyasi hayatı çok hareketlidir. Seçimler düzenli olarak yapılmakta ve her türlü siyasi görüşe sahip değişik partiler arasında çetin bir mücadeleye sahne olmaktadır. Mecliste temsil edilen siyasi partiler şunlardır:
 
Mecliste Temsil Edilen Siyasi Partiler
 

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)
99A Şehit Salahi, Şevket Sok. Lefkoşa,
Mersin 10 Türkiye,
Tel. (0392) 227 33 00
Kuruluş. 1970
Parti Başkanı Ferdi Sabit Soyer
 
Demokrat Parti (DP)
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel. (0392) 228 37 95;
Fax. (0392) 2287130
Kuruluş. 1992
Parti Başkanı Serdar Denktaş
 
Özgürlük ve Reform Partisi (ÖP)
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel:
Kuruluş: 2006
Parti Başkanı Turgay Avcı
Ulusal Birlik Partisi (UBP)
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye
Tel. (0392) 2273972, 2279252;
Fax: 2288732
Kuruluş. 1975
Parti Başkanı Dr. Derviş Eroğlu
 
Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH)
Osman Paşa Caddesi, No. 11
Köşklüçiftlik, Lefkoşa
Tel. (0392) 228 01 08- 228 70 46
Kuruluş. 2003
Parti Başkanı Mustafa Akıncı

 
 
Partilerin Meclisteki temsiliyetleri şöyledir:
Parti Sandalye Sayısı
DP 6
UBP 13
CTP 25
BDH 1
ÖP 4
Bağımsız 1
 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yargı bağımsızdır.
 
Anayasa Mahkemesi
Başkan Metin Hakkı
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki en üst mahkeme Yüksek Mahkemedir. Yüksek Mahkeme, Anayasa, Yargıtay ve Yüksek İdare Mahkemesi olarak görev yapar ve Anayasanın emrettiği tüm konularda son kararı vermekle yetkili tek mahkemedir. Yargıtay olarak oturum yapan Yüksek Mahkeme, KKTC’de en yüksek İstinaf Mahkemesidir. Adli mahkeme kararlarına ilişkin belirli konularda yeniden inceleme yapma ile yetkilidir. Yüksek İdare Mahkemesi olarak oturum yapan Yüksek Mahkeme, idari hukuka ilişkin konularda karar verme yetkisine sahip tek mahkemedir.
 
Yüksek Mahkeme Başkanı ve üyelerinin atanması KKTC Cumhurbaşkanı’nın onayına tabidir.
 
Yüksek Mahkeme, bir başkan ve yedi üyeden oluşur.
 
Alt Mahkemeler
Anayasa ve yasalarla Yüksek Mahkeme’ye verilen yargısal yetki dışında kalan tüm yetkiler Alt Mahkemeler, Kaza Mahkemeleri ve Aile Mahkemeleri tarafından kullanılır.
 
Yüksek Adliye Divanı
Yüksek Adliye Divanı, Yüksek Mahkeme Başkan ve Üyeleri, KKTC Cumhurbaşkanı tarafından atanan bir kişi, Meclis tarafından atanan bir kişi, Başsavcı, ve Baro tarafından seçilen bir kişiden oluşur. Yargıçların atanması, terfisi, transferi ve disiplini konularında karar vermekle sorumludur.
 
Başsavcı: Akın Sait
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başsavcılığı bağımsız bir kurumdur ve başkanlığını Başsavcı yapar. Bunun anlamı, Başsavcılığın hiçbir bakanlığa bağlı olmaması demektir. Başsavcı Yardımsıcısı, Başsavcı’nın yokluğunda kendisine vekalet eder.
 
Başsavcı, Yüksek Mahkeme yargıcı olarak atanma yetkisine haiz olan kişiler arasından atanır ve görevini bir Yüksek Mahkeme yargıcının tabi olduğu süre ve koşulara göre yürütür. Başsavcı, bir Yüksek Mahkeme yargıcıyla ayni biçim ve koşullar dışında görevden alınamaz.
 
Başsavcı, Devletin, Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, Bakanlar Kurulu’nun, Bakanlar’ın ve diğer devlet kurumlarının yasal danışmanıdır.
 
Başsavcı devleti tüm medeni, kamu ve anayasa hukuku davalarında temsil eder. Başsavcı, devlet alayhine açılan idari hukuk davalarında devleti savunmakla görevlidir.
 
Başsavcı ayrıca, görevi avukatlar aleyhine yüz kızartıcı, hileli ve mesleğine yaraşmayan disiplin kovuşturmalarında hüküm vermek olan Baro Disiplin Kurulu’nun başkanlığını yapar.
 
KKTC, ülkenin etkin bir şekilde yönetilebilmesi için 5 bölgeye ayrılmıştır: Lefkoşa, Gazi Mağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele. Ülkenin başkenti ve yönetim merkezi Lefkoşa’dır.
 
Toplam 187 köyün bölgelere göre dağılımı şöyledir:
Lefkoşa 30
Gazi Mağusa 42
Girne 42
Güzelyurt 30
İskele 43
 
Her bölge temelde merkezi hükümetin yerel temsilcisi olan Kaymakam tarafından yönetilir. Kaymakam, devletle irtibatısağlar ve kendi bölgesinde Bakanların yaptığı faaliyetlerin ana koordinatörü olarak görev yapar. Dolayısı ile çift yönlü bilgi akışını sağlar. Kaymakamların raporları İçişleri Bakanlığı yetkisi dahilindedir.
 
Her bölgede Kaymakam’a ek olarak, Kaymakam Yardımcısı ve yeter miktarda idari personel mevcuttur.
Köyler, halk tarafından dört yıllık sürelerle seçilen, bir muhtar ve dört azadan oluşan Köy İhtiyar Heyeti tarafından yönetilir. Köy İhtiyar Heyeti’nin Başkanı Muhtar köyün de başkanıdır. Muhtar, kendi köyünü ilgilendiren ve kamu çıkarı güden her konuyu bölge Kaymakam’ına bildirmekle yükümlüdür. Buna ek olarak Muhtar, bölgesindeki polis görevlilerini denetler, kendi imzasını gerektiren dökümanları onaylar, ölüm ve doğumları kaydeder ve bölge Kaymakamı tarafından verilen diğer görevleri yerine getirir.
 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yerel yönetim yapısı genel olarak iki koldan yürütülür: Belediye Meclisleri ve Köy İhtiyar Heyetleri aracılığı ile. Bunlar, kendi yerel meselelerini yönetmekle sorumlu ve aralarında hiyerarşik bir ilişki bulunmayan bağımsız organlardır. Belediye Meclisleri, bölge kasabalar ve bazı geniş köylerde yerel yönetim görevi üstlenirken, Köy İhtiyar heyetleri geri kalan köylerde yerel yapıları oluşturur.
 
Belediye Başkanları, Muhtarlar, Belediye Meclisi ve Köy ihtiyar Heyeti üyeleri serbest, eşit ve gizli oy esasına göre seçilir. Bu sebeple, merkezi hükümetin yerel yönetimler üzerindeki müdehalesi, teknik ve yönetimsel yardım ve denetim ile sınırlıdır.
 
Uluslararası statü ve dış ilişkiler
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Dış İlişkileri, kimine göre uluslarası olarak tanınmamaktadır, Türkiye'ye bağlıdır ve bunu kolaylaştırmak için KKTC'nin uluslararası topluluk ile ilişkileri vardır. Her ne kadar bazı inanılan son gelişmeler yaptırımı zayıflatsa da, KKTC, Kıbrıs devletinin uluslararası olarak tanınmış cumhuriyetini; siyasî, kültürel ve ekonomik yaptımlarını tam 1974 yılından bu yana elinde tutmaktadır.
 
Son Gelişmeler
Annan Planı temel alınarak yapılan 2004 halk oylamasında, uluslararası topluluğa üye olan KKTC'nin yaklaşımları değişmeye başladı. Azerbaycan, KKTC ile direk uçuşlara (her ne kadar özel olarak kiralanmış ucuz tarifeli uçaklar ile olsa da) başladı. Oysa bundan önce KKTC'ye gitmek için tüm uçuşlar Türkiye'den yapılmak zorundaydı. İslam Konferansı Örgütü, konferansın genel sekreteri bir Türk'tür (Ekmeleddin İhsanoğlu), KKTC'yi bir topluluktan, bir gözlemci konumuna yükseltti ve Birleşik Devletler kongre üyelerinden oluşan bir temsilciler kurulu, KKTC devleti ile doğrudan bağlantıya geçti. Bu bağlantılar adanın güney kısmına gitmeden, doğrudan KKTC'ye yapılan ziyaretler ve iki tarafın bakanlıklarına yapılan milletvekili buluşmalarıdır.
 
Azerbaycan'ın önderliğinde, tüm Türk dil ailesine mensup Orta Asya ülkeleri, KKTC ile olan kendi hava bağlantıları ile ilgilenmeye başladıklarını belirttiler. (Her ne kadar Azerbaycan, Avrupa Birliği'nin yaptığı güçlü baskılara karşı dayanıyor olsa da 2005'ten sonra KKTC'ye olan tarifeli uçuş seferlerini durdurmak zorunda kaldı.)
2005 Eylül'ünde Türkiye'nin denetiminde Yeni York'ta düzenlenen İslam Konferansı Örgütü'nde (İKÖ), üye ülkelere ve diğer devletlere Birleşmiş Milletler'in KKTC'ye yönelik kararlarını ve sınırlamalarını tanımamaları ve KKTC ile daha fazla doğrudan bağlantılar kurmaları yönünde çağrıda bulunuldu.
 
Ekim 2005'te Kırgızistan'ın gönderdiği büyük bir meclis kurulu, ekonomik ve kültürel bağlılıkları ile yakınlık bağlılıklarını göstermek amacıyla KKTC'ye vardı.
 
Diplomatik Temsilcilikler
Şu an Türkiye, KKTC'de bir elçiliği ve konsolosluğu olmasına rağmen sadece bir elçilik ile KKTC ile diplomatik ilişkilerini sürdürüyor. Diğer ülkelerden ise fiili olarak çalışan elçilikler ve konsolosluklar olmasına rağmen resmî olmayan temsil kurumları bulunmakta. Türkiye ise KKTC'nin ilişkilerini, resmî olmayan bu kurumlar ile birlikteymiş gibi göstermektedir. Lefkoşa'da (ki bu şehir KKTC'nin denetimindedir) hem İngiliz Yüksek Kurulu hem de Birleşik Devletler büyük elçiliği kendi resmî diplomatik konutlarında bulunmaktadır (her ne kadar bu diplomatik konutlar 1963 öncesinden beri kullanılıyor olsa da). Bu sadece Büyük Britanya'nın ya da Birleşik Devletler'in KKTC'deki resmî tanımlamasını göstermemektedir.
 
KKTC'nin Londra ofisi, Bedford Square.
Azerbaycan ve Gambiya yakın zamanda KKTC'yi sonunda resmî olarak tanıdıklarını ve içtenliklerini tüm dünyaya duyurdular. Bu iki ülke bunu şimdiye kadar doğrudan gerçekleştirmedi; fakat resmî olmayan bağlantılarını arttırdılar. Ayrıca diğer ülkelerin diplomatları, KKTC'nin büyük elçiliği ile olan buluşmalarını devam ettirmek için KKTC'nin Ankara'da bulunan elçiliğine yakın zamanda ziyaretler düzenlediler. KKTC'ye karşı ilgisini olumlu yönde değiştiren son ulus devlet Paraguay'dır.
 
Ayrıca KKTC'nin diğer şehirlerini temsil etmek ve ilk KKTC Temsilci Kurulu'na yardım etmek için KKTC tarafından onursal temsilciler atandı.
 
Dışişleri Bakanı
Serdar Denktaş (KKTC eski cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu) KKTC'nin dışişleri bakanıdır. Asıl amacı anavatanı olan Türkiye'nin askerî desteği devam ederken, ki zaten güneydeki Rumlara karşı savunmada bulunmak için hazırda 30.000 kişilik bir birlik beklemektedir, KKTC'nin yükselişini siyasî yollardan tüm dünyaya bildirmektir. Denktaş'ın KKTC için yaptığı betimlemeleri bağımsızlık, laik demokrasi ve uluslararası ekonomiyi güçlendirici yaklaşımları olarak kabul edilebilir.
 
Münakaşalar
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi
Uluslararası olarak tanınmış Kıbrıs devleti, KKTC'ye uluslararası alanda hiçbir resmî konum vermemek için KKTC'yi yok sayar ve etkin olarak diğer ülkelerin girişimlerini de caydırmaya çalışır. Bu yaklaşım Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından desteklenmektedir. Rum Yönetimi, KKTC'yi "Evlilik Dışı İlişki Sonucu Doğan Bir Kişi", "Türk Ordu'su Tarafından İşgal Edilmiş Bir Vatan" ve "Türkiye'nin Bir Kukla Eyaleti" olarak kabul eder ve görür. "İkiyüzlü" ve "Yalandan" gibi anlatım şekilleri Rumlar tarafından KKTC'de çalışan memurları ve KKTC'deki devlet kurumlarını belirtmek için kullanılır.
 
Gerçekte KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Rum Yönetimi, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından basit olarak "Kıbrıslı Türk Cumhurbaşkanı" olarak kabul edilir. (1960 dönemindeki Kıbrıs yapısını delil göstermek hernekadar ilginç olsa da Kıbrıslı Türk Önderler, tüm veto gücüyle birlikte Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yardımcı cumhurbaşkanı olarak kabul edilirler. Fakat bu konum Rumlar tarafından Aralık 1963'ten beri Kabul edilmemektedir.) Bu tutum yüzünden KKTC, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin hiçbir resmî tanımlamasını kabul etmez, onu "Güney Kıbrıs'ın Kıbrıslı Rum Yönetimi" olarak adlandırır ve bu yönetimin cumhurbaşkanını ise "Kıbrıslı Rum Önder" olarak kabul eder. Türkiye ise bu konumu onaylar.
 
Son zamanlarda bazı Kıbrıslı Türk ve Rum diplomatik başarıları elde edilmiştir. Hernekadar Yeşil Hat boyunca birkaç denetim noktası açılması son yaşanılan gelişmeler olsa da, Kıbrıslı Rum ve Türklerin diğer taraftan diğer tarafa ziyaretlerine izin verilmiştir.
 
Avrupa Birliği
Her iki taraf arasındaki müzakereler, 2004 yılında AB'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni kendi topluluğuna katmasıyla içinden çıkılmaz bir duruma geldi. KKTC, AB'nin bu yeni üyesini yasadışı olarak görüyor ve kendisine danışılmadan böyle bir katılımın gerçekleştiğini savunuyor (1960'daki yapıyı şart koşuyor). Ayrıca AB'ye katılan bu Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Kıbrıslı Türk halkı temsil etmiyor. Yasal olarak AB düzenlemeleri tüm ada için geçerli olsa da, uygulamada adanın sadece güney bölümü AB'nin üyelik yararlarının tadını çıkarıyor.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, AB'den KKTC'ye gönderilme sözü verilen yardım paketlerininin ulaşımını veto etmek için AB'deki konumunu kullandı ve kendi üyeliklerini KKTC'ye daha da baskı kurmak ve KKTC'ye yapılan desteklere son vermek için kullanıyorlar. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile Gümrük Antlaşması'nı imzalamasına rağmen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanımıyor olması bir anlaşmazlık konusu olmasına karşın, bu durum İngiltere ve ABD gibi ülkeler tarafından giderek olumsuz bir biçimde algılanmaktadır.
Hukuken AB, KKTC'yi, yabancı bir ordu işgali altındaki AB vatanı olarak ve bu sebeble yeni bir anlaşmaya ulaşılana kadar süresiz olarak AB yasa/yasamalarından muaf tutulan bir ülke olarak düşünmeyi sürdürüyor. Kuzey sakinlerinin hali hazırda seçim sürecine katılamaması gerçeğine rağmen koltukların sayısı Avrupa Meclisi'nde (6 koltuk) Kıbrıs'ın tüm nüfusu temel alınarak Kıbrıs için ayrıldı. Kıbrıslı Türk oyverenler 1960 yapısına benzemeyen bu yapıda, ki bu yapıda Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler Kıbrıs Meclisi'nde üyelerine ayrı ayrı oy verebiliyordu, Kıbrıs Sorunu'nun çözümüne kadar, geçerli statüko yüzünden, Avrupa Birliği Kıbrıs üyeleri için sadece Kıbrıslı Rumlar ile birlikte oy verebilirler. 97 Kıbrıslı Türk oy kullanmıştır. AB içine iki Kıbrıs üye eyelatini kabul etmek için henüz hiçbir destek yoktur.
 
Birleşmiş Milletler
1983 yılında BM iki Güvenlik Konseyi kararı aldı: KKTC'nin Tek Taraflı Bağımsızlık Kararı'nı yasadışı olarak kabul etti ve diğer BM üyesi ulusların bu hususta KKTC'yi tanımamasını şart koştu. BM'nin asıl amacı iki ayrı topluluğu tek bir fedaral yapıda biraraya getirmektir. KKTC, 1972'de Pakistan'dan ayrılan Bangladeş'i tanıması nedeniyle Birleşmiş Milletler'in yaptığını ikiyüzlülük olarak tanımlamaktadır. Yeşil Hat boyunca barışı koruyan BM Barışı Koruma Gücü hâlâ Kıbrıs'taki varlığını sürdürmektedir.
 
Türkiye
2005'te KKTC, Türk göçmenleri düzene sokmak için girişimlerde bulundu. Bunun sebebi istihdam açığı ve suç oranlarının artmasından kaynaklanıyordu. Bu KKTC ile Türkiye arasındaki ilk büyük çapta uyuşmazlıktı ve Türk egemenliğinin demografik statükosu etnik Türk göçmenleri ile sürdürülmek isteniyordu.
 
Dünya Posta Birliği
Dünya Posta Birliği, KKTC'yi ayrı bir ülke olarak tanımamaktadır ve KKTC'ye gönderilen tüm postalar, "ulaştırılamadı" olarak gönderene geri dönmektedir. KKTC bu sorunu çözmek için doğrudan Türkiye'yi alıcı adresi olarak göstermek zorundadır (bu adres "Mersin 10,Türkiye" olarak belirlenmiş olmalıdır). Her ne kadar KKTC posta pulları 1965 ile 1980 yılları arasında posta puluna benzemese de Zimbabve tarafından tanınır.
 
Genel Görünüm
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin KKTC'nin uluslararası izolasyonunun ana kaynağına olan tutumu devam ederken, Kıbrıslı Türk insanlarına olan sempati, onların 2004'te Annan Planı ile başlayan ve yeniden birleşmeyi amaçlayan halk oylamasının başarısız olmasından beri yükselerek devam ediyordu. Bazı gözlemciler bu sayede devam eden yaptırımların kırılmaya başlayacağına inanıyorlardı. Çin Cumhuriyeti'ne benzer bir siyasî durum ile KKTC bitirilebilirdi. (Çin'in diplomatik ilişkileri sadece 25 eyalet iledir; fakat diğer yönden ticaret, turizm ve spor için hiçbir engel yoktur ve gerçekte birçok ülke ile olan ilişkileri ekonomik ve kültürel kurumlar ile sağlanır.) Resmî tanımlamalar sadece İslam Konferansı Örgütü'nün (OIC) birkaç ulusunun (bunlar büyük olasılıkla Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Azerbaycan ve Özbekistan'ın Türk eyaletleri sayılabilir) kısa dönemden orta döneme olan tanımlamalarına benzer olacak gibi gözüküyor. Diğer birçok ulus, BM Güvenlik Konseyi'nin çözümlerinden (550, 541),ki hâlâ adada kuvvet bulunduruyorlar, memnun değil.
 
KKTC, Türkiye'nin AB'ye katılma girişimlerini tamamen destekliyor. Bu girişimlerin bir parçası olarak, son zamanlarda Türkiye yeni AB üyeleri olan Gümrük Birliği'ni genişletmeyi öngeren bir protokole imza attı. Bu protokolde Türkiye'nin hâlâ tanımadığı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de var. Fakat Türkiye buna rağmen beyannamede böyle bir tanımlama ile aynı anlama gelmediğinden emin ve yeni bir anlaşmaya ulaşılana kadar "Güney Kıbrıs'ın Kıbrıslı Rum Yönetimi" anlatımını kullanmamaya devam edecek. KKTC, Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanıması yönünde zorlamaya yönelik her hareketini, kendilerini destekten yoksun bırakacak izolasyon çabası olarak görmektedir. Türkiye, KKTC'yi tamamen terk etmeyeceğine söz verdi; ama yaklaşan AB müzakereleri ile bu sözler şiddetli bir biçimde test edilecek.
 
Uluslararası Örgütsel Üyelik
KKTC, İslam Konferansı Örgütü'nün bir gözlemci-eyalet üyesidir.
 
TURİZM
Kuzey Kıbrıs’ın eşsiz iklimi, tüm yıl boyunca mükemmel bir tatil için olanaklar sağlar. Yağışlar Aralık ve Ocak aylarında yoğunlaşıp ortalama deniz sıcaklığı altı ayı aşkın bir süre 20 ºC dir. Kuzey Kıbrıs bahar aylarında saran yabani çiçekleriyle (sadece 38 çeşit orkide türü vardır) ve havayı dolduran portakal, limon ve greyfurt çiçeği kokularıyla ünlüdür.
 
Kuzey Kıbrıs’ın sahilleri yüzmek için Akdeniz'in en elverişli ve güvenli, mekanlarındandır. Çoğu tatil tesislerinin modern yüzme havuzları yanında, doğu Akdeniz'in berrak suları tüm deniz sporları için mükemmel bir ortamdır. Tatil köyleri genelde kuzeyde büyüleyici tarihi Girne kalesi ya da doğuda Gazimağusa yakınlarında kurulmuştur. Tarihi kaleleri ve yapılarıyla ünlü Girne bölgesinin verimli, dar kuzey sahil şeridi arkasında görkemli Beşparmak dağları uzanmaktadır. Engebeli yokuşlar çam, zeytin ve harup ağaçlarıyla bezenmiş, yamaçlarda ise küçük köyler uzanmaktadır. Sahile yaklaştıkça, sahil yolu etrafında yoğunluk artar.
 
İçerilerde, kayalık Girne bölgesi ve görkemli Beşparmak Dağları gerisinde, geniş verimli Mesarya ovası, Ercan havaalanı ve adanın başkenti Lefkoşa bulunmaktadır. Doğu sahili boyunca tarihi, gelişmiş Gazimağusa kenti ve onun yanında Salamis harabeleri uzanır. Kuzey doğuda görüş çeşitlenir ve açık alanlar yerini, içerisinde zeytin ağaçları ve kayalıkların yayıldığı küçük yeşil alanlara bırakır. Burada sahiller kaya birikimleri ve kumlu körfezlerle iç içedir.
Egzotik Kıbrıs mutfağı, kendi tarihi ve deniz kültürünü yansıtması yanında, doğu ve batı kültürünün de ortak bir sentezidir.
 
Turistik tesisler ve konaklama yerleri hakkında bilgi, dört bölgede kurulan enformasyon bürolarından edinilebilmektedir.
 
TELEKOMÜNİKASYON
Telekomünikasyon, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin gelişmekte olan sektörlerindendir. Telekomünikasyon Dairesi, 84,546 kapasiteli yerel şebeke bağlantısıyla kamuya hizmet vermektedir. Daire ayrıca, teleks, fax ve telegraf servisleri de sunmaktadır. 1995 yılında özel bir şirketle imzalanan anlaşma sonucunda ülkede mobil telefonu ile haberleşme sistemi de başlamıştır. Ayrıca bilgisayar sistemleri de gelişmiştir.
 
KKTC’nin uluslararası arama kodu (90) 392 dir. Bu numarayı bölgenin alan kodu ve aranacak numara izler.
KKTC’de posta hizmetleri mektup taşıma görevini tekelinde bulunduran Posta Dairesi tarafından yürütülmektedir. Paket posta servisleri ayrıca özel şirketler tarafından da yürütülmektedir.
 
Yurtdışından gelen mektuplar uluslararası ambargo nedeniyle, Türkiye aracılığı ile alınmaktadır. Bundan dolayı, Kuzey Kıbrıs’a gelecek tüm mektuplar için Mersin-10, Turkey adresi kullanılmaktadır.
 
Kıbrıs Türk posta pulları, uluslararası alanda pul koleksiyoncuları tarafından rağbet görmektedir.
 
DİN
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan herkes devletin hiçbir müdahalesi olmadan dini kuralları yerine getirme, ibadet etme ve öğrenme özgürlüğüne sahiptir. Kamu görevini yerine getirmede dini hiçbir engel yoktur. KKTC Anayasası’nın “Vicdan ve Din Özgürlüğü” adı altında yer alan 23. maddesi şöyledir:
 
Madde 23
1. Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat özgürlüğüne sahiptir.
2. Kamu düzenine, genel ahlaka veya bu amaçla çıkarılmış yasalara aykırı olmayan ibadetler, dinsel ayin ve törenler
serbesttir.
3. Kimse, ibadete, dinsel ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz.
4. Din eğitim ve öğretimi, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.
5. Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasal veya yasal temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasal ve kişisel çıkar ve nüfuz sağlama amacı ile, her ne surette olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
 
Bu yasak dışına çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan gerçek veya tüzel kişiler hakkında, yasanın gösterdiği kurallar uygulanır ve siyasal partiler, Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkemece temelli kapatılır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaygın olan iki din vardır: Müslümanlık ve Hristiyanlık
 
Müslümanlık
Müslümanlar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nüfusunun % 99’unu oluştururlar. Bu dinden olanların çoğu Hanefi tarikatının Sünni mezhebine bağlıdır. Müslüman toplumunun dini lideri eskiden Müftü olarak bilinirdi. Evkaf Dairesi bugün Müslümanların dini ihtiyaçlarına cevap vermektedir.
 
Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıs’ta dört yüzyılı aşkın varlıklarının dini ve kültürel mirası, adayı 1571-1878 tarihleri arasında yöneten Osmanlı İmparatorluğu’ndan gelmektedir.
 
1571 de adayı ele geçiren Osmanlılar, adayı kendilerinden önce yöneten ve Rum Ortodox Kilisesinin dinsel özgürlüğünü ortadan kaldırıp yerine Latin kilisesinin kurallarını dayatan Frenk (1192-1489) ve Venediklerden (1489-1571) farklı olarak , adada varolan tüm dinlere karşı büyük bir saygı ve tolerans göstermiştir.
 
Birçok Rum Ortodox Kilisesi Frenk ve Venedik zulmünden dolayı yıkılmaya yüz tutmuştu; Osmanlı yetkilileri bunların kullanım için tamirine ve düzeltilmesine yardımcı oldu. Rum Ortodox Kilisesine ayrıca dini binalara ek olarak toprak ve bağımsızlığını sürdürebileceği tam bir özgürlük verildi.
 
Osmanlı Hükümranlığı süresince, imparatorluğun yeni oluşturulan bölgelerinde, dini, kültürel ve sosyal aktiviteleri desteklemek amacıyla Vakıf (çoğul olarak Evkaf) olarak adlandırılan dini kurumlar oluşturuldu.
 
Kıbrıs’taki İslami Eserler
İmparatorluğun merkezinden cami, tekke, han, çeşme, hamam vb. yapımında yerel çalışmalara katkıda bulunmak için çağırılan pek çok Osmanlı mimar böylece 1878’e kadar yönettikleri adaya kendi özgün imzalarını attılar. Bu yapılanlar arasında mimari açıdan en önemlileri Arab Ahmet Cami, Lefkoşa’daki Sarayönü ve Turunçlu Cami, Girne'deki Cafer Paşa Cami, Lapta’daki Haydar Paşazade Mehmet Bey Cami ve Lefke'deki Piri Paşa Camisidir.
Diğer dini eserler arasında Tekkeler bahsedilemeye değerdir: Mevlevi tarikatına ait olan Lefkoşa’da Girne Kapısı’na yakın bir yerde bulunan Zafiye Tekkesi. Mağusa’daki Kutup Osman Tekkesi. Tekkeler içinde en ünlüsü, Larnaka’da Tuz Gölü yakınlarında bulunan ve Kıbrıs’ın yedinci ve onuncu yüzyıllar arasında Araplar tarafından fethi sırasında Hz. Muhammed’in yakını olan Hala Sultan’ın öldüğü noktada olan, Hala Sultan Tekkesi’dir. Girne’nin batısında bulunan Hz. Ömer Tekkesi de Kıbrıs’ın Araplar tarafından fethi zamanından kalmadır.
 
Kıbrıslı Türklerin dört yüzyıldır korunan İslami geleneği ayrıca Bayram kutlamaları (dini tatiller), yerel gelenekler, müzik ve halk danslarına yansımıştır.
 
1963-1974 arası dönem: İslam’ın Kıbrıs’ta Bastırılışı
1963 yılında Kıbrıslı Rum ve Yunanlıların Enosis’i (Kıbrıs adasının Yunanistan’a bağlanması) gerçekleştirme emelleri, silahsız Kıbrıslı Türklere karşı, kan dökülmesine yol açan ve onları temel insan haklarından mahrum bırakan korkunç bir saldırıya dönüştü. Bunun sonucunda pek çok Kıbrıslı Türk öldürüldü, yaralandı, kayboldu ya da evlerinden söküldü.
 
Bu saldırıların önemli bir unsuru da 100’den fazla cami, türbe ve diğer değerli Osmanlı ve İslami mirasların kasıtlı bir şekilde yıkılmasıydı. Bu Kıbrıslı Türklerin terketmek zorunda bırakıldığı 103 köy ve kasabada gerçekleşti. Kıbrıs’ın Müslüman Türklerinin 1963-1974 arasında uğradığı zulüm Türkiye’nin Garanti Antlaşması’na dayanarak 20 Temmuz 1974’de yaptığı haklı müdahale ile son buldu.
 
Kıbrıslı Türkler özgürlük ve bağımsızlıklarını kazandıktan sonra İslami Konferans Örgütü’ne gözlemci statüsüyle katılıp, böylece dünyanın ikinci en büyük dini topluluğunda yerlerini almışlardır. Günümüzde, KKTC İslami Konferans Örgütü’nün faaliyetlerine düzenli olarak katılmaktadır.
 
Hristiyanlık
Hristiyanlar KKTC nüfusunun % 1’ini oluştururlar.
KKTC’de yaşayan ve burayı ziyaret eden toplumlara Hristiyanlığın üç dalı hizmet verir. Girne’de Girne Kalesi yakınlarındaki St. Andrew Anglikan Kilisesi; Girne’de Dome Hotel yakınlarındaki Roman Katolik Kilisesi; Koruçam’da Maronit Ayios Georgios Kilisesi; Dipkarpaz’daki Rum Ortodox Kilisesi.
 
Zafer Burnu’ndaki Apostolos Andreas Manastırında her yıl 30 Kasım’da (St. Andrew’s gününde) ayin düzenlenir.
 
SPOR
Kıbrıs’ta sporlar her zaman Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları arasında ayrı olarak yürütülmüştür. İlk atletizm dalı düzenlendi;Kıbrıs Rumları bölgesel atletizm derneklerini kurdular ve Kıbrıs Türkleri de 19. yüzyıl sonlarında ve 20. yüzyıl başlarında kendi atletizm toplantılarını yaptılar,fakat halklar arası spor aktiviteleri ve toplantıları yapılmıyordu. Ayni dönemde Rum ve Kıbrıslı Türkler kendi ayrı futbol kulüplerini kurdular fakat turnuvalar düzenlemediler.
 
Karma Türk-Rum kasaba futbol takımı maçları (Kıbrıslı Rumlar tarafından reddedildi.) 1920lerin başlarındaki barışçıl Lefkoşa-Larnaka maçında Larnaka Rum futbol takımının Lefkoşalı karma futbol takımı ile oynamayı reddetmesiyle geri çevrilmiş oldu. Bu barışçıl maç Lefkoşalı Kıbrıs Türk oyuncularının dışlanmasıyla oynanabildi!
 
Bütün Bölgesel Kıbrıs Rum Atletizm Kurumları sage olarak bilinen Yunanistan Elen Atletizm kurumuyla yakın ilişki kurdular .Temel gayeleri Elen milli duygularını perçinlemek ve Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesi(ENOSİS) olan Rumlar bunun için propaganda yaptılar ve Kıbrıs Türk atletlerinin onlarla ayni müsabakalarda yarışmasını engellediler. 1934 öncesinde, Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler arasındaki tek spor kontağı Rum ve Kıbrıslı Türklerin dini bayramlarda yer alan bir veya iki dostluk maçıyla sınırlanmış oldu.
 
Bu zamanda atletizm ve futbol (2 en popüler spor branşları) temel olarak Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum ve yabancı ortaöğretim okullarıyla sınırlanırken, çok sınırlı sayıda kulüp faal haldeydi. Her durumda,Ortaöğretim kurumları atlet ve futbolcu kaynağıydı.Hokey, voleybol ve Tenis sınırlı olarak oynanıyordu.Türk ve Yunan ulusları arasındaki ilişkilerin güçlenmesi ve Atatürk-Venizelos’un takibi, Türk Yunan Dostluk Paktını başlattı ve Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum Kulüplerinin arasındaki Spor faaliyetlerinin başlamasına sebep oldu ve Kıbrıslı Türk ve diğer atletlerin Kıbrıslılar için düzenlenen oyunlara katılmasına izin verildi.
 
Kıbrıslı Türk atletler Kıbrıslı Rum atletleriyle yarıştı ve mükemmel sonuçlar elde etti.Resmi olmayan futbol turnuvaları ilk olarak Kıbrıslı Rumlar arasında başladı ve daha sonra Kıbrıslı Türkler de katıldı. (Bu gelişmeler sonucunda ve temelde Kıbrıs Yunan futbol kulüpleri arasındaki farklılıklara bağlı olarak, KOP olarak bilinen Kıbrıs Futbol Federasyonu 23 Eylül 1934 günü “8 kurucu üye” ile 3 Kıbrıs Rum kulübü 1 Kıbrıs Türk kulübü ve Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum oyuncularıyla 4 kulüp)
 
Bu dikkat çekici gelişmeden sonra, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum kulüpleri arasındaki spor ilişkileri gittikçe gelişti, futbola bir standart getirildi ve 1948 Kıbrıs Futbol Federasyonu, İngiliz Sömürge F.A. olarak FİFA ile yakın ilişkiler kurdu. Kıbrıs Türklerine Kıbrıs F.A idare komitesinde temsil hakkı verildi.Fakat bütün stadyumların Rum Ortodoks Kilisesi tarafına ait olması sebebiyle, Kıbrıs Türklerin bu stadyum komitelerinde hizmetine izin verilmedi.
 
1934-1955 yılları arasındaki dönemindeki, sporcu ruhu , ilişkileri ve dayanışma, Kıbrıs için atletizm müsabakaları ve faaliyetleri önem kazandı ve Kıbrıs Halkları (Rumlar ve Türkler) bütün olarak 1. sınıf müsabakalara katılma hakkı kazandılar.
 
Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum hakemleri ve uzmanları sayıca çoğaldılar ve standartlarını yükselttiler.
Yer Tenisi, masa tenisi futbol ve atletizm önde gelen sporlardan olmaları yanında hokey, voleybol,güreş ve boksta da büyük ilerlemeler kaydedildi.
 
Kıbrıslı atletler (Rum ve Türk) kendi dallarıyla ilgili spor faaliyetlerinde büyük başarı kazandılar.
Kıbrıs Türk atletleri ve oyuncuları kısa mesafe saha faaliyetlerinde futbol,yer tenisi, güreş boks ve vs.’de üstün başarı gösterdiler.Kıbrıs Türk hakemleri önde geliyordu ve önemli maçların çoğunda görevlendirilmiştiler.
1934 öncesinin uygun olmayan koşulları verimli gelişmelere dönüşmüştü ve Kıbrıs Türklerinin ve Rumlarının sportmence müsabakalar yapmasına ve izlemesine imkan verdi ve halklar-arası ilişkiler de iyi şekilde gelişti.
Maalesef, bütün bu güzel spor gelişmeleri nisan 1955’te EOKA(Kıbrıs Rum Tedhiş Örgütü) Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama girişiminde bulunduğu zaman ani olarak durmuştu.
 
EOKA aktiviteleri ve Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesinin faaliyetleri ile(Kıbrıs Rum Stadyumlarına sahiptiler);
a)    Kıbrıs Türk kulüpleri beraberce kurulan Kıbrıs F.A.’DAN atılmışlardı.
b)    Bütün Kıbrıs Türk atlet ve oyuncularının Kıbrıs Rum stadyumlarına girişi engellenmişti.
EOKA vurduğunda ve Kıbrıs Türkleri beraber kurulan Kıbrıs F.A’dan atılmaya zorlandığında (bilinen şekliyle KOP)
a)1. Kulüplerin 10 bölümde sadece 1’i Kıbrıs Türk Kulübüydü.
b)11. Kulüplerin 11 bölümde dördü Kıbrıs Türk Kulübüydü; 21 yıl karma spor müsabakalarında, Kıbrıs Türk Kulüpleri ve oyuncuları Kıbrıs Şampiyonluğunu temin ettiler.
c)     Futbolda Çetinkaya, 1. bölümdeki çoğu karşılaşmada lig kupa ve plaket şampiyonuydu.Kıbrıslı Türkler 11 bölümde çok iyi sonuçlar elde ettiler, sonraları Kıbrıs’ın veya Lefkoşa’nın birleşik takımlarındaki çoğu Kıbrıslı Türkler 1. takımlara alındılar.
d)    Atletizmde, Kıbrıs Türk atletleri başı çekiyordu ve tamamına yakın kısa mesafeli faaliyetlerde rekor sahibi idiler.
e)    Yer tenisinde çok uzun bir dönem Kıbrıs Türk Raketleri teklerde, çiftlerde ve karma çiftlerde Kıbrıs şampiyonuydular.
f)     Ortaokul Futbol şampiyonluklarında (Kıbrıs Rum tutumu sayesinde vazgeçildi) Kıbrıs Türk ortaokullları çoğu karşılaşmada Kıbrıs şampiyonuydular.
g)    Hokey’de Kıbrıs Türk takımları çoğu müsabakadan finallere geldiler ve birçok Kıbrıs Türk oyuncuları seçkin Kıbrıs takımlarında yer almaya davet edilmişlerdi.
h)    Kıbrıs Türk hakem ve uzmanları kendi alanlarında önde gelenlerin arasındaydı.
i)      Güreşte ve boksta sadece Kıbrıs Türkleri faaldi.
 
Kıbrıs Rumlarının ENOSİS hayaliyle ve 1955-1959 dönemi sırasında olanlar ışığında ve Londra ve Zürih Uluslararası Antlaşmaları sayesinde ,yeni kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Birleşik Krallığının ayrılmasıyla Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türklerine verildi(bırakıldı).
 
Kısa ömürlü Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Anayasası iki toplumlu devlet ve birleşik yönetime olanak sağladı.
İki toplum arasındaki ciddi gerginlik ve karma spor faaliyetlerinin imkansız olmasından dolayı Anayasa bağımsız Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum spor federasyonları ve kulüplerinin oluşumunu açıkça sağladı; fakat Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rumları tarafından istenmesi durumunda karma spor faaliyetleri ve federasyonları için açık kapı da bıraktı.
 
Aslında bugüne kadar Kıbrıs’ın Rum ve Türk kesiminde ayrı kulüp tüzükleri yürürlükteydi.1960-1963 arasındaki kısa dönemde, ne Kıbrıs Türk kesiminde ne de Kıbrıs Rumları Uluslararası Federasyonlar ve IOC tarafından ayrı olarak tanınmaları tanınmaları için kendi federasyonlarını kuramadılar.
 
Yunanistan’ın Elen tarafından yardım edilen Kıbrıs Rumları Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgal edildiği 1963-1968 döneminde Kıbrıs Türklerine karşı yeni bir saldırıya geçti.
 
Elen işgalci ordu birlikleri sonunda adadan çıkmaya zorlanmasına rağmen , bütün spor faaliyetleri 5 yıl gibi bir süreyle durdu.
 
Yunan ordu birimlerinin adadan resmi olarak çıkmasıyla, spor faaliyetleri tekrardan başladı-fakat bu sefer daha kalıcı bölünme hatlarıyla.
 
Kıbrıs Türkleri kendi bağımsız spor federasyonlarını kurdular.
Kıbrıs Rumlarının anayasanın temel maddelerini ihlal etmesi sonucunda Kıbrıs Türkleri Uluslararası federasyonlarla yakın ilişki kurmak için başvurmaya başladılar.
 
Aşağıda Kıbrıs Türk Federasyonlarının kısa bir tasviri yapılıyor;
a)   Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu 1955 yılında kuruldu. Kıbrıs Rumları Kıbrıs Türk kulüplerinin futbol faaliyetlerinde yer almasını engellemelerinden kısa bir süre sonra kuruldu. FİFA’nın özel bir izin vermesine fakat fakat kendisi ile hiçbir resmi temasta bulunulmamasına rağmen KTFF her yıl çeşitli etkinlikler ve uluslararası faaliyetler düzenler.
b)   Kıbrıs Türk Güreş Federasyonu 1967’de Kuruldu ve 1971’de FILA ile yakın ilişkiler de bulundu.
c)   Kıbrıs Türk Voleybol Federasyonu 1970 ‘te kuruldu, Uluslararası voleybol federasyonu ile 1972’de yakın temaslarda bulundu, ve 1977’ye kadar tam üyeliğe devam etti.
d)   Kıbrıs Türk Bisiklet Federasyonu 1970’te kuruldu ve Uluslararası Bisiklet Federasyonu ile 1971’de yakın temaslar da bulundu ve 1979’a kadar ilişkileri devam etti.
e)   Kıbrıs Türk Amatör Atletizm Federasyonu 1970’te kuruldu ve 1971 de UAAF’nın şartlı üyesi oldu, ve bu şartlı statü 1972’de sona erdi.
f)    Kıbrıs Türk Masa Tenisi Federasyonu 1971’de kuruldu fakat Uluslararası Masa Tenisi Federasyonu 1971’de kuruldu fakat Uluslararası Masa Tenisi Federasyonuna üyeliği halen askıdadır.Kıbrıs Türk Federasyonu yarı resmi olarak 1944’te kuruldu, ve faaliyetleri sona erdiğinde takımları 4 ardışık yılın Kıbrıs şampiyonlarıydı.
g)   Kıbrıs Türk Atıcılık Federasyonu 1971’de kuruldu ve UIT tarafından tanınması hala askıdadır.
h)   Kıbrıs Türk Su Sporları Federasyonu 1972’de kuruldu ve FINA’yle bağlantısı halen askıdadır.
i)    Kıbrıs Türk Jimnastik Federasyonu 1972’de kuruldu fakat FIG ile bağlantısı hala askıdadır.
j)    Kıbrıs Türk Yer Tenisi Federasyonu 1979’da kuruldu fakat Uluslararası Tenis Federasyonu ile bağlantısı henüz kurulamadı.
k)   Kıbrıs Türk Basketbol Federasyonu 1981’de kuruldu ve hızla en popüler spor dalı oldu.FIBA ile bağlantı kurulması düşünülüyor.
l)    Kıbrıs Türk Tekvando Federasyonu 1977’de kuruldu ve 1977’de kuruldu ve 1977’de WTF’nin ve ETU’nun tam üyesi oldu ve tam üyeliğe 1990’a kadar devam etti, fakat o zamandan beri üyeliği donduruldu.
m)Kıbrıs Türk Satranç Federasyonu 1985’te kuruldu fakat FİDE ile ilişkileri halen askıdadır.
n)   Kıbrıs Türk Amatör Boks Federasyonu 1990’da kuruldu ve AIBA ile yakın ilişkiler kurulması yönünde resmi başvurular için düzenlemeler yapılıyor.
 
Çoğu Kıbrıs Rum Federasyonları Kıbrıs Türk Federasyonlarının kurulmasından sonra kuruldu(1963’te kurulan Kıbrıs Rum TTF’Sİ bunun istisnası) ve Kıbrıs Türk Federasyonlarının üyelikleri dondurulur veya Kıbrıs Sorununa siyasi çözüm bekleyerek durdurulurken Yunanistan Helen Federasyonları ve Kıbrıs Rum Federasyonu sportmenlere yakışmayan taktikler ,entrikalar ve siyasi manevralarla yakın temas kurmayı başardılar.
 
Sadece siyasi nedenlerle, Kıbrıs Türk Atletleri,oyuncuları ve aslında spor yöneticilerinin uluslararası spor gençliği ailesine katılmaları engelleniyordu.
 
Tüm adanın 1963’ten 1974’e kadar Yunanistan silahlı kuvvetleri tarafından işgali; Makarios Rejimin Yunanistan askeri güçleri tarafından Temmuz 1974’te yıkılması;ve temmuz 1974’te adanın Yunan Silahlı kuvvetleri tarafından adanın Yunanistan'la birleştirilmesi amacı sporda bugünkü karışıklığın sebebidir.
 
Helenlerin ve Rumların beraber spor yapmayı istemeyişleri karşısında Kıbrıs Türk Spor Federasyonlarına kendi durumlarını anlatma ve Anayasal spor haklarını savunma ve Rumların suçlamalarını cevap hakkı verilmemiş ve verilmiyordu.
 
Bilinerek veya bilinmeyerek Uluslararası Spor Federasyonları ve IOC (kendi tüzüklerine aykırı olarak) Kıbrıs Türklerine karşı milli dini, sosyal,dilsel ve siyasi temelde ayrımcılık yapıyordu.
 
Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları 1960 Anayasasına göre farklı ırk , millet ,din ,dil,sosyal ve siyasal gruba mensuptular.Ve bu ana sebeplerden dolayı Kıbrıs’ın resmi dilleri Türkçe ve Rumcadır.Türkiyenin adaya zamanında müdahalesi olmasaydı,adanın bütünü zorla birleşecek ve bunun sonunda Kıbrıs Rumları, Elenlerin-Yunanistanın bir parçası olacağı için Uluslararası Spor Federasyonları ile yakın ilişki kurmuş olan Kıbrıs Rum Spor Federasyonları olmayacaktı.
 
Kıbrıs Türk Spor kuruluşları geçmiş 100 yıl içinde bağımsızca faaliyetlerini sürdürdükleri gibi burada kalacaktır.Ve Kıbrıs için gelecekteki herhangi bir siyasi çözüm Kıbrıs’ın 2 ayrı federal cumhuriyeti ve sporda 2 ayrı temsiliyeti öngörecek (birleşik Krallıkta veya Eski Sovyetler Birliğinde olduğu gibi)
 
Elenler ve Kıbrıs Rumları o kadar aşırı derecede Türk-karşıtıdırlar ki;
1)    Yapılan kura sonucunda İstanbul’un Beşiktaş Spor Kulübü (Lefkoşa’nın Elen atletizm ve futbol kulübü) APOEL‘e çıktığında Kıbrıs Rum yönetimi ve Kıbrıs Ortodoks Kilisesi maçın bir Türk takımıyla İstanbul’da veya Lefkoşa’da oynanmasına izin vermedi ve UEFA tarafından öngörülen cezalar Kıbrıs Rum Kilisesi ve Yönetimi tarafından karşılandı.
2)    Kıbrıs’ın Güney Kesimine gelen Uluslararası Tekvando hakeminin Uluslararası ETU Turnuvasına katılması için Türk kesimine geçmesine izin verilmedi, havaalanına dönmek zorunda kaldı.
 
Kıbrıs Rum Federasyonları ( Kıbrıs’ın sözde tümünü temsil ettiklerini düşünüyorlar)
Adeta Kıbrıs’ın milli marşı gibi Yunanistan Milli marşını çalıyorlar.Bugüne kadar Kıbrıs’ın tümü için milli bir marş olmadı.
 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kendi sınırları ve demokratik bir ülkenin sahip olması gereken bütün demokratik kurumlarıyla 210,047 nüfuslu tam teşekküllü bağımsız bir ülkedir.
 
345 spor kulübü ve 31,704 kayıtlı atlet ve oyuncusuyla 14 milli spor federasyonu vardır.Çoğu kulüplerin özel ücretsiz bina ve spor tesisleri vardır.
 
KKTC’NİN 10 bakanlığından biri Gençlik ve Spor Bakanlığıdır.Ana Milli stadyumlar ve sahaları bakanlığın gözetimi altındadır; Lefkoşa’da milli stadyum 20,000 kişi kapasitesiyle olimpik standartlara sahiptir.
 
Şehirlerde 2000 ve 5000 kapasiteli stadyumlarımız da vardır.
 
Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nin 2. maddesi her kişinin dil,din ırk,renk,cinsiyet,siyasi veya başka fikir, milli ve sosyal köken veya doğum veya statü ayrımı gözetilmeksizin bu beyannamede ileri sürülen hak ve özgürlüklere sahip olacağını söyler.
Dahası siyasi muhakeme, ülkenin uluslararası statüsü ,kişinin sahip olduğu toprak veya onun bağımsız, güvenilir, kendini yönetmesi veya herhangi egemenlik sınırlandırması altında olup olmamasına bakılarak hiçbir ayrımcılık yapılamaz.
 
Öte yandan Uluslararası Olimpik Komitesi kuralları milli federasyonlar tarafından düzenlenen Milletlerarası müsabakalarda din,ırk, siyasi temele dayanan hiçbir ayrımcılığın yapılamayacağını öngörür.
 
Kıbrıs Türk gençliği bütün aktivitelerden dışlanan dünyadaki tek istisnadır.
Nüfus az olmasına rağmen spora ilgi büyüktür.
Gençliğimiz dünya ile spor kontağı kurma ve onlarla eşit şekilde dayanışma içinde olmak için sabırsızdır.
 
Lefkoşa Şehir Kulübü ve Kıbrıs Türk Tenis Federasyonu
Tenis Kıbrıslı Türkler arasında yaygın bir spordur. Kıbrıslı Türk tenisçilerden birçoğu 1940’lardan itibaren Kıbrıs şampiyonu olmuştur. Turgut Ebeoğlu, İlter Sami Sanel ve Özel Vasıf, şampiyonlardan bazılarıdır.
 
KKTC’nin kuruluşundan sonra tenis tutkunları çoğalmıştır ve 1980’de iki Kıbrıslı Türk, Tuğrul Yücel ve Tuncel Türker iki ayrı şampiyonluk almışlardır.
 
Turnuvalar Lefkoşa ve Gazi Mağusa’da düzenli olarak yapılmaktadır. Lefkoşa Tenis Kulübünde 4, Gazi Mağusa Tenis Kulübünde de 2 tane tenis kortu vardır. Birinci sınıf otellerin çoğunda da tenis kortları bulunmaktadır. Bu kulüpler ve KKTC Tenis Federasyonu her yıl biri uluslararası olmak üzere, en az dört turnuva düzenlemektedir. Kulübe üye olanların sayısı 300’ün üzerindedir.
PK 212, Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye.
 
Birleşmiş Milletler Örgütü
Kıbrıs Türk Birleşmiş Milletler Örgütü 1976 yılında kurulmuş ve tüzüğü Birleşmiş Milletler Örgütleri Dünya Federasyonu Charter’inden sonra yazılmıştır. Örgüt Birleşmiş Milletlerin fikir ve prensiplerini özellikle gençler arasında yaymayı hedeflemektedir. Örgüt üyeleri, iki yan komite; Kıbrıs Türk İnsan Hakları Komitesi ve Çevreyi Koruma Komitesi aracılığıyla insan hakları ve çevre ile ilgili konularda da katkıda bulunmaktadır.
PK 842, Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye.
 
Kıbrıs Türk İnsan Hakları Komitesi
Kıbrıs Türk İnsan Hakları Komitesi Birleşmiş Milletler Kuzey Kıbrıs Örgütünün yan komitesidir.
İnsan hakları temsilcisi olarak komitenin amacı Kıbrıslı Türklerin insan haklarını korumak ve geliştirmektir. Komite kendi aktivite alanı çerçevesinde özellikle Kıbrıslı Türk insan haklarının Kıbrıslı Rumlar tarafından 1963-74 arası ihlal edilmesi üzerine yoğunlaşan çalışmalar yayımlamıştır.
PK 687, Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye.
 
Kuzey Kıbrıs Türk Kızılay Derneği
6 Kasım 1974 tarihinde olağanüstü koşullarda kurulan o zamanki adıyla Kıbrıs Türk Kızılay Derneği, 20 Mayıs 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kurulmasıyla Ülke Devleti sınırları içerisinde Kızılay adı altında faaliyet gösteren Ulusal Dernek statüsünü kazanmıştır.
 
Yedi temel ilkesi (insaniyetçilik, tarafsızlık, yansızlık, bağımsızlık, gönüllü hizmet, birlik, evrensellik) çerçevesinde; gıda yardımı, tıbbi yardım ve kayıp kişileri araştırma gibi konularda 2005 yılına kadar faaliyetlerini sürdürmüştür.
Ağustos 2005 tarihinde “yeniden yapılanma projesi” başlatılmış ve bu bağlamda kurumsal gelişimini hızlandırmıştır. 26 Eylül 2005 tarihinde ilk Olağan Genel Kongresi’ni toplayarak re-organizasyonunu tamamlamış ve yeni gönüllü kadrosuyla hızla yeni faaliyetlerine başlamıştır.
 
Genel MerkeziLefkoşa’da bulunan derneğin, Lefkoşa, G.Mağusa, Girne, Güzelyurt, Esentepe, Yeni İskele ve Dipkarpaz olmak üzere toplam yedi şube ile hizmetlerini sürdürmekte olup, “ DAİMA İNSAN ONURUNU KORUMAK İÇİN ” ilkesi ile çalışmalarına devam etmektedir.
 
Müfit Güleroğlu Sok. No:4 Köşklüçiftlik Lefkoşa - KKTC
Tel: +90 392 227 24 25 Fax: +90 392 227 26 75
www.kibristurkkizilayi.org
 
Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (TÜRK-SEN)
Bu Federasyon 1954’de kurulmuş ve 1955’de kayda geçmiştir. Federasyonun 15 birliği ve 12,000 üyesi vardır. Uluslararası İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU), Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ETUC), İngiliz Uluslar Topluluğu İşçi Sendikaları Konseyi (CTUC) ve Türkiye İşçi Sendikaları Federasyonu ile yakın ilişki içerisindedir.
Şht. Mehmet R. Hüseyin Sok. PK 829, Lefkoşa, Mersin 10 Türkiye.
Tel:
(90392) 227 2444
 
Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ)
Federasyon 1976’da kurulmuştur, 2 birlikten ve 4,500 üyeden oluşmaktadır. Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu (WFTU) ile yakın ilişki içersisindedir.
 
7 Serabioğlu Sok. Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye.
Tel: (90392) 227 2640
 
Kıbrıs Türk Sağlık Kurumu
Kıbrıs Türk Sağlık Pratisyenleri Birliği 1956’da, sağlık pratisyenleri, dişçiler, veterinerler ve eczacılardan oluşan bir dernek olarak kurulmuştur. 1956’da, koloni yönetimi döneminde Sağlık Konseyi faaliyetleri vali tarafından atanmıştı ve Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerden oluşan bir konsey tarafından yürütülmekteydi. Ancak, 1974’de yeni Anayasa Kıbrıslı Türk Sağlık Pratisyenlerine ve dişçilere yasal faaliyetlerini bir organizasyon içerisinde yürütme hakkı verdi. Bugün 380 üyesi bulunmaktadır.
 
4 Münir Özbek Sok., Lefkoşa, Mersin 10 Türkiye
Tel:
(90392) 227 1698
 
Kıbrıs Türk Mühendisler ve Mimarlar Odası
Kıbrıs Türk Mühendisler ve Mimarlar Odası Birliği Kuzey Kıbrıs’ta mühendisler ve mimarlardan oluşan bir organizasyondur. 1960’da Kıbrıslı Türk mühendisler ve mimarlar tarafından kurulmuştur. Bütün mühendis ve mimarlar bu organizasyona bağlıdırlar ve organizasyon özel bir kanun altında, Anonim statüsündedir. Her mühendis gurubu birbirleriyle istişare ederek mühendisler odası kurmak ve kendi profesyonel görev ve denetimini bağımsız bir birim olarak yürütmekle yükümlüdür. Birliğin temel amaçları; üyelerinin çıkarlarını korumak, diğer odalarla işbirliği içerisinde yasama, teknik özellikler ve uzmanlıkla ilgili benzer dokümanları denetlemek ve geliştirmek, mesleğin onurunu korumak, benzeri uluslararası organizasyonlarla ilişki kurmak ve geliştirmek ve oda içi çalışmaları koordine etmektir. Birlik bugün 10 odadan ve 1500 üyeden oluşmaktadır.
 
Şht. İbrahim Ali Sok., No:1, Çağlayan, Lefkoşa, Mersin 10 Türkiye.
Tel:
(90392) 227 1677
 
Kuzey Kıbrıs Müze Dostları Derneği
Dernek ilk olarak 1974 yılında “Kıbrıs Türk Müze ve Eski Eserler Dostları Derneği” adı altında kurulmuştu ancak, 1994’de adı “Kuzey Kıbrıs Müze Dostları Derneği” olarak değişti. Dernek 12.10.1994 tarihli, A-1253-94 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla halk yararı için bir hayır kurumu olarak ilan edilmişti. Dernek faaliyetlerini sivil toplum örgütü (STÖ) olarak yürütmektedir. Dernek üyeleri çoğunlukla arkeoloji uzmanları, restorasyon uzmanı mimarlar, şehir planlamacılar, turist rehberleri, ve benzeri alanlarda çalışan kişilerdir. Dernek binası Lefkoşa’daki Lüzinyan dönemine ait tarihi “Chapter House” binasıdır.
Kuzey Kıbrıs Müze Dostları Derneği

c/o Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürlüğü,
Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye.
 
Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti
Birlik 1999’da kurulmuştur ve bugün yaklaşık 175 üyesi bulunmaktadır.
 
Dış Basın Birliği, Lefkoşa, Mersin 10 Türkiye.
Tel:
(90392) 228 5111 Cep: (90533) 8611864 Faks: (90392) 225 6166.
 
Kıbrıs Türk Sanayi Odası
Kıbrıs Türk Sanayi Odası, 1958’de kurulan Ticaret Odası’na bağlı olarak temsil edildikten 19 sene sonra 29 Mart 1977’de kurulmuştur. Kuzey Kıbrıs’ta 750’yi aşan kuruluşuyla ve 15,000’den fazla işçisiyle 6 organize sanayi bölgesi vardır. Kuzey Kıbrıs’ta sanayi çoğunlukla hafif sanayiden oluşmaktadır, bunun: 0’u tekstil ve giyim; 0’u yiyecek ve içecekler; ’i ormancılık, matbaacılık ve mobilya sektörü; ’u kimyasal ürünler ve kozmetik; ’i metal ürünler ve toprak ürünleri ve elektirik malzemelerinden ibarettir. Kıbrıs Türk Sanayi Odası Uluslararası Ticaret Odası’na (ICC) üyedir. Oda, bir Genel Sekreter, 5 personel ve yılda iki kez seçilen 11 üye ile yönetilmektedir.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası, 14 Osman Paşa Bulvarı, Lefkoşa, Mersin 10 Türkiye
Tel: (90392) 228 4596 / 228 7889 Faks: (90392) 2284595.
 
Ada, Türkiye için neden önemli (Türkiye Açısından Stratejik Önemi)?
Kurtuluş Savaşı yıllarında Misak-ı Milli sınırları içinde Kıbrıs da bulunuyordu. Ancak bu tarihte Kıbrıs artık İngiliz egemenliğine geçmiş ve Türkiye Ada üzerinde herhangi bir hak talep edemeyeceğini belirtmişti. Bu nedenle, Türkiye 2. Dünya Savaşı yıllarına kadar Kıbrıs konusundaki gelişmeleri uzaktan izleyebildi.
 
1821 yılında Yunanistan'da isyanın başlamasından sonra, Kıbrıs'taki milliyetçi Rumların başını çeken Kilise, bir isyan hazırlığına girişir. Fakat dönemin Osmanlı valisi bu isyan planlarını öğrenerek, isyancıların bir kısmını idam eder ve diğerlerini sürgüne gönderir. Bu kişiler 1821 yılı sonlarında Roma'da toplanarak ilk Enosis bildirisini yayınlarlar. Tüm Hıristiyan Krallarına çağrıda bulunarak, Kıbrıs'ın Yunanistan'a ilhakı için yardımcı olmalarını isterler. 1878'de Osmanlı Devleti, Rusya'ya karşı diplomatik desteğin bedeli olarak Kıbrıs'ı İngiltere'nin "geçici yönetimi"ne bırakır.
 
Ada'yı Osmanlı hükümetinden kiralayan İngiltere, 1914 yılında Osmanlı Devleti'nin 1.Dünya Savaşı'na katılmasından yararlanarak, Kıbrıs'ı ilhak eder. Bu yönetim devri, Kıbrıs Rumları arasında Enosis'in gerçekleşeceğine dair umutları artırır. Hatta bu durum, 1915 yılında İngiltere'nin Kıbrıs'ı Yunanistan'a teklif etmesiyle daha da somutlaşır.
 
Neticede, 1571'den 1914'e kadar, neredeyse 4 asır Türk hakimiyetinde kalan Kıbrıs, bir takım oldu-bittilerle elden çıkar; Kıbrıs ve Kıbrıs Türkleri'nin hayatında yeni bir dönem başlar.
 
Bu dönem Türkiye'nin NATO'ya girdiği yıllarda (1952) Kıbrıs'ın da Yunanistan'a bağlanma girişimleriyle sonuçlandı. 1950-55 yılları arasında Türkiye'nin Kıbrıs politikası, İngiltere yönetiminin korunması, bu statüde değişiklik olacaksa Türkiye'nin de söz sahibi olması gerektiği yönünde şekillenmiştir. 1958-60 yılları arasında ABD ve İngiltere, Türkiye ve Yunanistan arasında Kıbrıs'ın taksim edilmesi fikrini gündeme getirmiştir. Türkiye o dönemde İngiltere'nin Ada'da askeri ve siyasal varlığını Türklerin bir güvencesi olarak görmekteydi. Diğer yandan Rumların arasında İngiltere karşıtı haraketlerin artması İngiltere'nin Kıbrıs politikasında değişikliklere yol açtı. İngiltere, Türkiye'nin Ada politikasında söz sahibi olmasını desteklemeye başladı. 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nde Türkler ve Rumlar görünürde eşit statülerde devlet yönetiminde rol oynamışlardır. Yunan kökenli terör örgütlerinin Kıbrıs Türkleri'nin güvenliğini tehdit etmesi üzerine 1960-74 yılları arasında Türkiye'nin Kıbrıs politikası, Ada'daki soydaşlarımızı "garantör devlet sıfatı" ile korumak olarak belirlenmiştir.
 
1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekatı ile birlikte daha önce dile getirilen Kıbrıs'ın taksimi konusu fiilen gerçekleştirilmiş olur. Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri müdahalesi sonrası Kıbrıs Rum toplumu ve Yunanistan, konuyu sürekli milletlerarası platformlara taşımışlardır. Zaman zaman başarılı olan bu Rum-Yunan taktiği karşısında Türkiye ve Kıbrıs Türk toplumu, bir yandan, iki taraflı iki toplumlu bir federasyon fikrini savunurken diğer yandan da uluslararası siyasi temayüllere veya Kıbrıslı Rumların çeşitli adımlarına göre yeni siyasi kararlar aldılar. Bu kapsamda Kıbrıs Özerk Türk Yönetimi, önce Kıbrıs Türk Federe Devleti ve arkasından da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne dönüştü. Son zamanlarda Kıbrıs Rum halkının Avrupa Birliği'yle birleşme yönünde almış olduğu kararlar konuya yepyeni bir boyut kazandıracak mahiyettedir.
 
Kıbrıs Rum Bölgesi'nin AB'ne üye olması, bir taraftan Yunanistan açısından Enosis'in gerçekleşmesi anlamına gelmekte iken; diğer taraftan Kıbrıs sorununun taraflarından birisinin birleşik Avrupa devletleri arasında yer alacağı manasındadır. Böyle bir gelişmeye seyirci ve sessiz kalamayacağını açıklayan Türkiye ve KKTC, bu durumun gerçekleşmesi halinde Kıbrıs Türk Bölgesi'nin de Türkiye ile birleşeceğini ve bütünleşeceğini ilan etmişlerdir.
 
 
 
3000 Neolithic
 
648    Kıbrıs adası Bizans'a tâbi iken ilk defa Müslümanların istilasına uğramış ve vergiye bağlanmıştı.
 
760    Vergilerini aksatması üzerine ada Abbasî halifesi Harun ür-Reşid tarafından işgal olunmuş ise de, Bizans İmparatoru Nikefor Fokas adayı geri aldı.
 
1192 3.Haçlı Seferi sırasında İngiliz kralı Aslanyürekli Richard tarafından Bizanslılardan alınarak Gui de Lisagnan'a verildi ve ada yönetimi, Venedik yönetimine girene dek onun ve onun soyundan gelenlerin elinde kaldı.
 
1489 Kıbrıs yönetimini Venedik Cumhuriyeti devraldı. Venedikliler, Memlük Devleti 'ne vergi verme geleneğini devam ettirdiler. Bu gelenek, Memlük Devleti Osmanlılara geçtiğinde de devam etti.
 
1571 Kıbrıs Osmanlı devleti tarafından fethedildi ve ilk Türk cemaati adaya yerleştirildi. Kıbrıs'ın alınışı
 
1878 Ruslar karşısındaki yenilgide fazla ödün vermemek için, ada Britanya İmparatorluğu’na kiralandı. (Osmanlı mülkiyeti devam ediyor sayılmakla birlikte, yönetim tamamen İngilizlere geçti) Kıbrıs'ta İngilizler
 
1914 İngiltere adaya tamamen el koydu. Kıbrıs İngiltere'nin hakimiyetinde
 
1923 Lozan Barış Antlaşması’nın 20. Maddesi gereğince, Türkiye adanın İngiltere’ye ilhakını kabul etti.

1925 Kıbrıs Crown Colony olarak ilan edildi ve adaya ilk Türkiye Cumhuriyeti konsolosu atandı.

1931 Rumların Enosis isyanı başladı, Rumlar İngiliz valisinin konağını yakınca İngiliz politikası sertleşti. Türk cemaati Enosis’e karşı olduğunu açıkdı. Kıbrıs'ta gösteriler
 
1939 İkinci Dünya Savaşı başlayınca İngiltere, Ortadoğu’nun kontrolü için stratejik önemi olan adayı elinden kaçırmamak için, özerklik vaadinde bulunacağını yaydı, Rumlar ise Enosis’te kararlıydı.

1943 İngiltere güdümlü ‘Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumu’ (KATAK) kuruldu, ancak yapısı nedeniyle gelişemedi.

Dr. Fazıl Küçük
1944 Doktor Fazıl Küçük, ‘Kıbrıs Milli Türk Halk Partisi’ni kurdu.

1950 İkinci Dünya Savaşı’nın ardından bütün dünyada kolonilerin tasfiyesi eğilimi yaygınlaşınca, Kıbrıs Rum Ortodoks Liderliği (18 Ekim’de başına Makarios seçilmiştir), yoğun bir kampanyaya girişti. Yunanistan hükümeti de Birleşmiş Milletler’e ulusların kendi kaderlerini tayin haklarının Kıbrıs için de uygulanması yolunda başvuruda bulundu. Adada Rum gösterileri
1954 Yunanistan, Birleşmiş Milletler’e self-determinasyon için başvurdu. Türkiye karşı çıktı. Birleşmiş Milletler, Yunan talebini reddetti.
 
1955 Yunan terör örgütü EOKA 1 Nisan’da adada faaliyete geçti. Rumlar arasında Enosisçi-Anti Enosisçi çatışması başladı.Türkiye ilk kez sorunda taraf olmayı kabul etti ve 29 Ağustos’ta Londra’da İngiltere ve Yunanistan’ın katıldığı toplantıda, Türkiye de temsil edildi. EOKA militanları Konferans devam ederken, EOKA terörünün Türkleri de hedef almaya başlaması karşısında, İstanbul’da Türk hükümetinin de göz yumduğu mitingler kontrolden çıktı.Daha sonraları ’6-7 Eylül Olayları’ diye anılacak olan yağma ve tahribat, Türkiye’deki Rumlar kadar, diğer azınlıkları da hedef aldı. Aynı zamanda ‘Ya Taksim Ya Ölüm’ sloganı yoğun bir biçimde kullanılmaya başlandı.
 
EOKA'nın lideri Grivas
1956 İngiliz hükümeti, karışıklıkların baş kışkırtıcısı sıfatıyla Başpiskopos Makarios’u Seyschelles Adaları’na sürdü. Birleşmiş Milletler’de Türkiye ilk kez, ‘taksim’ tezini açıkladı. İngiltere, askeri üssünün kalması koşuluyla ‘self-determinasyon’u kabul etmeye yanaştı.
 
1957 NATO arabuluculuk görevini üstlenince, EOKA geçici olarak ateşkes ilan etti; Makarios serbest bırakıldı. 15 Kasım’da Türk Mukavemet Teşkilatı kuruldu.NATO
 
1958 Kıbrıs’ın İngiliz Milletler Topluluğu içinde kalmasına ama Türkiye ve Yunanistan’la da bağlara sahip olmasına  dayalı ‘MacMillan Planı’ gündeme geldi.

1959 İngiltere Başbakanı ve üç devletin dışişleri bakanlarının katılımıyla Zürih Antlaşmaları onaylandı. Cemaat temsilcileri olarak Makarios ve Dr. Küçük de toplantıya katıldılar. 19 Şubat’ta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere Kıbrıs anayasasını garanti altına aldı. İngiliz üslerinin devamı kabul edildi. Mayıs ayında Yunanistan Başbakanı ve dışişleri bakanı Türkiye’yi resmen ziyaret etti ve barış rüzgarları esmeye başladı.

Kıbrıs Cumhuriyeti
1960 Kıbrıs Anayasası imzalandı. Adaya simgesel Türk ve Yunan birlikleri yerleştirildi. Makarios cumhurbaşkanı, Fazıl Küçük cumhurbaşkanı yardımcısı oldu. Bu arada 27 Mayıs 1960’da Türkiye’de ordu yönetime el koydu; 1961 seçimleriyle ülkede tekrar demokrasiye dönüldü.
 
1963 Başbakan Karamanlis’in istifası ve ülkeyi terk etmesinin ardından Yunanistan sürekli kabine bunalımları geçirmeye başladı, bu yüzden Kıbrıs üzerinde etkisi azaldı. Makarios kendi girişimiyle yıl boyunca anayasası değiştirme ve Türk Cumhurbaşkanı yardımcısının yetkilerini kısma faaliyetlerini arttırdı. Kasım sonunda ABD Başkanı Kennedy, Makarios’a bundan vazgeçmesini önerdi. Aralık başında da Türkiye tek taraflı değişiklikleri kabul etmeyeceğini bildirdi. Rumların Noel katliamı
 
21 Aralık’ta Noel katliamı ile EOKA, Türk cemaatine karşı ‘etnik temizleme ve adadan kaçırma’ politikasını doruğa çıkardı. Eylemleri 1964 Ağustos’unun ortalarına kadar sürdü. 30 Aralık’ta ise Makarios 13 maddelik anayasa değişikliği önerisini açıkladı ama Türkiye buna karşı olduğunu yineledi. Rum saldırısına uğramış bir Kıbrıslı Türk aile
 
1967 Yunanistan’da ordu yönetime el koydu ve 1974’e kadar iktidarda kaldı. Subaylar halkın desteğini elde
          etmek için Kıbrıs’ta EOKA’ya desteği arttırdılar. Türkler iyiden iyiye gettolara sıkıştırılmaya başlandı. Yunan
          ordusunun 15 bin askeri, gayri resmi olarak adaya yerleştirildi. Türklere karşı sürdürülen soykırımın kesilmesi için Türk ve Yunan başbakanları arasında düzenlenen toplantı bir sonuç vermeyince, Türkiye askeri müdahalede bulunacağını açıkladı. Yunanlılar üç Türk köyünden geri çekilirken arkalarında 24 ölü bıraktılar. Başpiskopos Makaryos

TBMM hükümete müdahale yetkisi verdi. Türk uçakları Kıbrıs üzerinde uçmaya başladı. Donanma ve çıkarma birlikleri harekete geçti. ABD’nin arabuluculuğuyla Yunan birliklerinin geri çekilmesi sağlanınca, Türk harekatı durduruldu. 1964’ten beri Türkiye’de bulunan Rauf Denktaş gizlice adaya gitti. Denktaş, Yunanlılarca tutuklandı ama Türkiye ve ABD’nin baskısıyla iade edildi.
5 TEMMUZ 1974 - Yunanlı subayların yönettiği Ulusal Muhafız Örgütü, Cumhurbaşkanı Makarios’u devirdi ve EOKA-B önderi Nikos Sampson’u ‘cumhurbaşkanı’ ilan etti. I. Kıbrıs Barış Harekatı
Adadaki İngiliz üssüne sığınan Makarios, Kıbrıs’
ı terk etmek zorunda kaldı. Bu suretle Enosis’in gerçekleştirilmek istendiğini anlayan Başbakan Ecevit, garanti anlaşması uyarınca, İngiltere’yi ortak eyleme davet etti. İngiltere’nin katılmaması üzerine, 19 Temmuz’da Türk çıkarma gemileri denize açıldı ve 20 Temmuz’da denizden çıkarma ve havadan indirmelerle Girne bölgesi kontrole alındı. Ancak Yunan birliklerinin adada garantör olarak bulunan Türk birliğine saldırması çarpışmaları bütün ada yüzeyine yaydı. 22 Temmuz’da Birleşmiş Milletler’in çağrısına uyularak ateş kesildi. Bu girişim sonucu, Kıbrıs’ta Nikos Sampson, Yunanistan’da ise askeri cunta devrildi ve Yunanistan demokrasiye döndü. Ancak Kıbrıs’ta dağınık durumdaki Türklerin güvenliği sağlanamadığı gibi, Girne’deki Köprübaşı da Türk ordusu için yeterli güvenceye sahip değildi.
 
16 AĞUSTOS 1974 - Cenevre’de sürdürülen barış görüşmelerine rağmen Yunanistan hiçbir uzlaşmaya yanaşmak niyetinde olmadığını gösterdi. II. Kıbrıs barış Harekatı Aksine köylerdeki Türkleri öldürmeye devam ettiler. Bunun üzerine Türk ordusu adanın yüzde 37’sini kontrol altına alacak kadar ilerledikten sonra ikinci harekatı sona erdirdi.
 
1975 13 Şubat’ta, Kıbrıs Türk Federe Devleti’ni kuruldu. Aynı yıl içerisinde bir de nüfus mübadelesi gerçekleşti. Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanı

Bu mübadele ile Kıbrıs’
 
1977-79 Denktaş-Makarios(1977) ve Denktaş-Klerides (1979) ile Doruk Anlaşmaları imzalandı. Bu anlaşmalarla, Kıbrıslı Rumlar ilk kez iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözümü benimsiyordu.
 
1982 Papandreu, 1981 Ekim’inde Yunanistan’daki seçimleri kazandıktan hemen sonra, Şubat 1982’de Kıbrıs’a gitti ve buradaki konuşmasında “Kıbrıs’ın Helenizmin bir parçası” olduğunu söyleyerek, Kıbrıs sorunu ile ilgili bütün tarafların katılacağı bir “uluslararası konferans” toplanması gerektiğini ekledi. Andreas Papandreu BM Genel Kurulu, Rum tarafının başvurusu üzerine Ada’daki “işgal ordusu”nun derhal çekilmesini ve mültecilerin “isteğe bağlı olarak” geri dönmelerini tavsiye eden kararını aldı. Bunun üzerine KTFD Meclisi, 17 Haziran’da radikal bir adım atarak “Kıbrıs toplumunun self-determinasyon hakkı”na ilişkin bir karar aldı.
 
1983 15 Kasım 1983’te, KTFD Meclisi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) adında bağımsız bir devlet kurulduğunu dünyaya ilan etti. KKTC’nin kurulması, Rum tarafının, Yunanistan’ın ve Batılı devletlerin yanısıra BM Güvenlik Konseyi’nin de tepkisini çekti.KKTC bayrağı
 
Güvenlik Konseyi, 18 Kasım’da aldığı bir kararla bağımsızlık kararını kınadı. Türkiye’ye yakın bazı devletler KKTC’yi tanımanın eşiğine gelmişlerdi ki, ABD ve İngiltere’nin baskıları ile bu kararlarından vazgeçtiler. 13 Mayıs 1984’te de BM Güvenlik Konseyi 550 sayılı kararı ile KKTC’nin ilanını ayrılıkçı bir hareket olarak tanımladı.AB
 
1984-1990 KKTC’nin kurulmasından sonra toplumlararası görüşmeler yeniden başladı. KKTC kurulurken, 1977-79 Doruk Anlaşmalarına atıfta bulunularak, iki toplumlu, iki kesimli federal bir çözüme kapılar açık bırakılmıştı. Görüşmeler sürecinde; New York’ta 17 Ocak 1985’te ve 29 Mart 1986’da BM Genel Sekreteri’nin hazırlamış olduğu ‘Kıbrıs Üzerine Anlaşma Taslağı’, Kıbrıs Türkleri tarafından kabul edilip, Rumlar tarafından reddedildi. 22 Mayıs 1987’de AB ve ‘Kıbrıs’, 18 aylık görüşmeler sonucunda Gümrük Birliği protokolü başlattı. Ocak 1988’de Anlaşmanın tüm Ada’yı kapsamasına karar verildi. 1990’daki iki taraf arasındaki New York Zirvesi de başarısızlıkla sonuçlandı.

1990 BM Güvenlik Konseyi, bu tarihte 649 sayılı kararını aldı. Bu kararla BM, Ada’daki her iki tarafı da, kabul edilebilir bir çözüm bulma yolunda çaba göstermeye çağırdı. Aynı karar böyle bir çözümün iki toplumlu, iki kesimli bir anlayışa sahip olması ve çözümün siyasi olarak iki eşit toplum liderinin direkt görüşmeleri yoluyla sağlanması gerektiğini vurguladı. Kararın, Kıbrıs Sorunu’nu 1974’te değil de, 1960’lara hatta öncelerine dayandırması bir başka önemli nokta idi. 1990 Temmuz’unun ilk haftası içinde Kıbrıs Rum Yönetimi “Kıbrıs” adına AB’ye üyelik için başvurdu. BM’nin ve Türk tarafının uyarılarına rağmen topluluk 11 Eylül 1990’da bu başvurunun normal süreç içinde değerlendirilmesini kararlaştırdı.Perez de Cuellar
 
1991 Turgut Özal, 1991’de Kıbrıs konusunda bir ‘dörtlü konferans’ toplanmasını önererek, o güne kadar sorunun iki toplum arasında görüşülmesi gerektiğini savunagelmiş olan Türkiye’nin bu anlayışına da değişiklik getirdi. Özal’ın önerisine göre Kıbrıs sorunu; KKTC, Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye ve Yunanistan arasında ele alınmalıydı. 28 Haziran 1991’de BM Genel Sekreteri Perez de Cuellar, BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda Türkiye’nin önerdiği Dörtlü Doruk Toplantısı’nı kabul ettiğini belirtti.
 
1992 100 paragraftan oluşan BM Fikirler Dizisi, tarafların onayına sunuldu. New York’ta sürdürülen görüşmelerin ardından, BM Genel Sekreteri Butros Gali, toprak düzenlemeleri ve anayasal konuların tümünü kapsayacak bir paket anlaşma hazırladı. Türk tarafı 100 paragraftan 91’ini onayladığını açıkladı. Rum tarafında ise, Kıbrıs Rum lideri Yorgo Vasiliu paketi onaylarken, daha sonra iktidara gelen Glafkos Klerides ile bu pakete karşı çıktı.

1993 AB, Haziran 1993’te Kıbrıs’ın tam üyelik için gerekli şartları taşıdığını belirten görüşünü yayınladı. Aynı yıl Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi arasında Ortak Savunma Doktrini imzalandı. Eski BM Genel Sekreteri Butros Gali
 
1994 BM Genel Sekreteri Butros Gali’nin girişimleriyle ortak anlaşma zemininin oluşturulması amacıyla ‘Güven Arttırıcı Önlemler Paketi’ düzenlendi. ABD’nin destek verdiği pakete Rum tarafı karşı çıkınca 1994’te rafa kaldırıldı.
 
1996 3 Haziran’da bir Kıbrıslı Rum asker, BM denetimindeki bölgede bir Kıbrıslı Türk asker tarafından vurularak öldü. 11 Ağustos 1996’da Kıbrıslı Rum motosikletçiler, Yeşil Hat’tı geçmeye kalkışınca Kıbrıslı Türk göstericiler ve Türk askerleri ile çatıştı. Kıbrıs'ta olaylar 70’ten fazla kişi yaralandı. Bir Kıbrıslı Rum öldü. 14 Ağustos 1996’da Kıbrıs’ta Derinya bölgesinde Türk güvenlik güçleri, Türk bayrağını indirmeye kalkışan bir Rum gencine ateş açtı. Rum genç hayatını kaybetti. 8 Eylül 1996’da Güney Kıbrıs tarafından açılan ateş sonucu bir Türk askeri öldü, biri yaralandı. 13 Ekim 1996’da Kıbrıs Türk kesimine geçen bir Rum, Kıbrıslı Türk askerlerince öldürüldü. 6 Şubat 1997’de Kıbrıslı Türk ve Rumlar birbirine ateş açtı. Ölen ya da yaralanan olmadı.
 
1997 4 Ocak’ta Kıbrıslı Rumların, Rusya’dan S-300 yerden havaya 150 km. menzilli füze alımına ilişkin anlaşmaya imza koyması uluslararası arenayı ve dolayısıyla hassas Türk-Yunan ilişkilerini karıştırdı. S-300 füzeleri
Türkiye, Kıbrıslı Türklerin güvenliğini tehdit edecek herhangi bir gelişmeye göz yummayacağını açıkladı. İngiltere ve BM de anlaşmaya sert tepki gösterdi. 24 Şubat 1997’de AB, Kıbrıs’
ın AB’ye tam üyeliğine ilişkin geleneksel tavrını değiştirerek, Kıbrıs’ın AB’ye tam üyeliğinin gerçekleşebilmesi için Ada’da önce siyasi bir çözümün şart olduğunu açıkladı ve Yunanistan da bu açıklamaya tepkilerini bildirdi. AB, ilk defa topluluğa tam üyelik konusunda Kıbrıs Türklerinin de dikkate alınması gerektiğini, tam üyelik görüşmelerine Ada Türklerinin de katılması gerektiğini belirtmek suretiyle net bir şekilde ifade ediyordu. Yunanistan Dışişleri Bakanı Theodoros Pangalos, bu açıklamaların hemen ardından, AB’nin Doğu’ya doğru genişlemesini veto edeceğini açıkladı.
 
1999 AB’nin 10-11 Aralık 1999’da yaptığı Helsinki zirvesinde Türkiye’nin AB’ye tam üyelik için adaylığı resmi olarak kabul edildi. Türkiye için tarihi bir öneme sahip olan bu zirvenin sonuç belgesinde genişleme sürecindeki Türkiye’nin konumu ve Kıbrıs sorunuyla ilgili özel maddeler de yer aldı. AB Helsinki zirvesi
Buna göre “Avrupa Birliği Konseyi, 3 Aralık tarihinde New York’ta Kıbrıs meselesinin kapsamlı bir çözümüne yönelik olarak başlatılan görüşmeleri memnuniyetle karşılar ve BM Genel Sekreteri’nin bu süreci başarıyla sonuçlandırma yönündeki gayretlerine güçlü desteğini ifade eder. Avrupa Birliği Konseyi, politik bir çözümün Kıbrıs’
ın Avrupa Birliği’ne katılımını kolaylaştıracağının altını çizer. Üyelik müzakerelerinin tamamlanmasına kadar kapsamlı bir çözüme ulaşılamamış olursa, Konsey’in üyelik konusundaki kararı, yukarıdaki husus bir ön şart olmaksızın verilecektir. Bu konuda, Konsey tüm ilgili faktörleri dikkate alacaktır.” denildi.
 
2000 AB Komisyonu’nun 7 Kasım 2000’de açıkladığı ve Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecindeki “yol haritasını” çizen Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB) yer alan Kıbrıs’la ilgili ifadeler Türkiye-AB arasında büyük bir krize neden oldu. Denktaş ve Klerides Kofi Annan'la birlikte Komisyon’un, Yunanistan’ın baskısıyla KOB’un kısa vadeli öncelikler bölümüne Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin baskıcı ifadeler eklemesi Türkiye tarafından “önkoşul” olarak algılandı. KOB’un içeriğinin Helsinki zirvesinin çizgisinde yer almasını isteyen Türkiye, AB’nin bu tutumuna Başbakan Bülent Ecevit dahil tüm üst düzey yetkilileriyle sert tepki gösterdi. KOB’un açıklanması ardından Çankaya’da düzenlenen “Kıbrıs” zirvesinden ise AB’ye sert ve net bir mesaj çıktı. Zirvede KKTC lideri Rauf Denktaş’ın BM nezdinde yapılan dolaylı görüşmelerden çekilmesi kararlaştırıldı.
Romano Prodi
 
2001  Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Romano Prodi Kıbrıs sorunu çözülmeden de Güney Kıbrıs’ın üyelik başvurusunun değerlendirilebileceğini söyledi. Türk Dışişleri Bakanı İsmail Cem Kıbrıs konusunda işlerin olumlu gitmediğini açıkladı. Ecevit ve Bahçeli Kıbrıs’ta bedel ödemeye hazır olduklarını söylediler. Yıl sonunda Rauf Denktaş’ın, Glafkos Klerides’e mektupla yaptığı görüşme teklifi sonucunda iki lider 4 Aralık’ta Lefkoşa’daki ‘Yeşil Hat’ta BM gözetiminde biraraya geldiler. Görüşme sonunda BM Genel Sekreterinin Kıbrıs özel temsilcisi Alvaro De Soto, liderlerin 2002 Ocak ayında yine Yeşil Hat’ta biraraya geleceklerini ve müzakereleri sürdüreceklerini açıkladı.
 
23 Nisan 2003   Lefkoşa'daki Ledra Palace sınır kapısı pasaportla her iki toplum için geçişe açıldı
 
 
MEDYA
 
KKTC’de basın özgürlüğü, KKTC Anayasası’nın 26. maddesince garanti altına alınmıştır. Bu maddeye göre basın ve duyuru hakkı tüm vatandaşlar için serbesttir ve sansür uygulanamaz.
 
HABER AJANSLAR
 
1. Türk Ajansı Kıbrıs (TAK)
Mehmet Akif Caddesi K.4 Köşklüçiftlik-Lefkoşa, P.K 355 Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 1818
Fax: (90 392) 227 1213
 
2. Akdeniz Haber Ajansı (AHA)
Şht. Ali Özel Sok. Fuar Alanı Karşısı, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 223 7755
Fax: (90 392) 223 7768
 
3. Lefkoşa Haber Ajansı (LHA)
Memduh Asaf St. No:6, Köşlüçiftlik/Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 228 4735/ 228 9021
Fax: (90 392) 228 6258
 
4. Uludağ Haber Ajansı (UHA)
19 Necmi Avkıran Sok. Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (0392) 227 5407
Fax: (0392) 228 3823
 
5. Foto Arca Haber Ajansı
Meşe Sok. No:43, blok:24- Küçük Kaymaklı, Mersin 10, Turkey.
Tel: (0392) 228 9892
Fax: (0392) 228 9892
 
6. Mağusa Haber Ajansı
2 Behram Paşa Sok. Suriçi, Akkule, Mağusa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (0392) 365 0203
Fax: (0392) 365 0939
 
DIŞ AJANSLAR
1. Anadolu Ajansı (AA)
6, Sehit Biray Mustafa Sok., Lefkosa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 228 3125
Fax: (90 392) 228 5576
 
2.Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT)
2, Osman Paşa Cad. – Rifatoglu Apt., Lefkosa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 3324
Fax: (90 392) 228 2704
 
3.International Affairs Agency (INAF)
Posta Kutusu 759, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (0392) 227 7337
Fax: (0392) 228 6270
 
GÜNLÜK GAZETELER
 
1. KIBRIS
Dr. Fazıl Küçük Bulvarı, Lefkoşa, Mersin 10 Turkey.
Tel. (90 392) 225 2555
Fax: (90 392) 225 2934; Türkçe.
www.kibrisgazetesi.com
Genel Yayın Yönetmeni: Süleyman Ergüçlü
 
2. GÜNEŞ
PK: 841, 43 Yediler Sok. ,Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 3898 / 227 2959 / 227 2068 – Fax: (90392) 228 39 59;
Türkçe.
e-mail:
gunesgazetesi@superonline.com
Yazı İşleri Müdürü: Erol Öney
 
3. HALKIN SESİ
172 Girne Sok., Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel. (90 392) 227 31 41
Fax: (90392) 227 26 12; Türkçe.
Genel Yayın Yönetmeni: Akay Cemal
 
4. KIBRISLI
Mecidiye Sok. No: 44; Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel.(90 392) 227 6146
Fax: (90392) 227 5703; Türkçe.
Genel Yayın Yönetmeni: Doğan Harman
 
5. ORTAM
Cengiz Han Sok. , No. 7 Köşklüçiftlik, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 4872
Fax. 228 3784; Türkçe.
Genel Yayın Yönetmeni: Mehmet Davulcu
 
6. VOLKAN
17 C, Memduh Asaf Sok. Köşklüçiftlik, Lefkoşa, Mersin 10 Turkey.
Tel: (90 392) 227 3449
Fax: (90392) 228 7904; Türkçe.
www.volkangazetesi.com
Genel Yayın Yönetmeni: Hüseyin Macit Yusuf
 
7. VATAN
Müftü Ziya-I Sok. No.46, PK 842, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 7557
Fax: (90392) 227 7558; Türkçe.
www.vatangazetesi.com
Genel Yayın Yönetmeni: Erten Kasımoğlu
 
8. YENİDÜZEN
Yeni Sanayi Bölgesi, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 225 6658
Fax: (90 392) 225 3240, Türkçe.
www.yenidüzengazetesi.com
Yazı İşleri Müdürü: Cenk Mutluyakalı
 
9. AFRİKA
Arca Apt. İkinci Selim Cad. No:49, D:1, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 1338
Fax: (90 392) 227 4585
www.afrikagazetesi.com
Genel Yayın Yönetmeni: Şener Levent
 
HAFTALIK YAYINLAR
 
1. CYPRUS TODAY
Dr. Fazil Küçük Bulvarı, Lefkosa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 225 2555
Fax: (09 392) 225 29 34: İngilizce
 
2. YENI CAG
Atatürk st. 26/1 Candemir-7 Apt., Lefkosa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 4917
Fax: (90 392) 228 8931, Türkçe.
www.yenicag-net.com
 
3. EKONOMİ
Bedrettin Demirel Cad., Lefkosa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 228 37 60: Türkçe.
 
4. CÜMBEZ
9, Yeşilırmak Street, behind Open Market, Gazimağusa, Mersin 10 Turkey;
Tel: 3663387, Türkçe
 
DERGİLER
 
1. GÜVENLİK KUVVETLERİ DERGİSİ
GKK Basın Bürosu, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 382) 227 58 80
 
2. BAYRAK
Bayrak Radyo Televizyon Kurumu Sitesi, BRTK-Lefkosa, Mersin 10, Turkey;
Tel-Fax: 225 45 77
 
3. PAN
ATO Apt., No.4, Sht. Ibrahim Yusuf St., Lefkosa, Mersin 10, Turkey;
Tel: (90 392) 227 78 13: Türkçe, İngilizce.
Editör: Arman Ratip
 
4. NORTHERN CYPRUS MONTHLY – KIBRIS
KKTC Başbakanlık-Enformasyon Dairesi,Lefkoşa,Mersin 10 Turkey
Tel: (90 392) 228 32 41 – Fax: (90 392) 228 42 90: İngilizce
 
KKTC’DEKİ TELEVİZYON KANALLARI
 
1.BAYRAK RADYO TELEVİZYON KURUMU (B.R.T.K.)
BRTK Sitesi-Lefkoşa, Mersin 10, Turkey;
Tel: (90 392) 225 5555
Fax: (90 392) 228 1991
Genel Müdür: Hüseyin Gürşan
www.brt.gov.nc.tr
 
2. AKDENİZ TV
Şht. Ali Özel Sok., Fuar Alanı Karşısı, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey
Tel: (90 392) 223 7755,
Fax: (90 392) 223 7752.
www.akdeniztv.com.tr
Kanal Sahibi:Hüzeyin Macit Yusuf
 
3. KANAL T
Şht. Üsteğmen Mustafa Orhan Sok. No:10, Yenişehir, lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 1666
Fax: (90 392) 228 0773
Kanal Sahibi: Ersin Tatar
 
4. KIBRIS TV
Dr. Fazıl Küçük Bulvarı, Yeni Sanayi Bölgesi-Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 225 2555
Fax: (90 392) 225 2934.
Kanal Sahibi:Asil Nadir
 
5. GENÇ TV
Şehit Ecvet Yusuf Caddesi, No:8, Yenişehir –Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 228 0790
Fax: (90 392) 227 6363.
Kanal Sahibi:Ertan Birinci
 
6. Avrasya TV (ART)
Yusuf Kaptan Sok. No:5, K. Kaymaklı, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 0720
Fax:(90 392) 227 9863
Kanal Sahibi: Mustafa Özbek
 
RADYOLAR
 
1. BAYRAK RADYO TELEVİZYON KURUMU (BRT)
Radio 1
Bayrak INT
Bayrak FM
Radyo Klasik
BRTK Sitesi- Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 225 5555
Fax:(90 392) 228 1991
 
2.AKDENİZ FM
Şht. Ali Özel Sok., Fuar Alanı Karşısı, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 223 7755,
Fax: (90 392) 223 7768.
Frekans: 88.6 MH/z FM
 
3.FIRST FM
Şehit Ecvet Yusuf Caddesi, No:8, Yenişehir –Lefkoşa, Mersin 10 Turkey.
Tel: (90 392) 228 9308,
Fax: (90 392) 227 6363.
Frekans: 90.0 MH/z FM
 
4.SIM FM
Şehit Salahi Ahmet St. ORTAKÖY-LEFKOŞA, Mersin 10, Turkey;
Tel: (90 392) 223 7700,
Fax: (90 392) 223 7710.
Frekans: 98.6-89.5 MH/z FM
 
5. KIBRIS FM
Dr. Fazıl Küçük Bulvarı, Yeni Sanayi Bölgesi-Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 225 3892
Fax: (90 392) 225 3707
Frekans: 103.4 MH/z FM
 
6. RADYO VATAN
Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı Binası Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 228 3036
Fax:(90 392) 228 4112
Frekans: 87.5 MH/z FM
 
7. GÜNEŞ FM
Mehmet Akif Cad. No.42 Lefkoşa , Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 228 9778
Fax:(90 392) 228 9776
Frekans: 87.8 MH/z FM
 
8. DANCE FM
Kozan Sok. Neşe Apt. No:1 Baykal, Gazimağusa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 366 8959
Fax: (90 392) 366 8959
Frekans: 95.8 MH/z FM
 
9. AS FM
26, Yeni Sanayi Bölgesi, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 225 3001
Fax: (90 392) 225 2652
Frekans: 97.7 MH/z FM
 
10. COOL FM
Elektrik Kurumu Üzeri, Gazimağusa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 366 0026
Fax: (90 392) 366 1376
Frekans: 92.5 MH/z FM
 
11. ULUSLARARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİ
UKÜ Kampüsü, Haspolat-Lefkoşa, Mersin 10, Turkey;
Tel. (90 392) 671 1111
Frekans:105.3 MH/z FM
 
12. YDÜ FM
Yakın Doğu Üniversitesi-Lefkoşa, Mersin 10, Turkey;
Tel: (0392) 223 6464;
Fax: (0392) 223 2867.
Frequence: 88.0 MH/z FM
 
13. RADYO DAÜ
DAÜ Kampüsü, Gazimağusa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 630 1576
Fax: (90 392) 365 0795
Frekans: 106.5
 
14. GAÜ FM
GAÜ Karmi Kampüsü, Girne, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 822 2688
Fax: (90 392) 822 2740
Frekans: 105.7 MH/z FM
 
15. LAÜ FM
Lefke Avrupa Üniversitesi Kampüsü, Gemikonağı, Lefke, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 727 7362
Fax: (90 392) 727 7528
Frekans: 97.3 MH/z FM
 
16. KUZEY FM
Polis Sk., No.2B, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 6907
Fax: (90 392) 228 4623
Frekans: 106.7 MH/z FM
 
17. Radyo T
Şht. Üsteğmen Mustafa Orhan Sk., No.10, Yenişehir, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel. : 0392 223 4978
Faks : 0392 223 4979
Frekans: 96.6 MH/z FM
 
18. RADYO GÜVEN
Gençtepe Lojmanları, Kızılbaş, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 9864
Fax: (90 392) 227 9716
Frekans: 89.2 MH/z FM
 
19. AÇIK RADYO
Tanzimat Sk., No.5, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 228 3981
Fax: (90 392) 228 3979
Frekans: 91.5 MH/z FM
 
20. AVRASYA FM
Yusuf Kaptan Sk., No.5, K.Kaymaklı, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.
Tel: (90 392) 227 0720
Fax: (90 392) 227 9863
Frekans:107.9 MH/z FM
ın Güney kesimindeki Türkler, kuzey kesimine; kuzey kesimindeki Rumlar da güney kesimine geçti. Nüfus mübadelesi BM gözetiminde gerçekleşti. Çeşitli kaynaklara göre bu tarihten günümüze kadar, Türkiye’den Ada’ya 30-40 bin civarında Türk yerleşimci gönderilmiş durumda. Denktaş ve Klerides ilk görüşmelerinde

 
 

turkbirdevbursa.tr.gg
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=