Orhan Yıldız

Artvinli Orhan

TürkBirDev >Türk Birliği




TürkBirDev Türk Birliği
TürkBirDev > Türk Birliği
TürkBirDev
Şah ve Mat: Tüm Oyunları Bozan Bir Hamle - Özet
Biz "Türkler"le sorun nedir? ve Tepkiler
Türk Birleşik Devletleri Kurmanın Gerekliliği. Türk Birliği Neden Kurulmalı?
Bölüm I: TürkBirDev ve Çalişmaları
Bölüm II: Ben ne Yapabilirim?
Bölüm III: Yazi ve Mektuplar
Bölüm IV: Birlige dair Söz ve Şiirler
Bölüm V: Soru ve Yanitlar
Temsilcilikler
Türk Birliği
2007 Türk Kurultayı Sonuç Bildirisi
Türk Dünyasında Dil ve Alfabe Birliğinin Önemi
Türk Kültür Evi
Türk Birliğine Evet Kampanyası İçin
Türk Birliğine Evet Kampanyası

TRT Haber Haberler

Son Dakika Haberleri | Haber Manşetleri



   
  AVRASYA KARDEŞ ÜLKELER BİRLİĞİ TÜRK BİRLİĞİ
  ihsit Ogullari
 

İHŞİT  OĞULLARI (925 - 969)


Muhammed bin Tugc

Mısır ve Suriye'de hükümsüren ikinci Türk hanedanıdır. Kurucusu Muhammed b. Tuğç 882'de Bağdad'da doğdu.Babası Tulunîlerin hizmetinde görev almış, Şam ve Taberiyye valiliği yapmıştı.Bu bakımdan Muhammed devlet idaresi içinde yetişmiş hatta bir süre Taberiyye'denbabasına vekâlet etmişti. Muhammed Tulunîlerin yıkılmasından sonra Abbasi Devletihizmetinde çalıştı.

Bu sırada bazan Mısır'dabazan Suriye'de görev yaptı. O devlet kademelerinde yavaş yavaş yükselmiş ve 933 yılındanüfuzunu bütün Suriye üzerinde yaymıştı, ancak Mısır'a da sahip olmak istiyordu.Öte taraftan Tulunîlerin yıkılmasından sonra Mısır'da ortaya çıkan meselelerburada kuvvetli bir hükümete ihtiyaç gösteriyordu. Mısır, şimdi doğuda ve batıdaİslam dünyasının liderliği için çekişen iki devletin ortasında idi. Bağdat'takiAbbasî hükümeti Mısır'da kuvvetli ve kendine güvenen bir devletin bulunmasınıuygun görüyordu.

Çünkü Mısır'da hüküm sürecekkuvvetli bir devlet batıdan Fatımîlerin ilerlemesine karşı bir engel olacak ve dahasonra Suriye'de yeni ortaya çıkan Bedevî hanedanlar üzerinde kontrolü elinde tutacaktı.Bu ortamdan faydalanmasını bilen Muhammed b. Tugç, Mısır ve Suriye vergi mütesellimi(müfettişi) el-Fazl b.Cafer el-Furat'tan da kendisine destek buldu. O Suriye'ye ilaveolarak Mısır valisi tayin edildi. Nitekim kuvvetli bir ordu ve donanma sayesindeFustat'a girdi (935).

Böylece IhşidîDevleti'nin temellerini atarak Mısır'ır karışık durumunu yoluna koydu. Bu aradaAhmed b. Tulun gibi o da kuvvetli bir maliyeci Ebû Bekir Muhammed el-Madârâî ile uğraşmakzorunda kaldı. Ancak Muhammed, mukavemetini kırdığı el-Madarâî'yi hizmetine aldıve böylece iktisadî meselelerde kendisine kabiliyetli ve etkili bir yardımcı buldu.

Muhammed b. Tuğç'un AbbasîDevleti'yle münasebetleri dostâne idi. Halife Râzî'den Ihşid ünvanını aldı (939)ve kurmuş olduğu devlet Ihşidîler adıyla anıldı. Ihşid, prens veya hükümdaranlamında Farsça bir ünvandır ve Soğd ile Fergana'nın İranlı hükümdarları tarafındankullanılmıştır.

Muhammed b. Tuğç çok geçmedenidaresi altındaki eyaletlerden Suriye'yi Abbasî Devleti'nin kudretli emirlerindenMuhammed b. Raika'ya karşı müdafaa etmek zorunda kaldı. İbn-i Râik süratleSuriye'yi ele geçirip Remle'yi almıştı (939). Muhammed b. Tuğç'un öncükuvvetleriyle yapılan bir çarpışmadan sonra iki taraf anlaştılar. Buna göre Remleve havalisi kendisine bırakılmak suretiyle Suriye, Taberiyye'den kuzeye kadar İbnRaik'e veriliyordu. Ancak ertesi yıl İbn Raik tekrar harekete geçti.

Muhammed b. Tuğç el-Ariş'te onubozguna uğrattı ise de (24 Haziran 940), Laccûn'da baskına uğrayarak mağlup oldu (18Ağustos 940). Neticede ilk seferki şartlarda yeniden barış yapıldı. Ancak Muhammedilave olarak İbn Raik'e her yıl 140.000 dinar vermeyi kabul etmişti. İbn Raik'in942'de Hamdanîler tarafından öldürülmesiyle Muhammed b. Tuğç rahat bir nefes aldıve bizzat Suriye seferine çıkarak bu ülkede altı ay kaldı. Bu kez ona Suriye'deHamdanîler rakip olmuştu.

Muhammed bundan sonra emîr el-ümeralıkmevkiini elde etmek için çıkan mücadeleye katıldı ve bu maksatla Rakka'da Halifeel-Muttekî ile buluştu (944). Fakat sonra emir el-ümerâ olmak düşüncesinden vazgeçerekMısır'a döndü. Çok geçmeden Hamdanîlerden Seyf ed-Devle ile mücadeleye başladı.Seyf ed-Devle önce Haleb'i (944), sonra da Şam'ı ele geçirdi (945). Muhammed b. TuğçKınnesrîn'de onu yendi fakat kolay yerine getirebilecek barış şartları öne sürdü.

Neticede iki taraf arasında birbarış yapıldı (Ekim-Kasım 945). Buna göre Seyf ed-Devle Suriye'nin kuzey taraflarınımuhafaza ve ayrıca bir tahsisat elde edebiliyordu. Muhammed b. Tuğç bu barıştan sonraŞam'a döndü ve orada öldü (24 Haziran 946).

Kâfur

Muhammed b. Tuğç'unölümünden sonra yerine oğullarından ikisi geçti ise de bunlar sadece birer kukla hükümdaridi. Ihşidîler Devleti'nde asıl iktidar, onun ölümünden biraz önce çocuklar içinsaltanat naibi olarak tayin ettiği, Nubyalı kölesi Kâfur'un eline geçmişti. Muhammedb. Tuğç'a önce Unucur (? On Uygur) halef oldu. Unucur bir süre sonra arkadaşlarınıntahrikine kapılarak Kâfûr'un vesayeti altından kurtulmak istedi ve bu maksatlaRemle'ye gitti (954).

Ancak o bu düşüncesiniyerine getiremedi. Son anda annesi ve Kâfur onu yatıştırmaya muvaffak oldular.Unucur'un ölümünden sonra yerine kardeşi Ali geçti (961). Kâfur naiblik görevinimuhafaza ediyordu. Bu devirde Suriye tekrar Mısır'ın nüfuzu altına girmişti. Ali'nin966'da ölümünden sonra Kâfur kendisini Mısır'ın tek hâkimi olarak ilan etti. Budurum Abbasî Halifesi el-Muti tarafından da tasdik edildi.

Kâfûr'un tek başına hükümetiuzun sürmemiş ve 968'de ölmüştü. Kâfur, naibliği dahil, hüküm sürdüğüdevrede Kuzey Afrika kıyıları boyunca ilerleyen Fatımî yayılmasını durdurmuş,Suriye'yi Hamdanîlere karşı başarı ile müdafaa etmişti. Ayrıca onun zenginliği dedillere destan olmuştu. Kâfur'un ölümünden sonra Ali'nin oğlu Ahmed başa geçtiysede onun zayıf idaresi çok kısa sürdü ve Fatımîler Mısır'ı işgal ederek IhşidîDevleti'ne son verdiler (969).

Ihşidiler Zamanında Mısır

Ihşidî hükümdarlarıda âlim ve sanatkârların hâmisi olmuşlardı. Tarihçilerden İbn el-Dâye, el-Kindî,Abdullah el-Ferganî ile şair Mütenebbi himâye görmüş meşhur şahsiyetlerdi. AyrıcaIhşidîler mimarî bakımdan da pek parlak olmamakla beraber faaliyet göstermişlerdi.Muhammed b. Tuğç, Ravza adasında "Muhtar" adı verilen bir bahçe, hükümetbinası (dar el-imare) yaptırmıştı. Kâfûr ise saraylar, iki cami, bir hastahane vebaşkentte Kâfûriyye bahçeleri inşa ettirmişti.

 
 

turkbirdevbursa.tr.gg
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=